GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:95
Tarih:14.05.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA BURAK DALGIN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sık sık rastladığımız, kullandığımız bir ifade var "beka meselesi". Herhâlde bu beka meselesine en uygun konu da tarım. Neden? Çünkü tarım hem çiftçimiz için bir beka meselesi hem vatandaşlarımızın tümü için bir beka meselesi hem ekonomik kalkınmamız için bir beka meselesi hem de millî güvenliğimiz için bir beka meselesi. Çiftçimizin durumu hepimizin malumu, hakikaten zor durumda, kan ağlayan bir çiftçimiz var. Peki, biz çiftçimize olan yükümlülüklerimizi devlet olarak yerine getirebiliyor muyuz? Cevabımız, maalesef, hayır. 2006 senesinde bu Meclisin çıkardığı bir Tarım Kanunu var. Ne diyor? "Millî gelirin yüzde 1'i kadarlık bir aktarımı her sene çiftçiye yapacaksınız." diyor. Bunu hükûmete bir talimat olarak ifade ediyor. Son yirmi senede bu rakam 170 milyar doların üzerinde bir destek verilmesi gerektiğini ifade ediyor, "177 milyar dolar para vermen lazım çiftçiye." diyor. Hâlbuki verilen para 71 milyar dolar, aradaki fark tam 106 milyar dolar. Bir diğer deyişle, çiftçinin bankaya borcu 1 birimse yani 30 milyar dolarsa devletin çiftçiye olan borcu 4 birim. Tekrar ediyorum: Çiftçinin borcu 1 birimse devletin çiftçiye olan borcu 4 birim. O bakımdan, tarımı konuşmaya başlarken önce devletimizin çiftçiye karşı yükümlülüklerini yerine getirmemiz lazım.

İkincisi, tabii, bu sadece çiftçi için değil, 86 milyon vatandaşımızın tümü için önemli; düzgün gıdaya, lezzetli gıdaya ucuz bir şekilde, sağlıklı bir şekilde ulaşmak hepimizin hakkı ama en çok da 18 yaş altındaki 22 milyon arkadaşımızın, çocuğumuzun, evladımızın, kardeşimizin hakkı. Şöyle: "22 milyon" deyince bunu bir düşünelim, Avrupa Birliğinde toplam nüfusu 22 milyonun üzerinde sadece 6 ülke var yani bir ülke kadar çocuğumuz, gencimiz var ve biz bunları doğru düzgün besleyemiyoruz, bundan daha büyük bir beka meselesi olamaz.

Üçüncüsü, tabii, tarım bizim ekonomik kalkınmamız için çok önemli. Ben kendi seçim bölgemden ve genel olarak hayvancılıktan bir örnek vereyim: Biz senede 1 milyar dolarlık sığır alıyoruz, 5 milyar dolarlık yem alıyoruz. Ondan sonra buna "yerli ve millî et" diyoruz. Bu iş böyle çalışmıyor. Balıkesir'in 3 katı büyüklüğündeki Hollanda Balıkesir'in toplam ekonomisinin 10 katı kadar parayı sadece tarımdan kazanıyor yani burada ciddi bir ekonomik potansiyel de var.

Ve nihayet, tabii, tarım bir millî güvenlik meselesi. Bir Sümer atasözü var benim çok sevdiğim: "Altını ve gümüşü olanlar arpası, öküzü ve koyunu olanların kapısında bekleyecekler." diye. İran Savaşı bize bunu bir kez daha hatırlatıyor.

Bu vesileyle çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Gününü, milletimizin de demokrasi bayramını kutluyor, önergeyi desteklediğimizi ifade ediyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)