| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 14.05.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖZNUR BARTİN (Hakkari) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada yalnızca ekonomik bir başarısızlığı konuşmuyoruz çünkü Türkiye tarımı bugün geri dönüşü ağır olacak tarihsel bir çöküşün içindedir. Bu kriz iktidarın yirmi dört yıldır toprağı rant alanı, çiftçiyi ise modern köle gören neoliberal zihniyetiyle bu süreci besleyen güvenlikçi politikaların yarattığı sistematik bir çöküştür. Rakamlar iktidarın şahlanış masallarının altında ezilen üreticinin feryadını açıkça ortaya koymaktadır. BDDK verilerine göre tarım kesiminin bankalara olan borcu 2025 yılı itibarıyla 1 trilyon 110 milyar TL'ye ulaşmıştır. Sadece dokuz ayda borç yükü 210 milyar TL artmış, takibe düşen borç miktarı ise yüzde 130'luk artışla 10 milyar TL'yi aşmıştır. Bu tablo bir borç sarmalı değil, üreticinin emeğine, toprağına ve geleceğine vurulan ekonomik prangadır. Bugün, 14 Mayıs 2026 itibarıyla mazotun litresi 68 lirayı, benzinin litresi 65 lirayı aşmıştır. 2002'de 1 lira 48 kuruş olan mazotun bugün geldiği nokta çiftçinin traktörünü tarlada, umudunu ise kursağında bırakmıştır. Peki, sonuç ne oluyor? Damızlık hayvanlar kesime gidiyor, küçük üretici üretimden çekiliyor, köyler boşalıyor, gençler toprağını terk ediyor yani iktidar günü kurtarmak uğruna bu ülkenin tarımsal geleceğini tasfiye ediyor. Bir zamanlar kendi kendine yetebilen bu ülke bugün buğdayda, mısırda, ette, yem ham maddelerinde ve hatta tohumda dahi bağımlı hâle getirilmiştir. Son on beş yılda canlı hayvan ve et ithalatına yaklaşık 12 milyar dolar ödendi. Bizim üreticimize verilmeyen destek Uruguaylı ve Brezilyalı şirketlere aktarıldı. Üstelik yılda yaklaşık 547 bin buzağı önlenebilir nedenlerle yaşamını yitirirken, şap hastalığına karşı yeterli koruma mekanizmaları oluşturulamamışken burada planlı üretim söylemleriyle övünmek halkın aklıyla alay etmektir.
Buradan özellikle seçim bölgem Hakkâri'ye ve bölge kentlerine de dikkat çekmek istiyorum: Türkiye'de çayır ve mera varlığının yaklaşık yüzde 42'si bu bölgededir ancak Hakkâri'de, Van'da, Şırnak'ta ve Ağrı'da hayvancılık bilinçli bir tasfiye süreciyle karşı karşıyadır. 1940'larda 44 milyon hektar olan mera varlığı bugün yaklaşık 13 milyon hektara gerilemiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
ÖZNUR BARTİN (Devamla) - Son yirmi yılda kaybettiğimiz 2,7 milyon hektar tarım arazisi İsrail ve Lübnan'ın toplam yüz ölçümünden daha büyüktür. Siz, bu toprakları betona, yandaş maden projelerine, enerji şirketlerine ve güvenlik barajlarına açarken Hakkâri'deki, Ağrı'daki üretici güvenlikli bölge yasakları nedeniyle hayvanını meraya çıkaramamaktadır. Bizim paradigmamız sermayeyi değil, küçük üreticiyi; ithalatı değil, yerel tohumu; rantı değil, ekolojik yaşamı merkeze koymaktadır çünkü biliyoruz ki toprağını kaybeden halklar geleceğini de kaybeder. Kürt coğrafyasında üretimi tasfiye eden yasakçı anlayıştan vazgeçilmediği, gıda güvenliği piyasasının ve sermaye birikiminin insafına terk edildiği sürece bu ülkede ne bereket olacaktır ne de toplumsal huzur.
Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)