GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:95
Tarih:14.05.2026

GÜLCAN KIŞ (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz bu kanun teklifi iktidarın ekonomiye nasıl baktığını çok net ortaya koyuyor. Bu teklif üretimi değil kolay parayı, emeği değil sermaye hareketini, vergide adaleti değil ayrıcalığı koruyan bir anlayışın ürünüdür çünkü iktidarın artık ekonomide uzun vadeli plan yapamadığını, günü kurtarmaya dönük kaynak arayışında sıkıştığını görüyoruz.

Değerli milletvekilleri, bugün vatandaşımızın gerçek gündemi ekonomidir, yoksulluktur. Esnaf, KOBİ, çiftçi, emekli, gençler; herkes borçlu ama saray iktidarı ne yapıyor? Vergisini zamanında ödeyemeyen esnafa, prim borcunu kapatamayan işletmeye aylık yüzde 3,7 gecikme faizi uyguluyor. Oysaki vatandaşın beklentisi adil bir yapılandırmadır, makul ödeme koşulları ve nefes aldıracak yeni bir düzenlemedir. Çözüm üretmek yerine otuz altı aylık vadeyi yetmiş iki aya çıkarıyorsunuz ama insanların altında ezildiği faiz düzenine bir türlü dokunmuyorsunuz. Acilen vatandaşı daha uzun süre borçla yaşamaya mahkûm etmeyen, ödeme gücünü yeniden ayağa kaldıran bir düzenleme yapılmalıdır. Bakın, bugün Türkiye'de vatandaşın, esnafın ve KOBİ'lerin kamuya olan vergi ve SGK borçları yaklaşık 3 trilyon 737 milyar liraya ulaşmış durumda yani bu ülkenin insanının yurt dışında sakladığı serveti yoktur, ödemekte zorlandığı vergi ve prim borçları vardır. Devlet, bir yandan borcunu ödeyemeyen vatandaşa bu yükü bindirirken diğer yandan milyarlarını yurt dışında tutanlara vergi istisnası getiriyor. Bir tarafta hesapları didik didik edilen vatandaş diğer tarafta kaynağı sorgulanmayan milyarlar. Vergi nedir? Vergi, devlet ile vatandaş arasındaki güven ilişkisidir ve maalesef, o güven artık bugün yok olmuş durumdadır.

Değerli milletvekilleri, bu teklif, yurt dışında elde ettikleri kazançlarını ülkeye getirenlere yirmi yıllık vergi istisnası getiriliyor. Burada asıl sorun, iktidar hâlâ Türkiye'den neden beyin göçü yaşandığını anlamamış olmasıdır. Bu ülkeden giden insanlar daha az vergi ödemek için gitmediler; güven duymadıkları, mülkiyet hakkına ilişkin kaygıları olduğu ve hukuksuzluk kol gezdiği için gittiler. Siz bugün vergiyi sıfırlayarak insan kaynağını geri getirebileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Cumhurbaşkanı Erdoğan 2022 yılında "Giderlerse gitsinler." demişti. Bu teklifle "Yeter ki dönün, sizden vergi almayacağız." diyorsunuz. Sorunu hâlâ sadece vergiye bağlamak, problemi hâlâ anlamadığınızı da göstermektedir. Demokrasi, adalet ve özgürlük vadettiğiniz zaman vatandaşımız vergisini ödemeyi de kabul ederek bu ülkeye geri dönecektir. Ekonomiye güven duymayan insanı vergi teşvikiyle de ikna edemezsiniz.

Değerli milletvekilleri, teklifin en problemli düzenlemesiyse yine varlık barışı. AKP iktidarı döneminde tam 8 kez varlık barışı çıkarıldı. Demek ki hâlâ barışamadığınız varlıklar var ki karşımıza dokuzuncusunu getirdiniz. Bir ülke sürekli varlık barışı çıkarıyorsa orada istisna değil kalıcı bir ekonomik çaresizlik oluşmuş durumdadır çünkü siz artık üretimden gelen kaynakla değil dışarıdan gelecek kontrolsüz para akışıyla sistemi döndürmeye çalışıyorsunuz ama bunun sonucunda vergi ahlakını da zedelemiş oluyorsunuz. Vergisini düzenli ödeyen vatandaşlar ben her kuruşun hesabını verirken kaynağı belli olmayan servetini yurt dışından getirenler için de ayrı bir kapı açıldığını belirtmektedirler. Bakın, daha geçtiğimiz ay Hazine ve Maliye Bakanlığı 16.400 kişi hakkında yüksek gelir incelemesi başlattı, örtülü şekilde "Nereden buldun?" diye soruldu. Şimdi, aynı iktidar çıkıp "Kaynağı önemli değil parayı yeter ki bana getir." diyor, bu nasıl bir ekonomi anlayışıdır; bunu da anlamak mümkün değil.

Daha vahimi ise teklifin ilgili hükmü açıkça gizli bir vergi affı niteliği de taşımaktadır çünkü düzenleme diyor ki: "Eğer bildirilen varlık ile tespit edilen matrah farkı örtüşüyorsa vergi tarhiyatı yapılmayacak."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

GÜLCAN KIŞ (Devamla) - Teşekkür ederim.

Kayıt dışı gelir tespit edilse bile vergi yok, ceza yok, sorumluluk yok, sonra dönüp "Kayıt dışılıkla mücadele ediyoruz." diyeceksiniz. Türkiye daha yeni gri listeden çıkmışken şimdi siz denetimi geri plana atan bu anlayışla ülkeyi yeniden riskli bir zemine sürüklemektesiniz çünkü temiz sermaye hukuk ister, kaynağı belirsiz para ise yalnızca denetimsizlik arar. Varlığımızı millî ekonomiye kazandıra kazandıra da bitiremediniz. Asıl düşünmemiz gereken şudur: Bu varlıklar neden millî ekonomiden kaçırılıyor? Çünkü varlıklar millî ekonomiye af yasalarıyla değil, güven veren hukuk sistemiyle, kayıt dışılıkla gerçek mücadeleyle ve öngörülebilir ekonomik politikalarla kazandırılır. Ülkemiz vergisini dürüstçe ödeyenin cezalandırıldığı, servetini kaçıranın ödüllendirildiği bir düzeni hak etmiyor.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu torba kanun teklifine karşı olduğumuzu belirtiyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)