| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 14.05.2026 |
MEHMET KARAMAN (Samsun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Samsun'umuzun Havza ilçesinde yaşanan sel felaketi nedeniyle bütün hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Can kaybının yaşanmamış olması en büyük tesellimizdir. Ancak şunu açıkça ifade etmek zorundayız: Havza'da yaşanan bu hadise yalnızca bir yağmur hadisesi değildir; bu, yıllardır ertelenen tedbirlerin, görmezden gelinen uyarıların, kapatılan dere yataklarının, yapılmayan ıslah çalışmalarının ve kamu yönetimindeki ağır ihmaller zincirinin sonucudur.
Kıymetli milletvekilleri, 12 Mayısta etkili olan kuvvetli sağanak sonrası Hacı Osman Deresi taşmış, ilçe merkezinde cadde ve sokaklar sular altında kalmış, çok sayıda iş yeri ve ev zarar görmüş, araçlar sel sularına kapılmıştır. Yaklaşık 400'e yakın esnaf zarar görmüş, 100 civarında depo, konut ve yerleşim alanında su baskını oluşmuş, 200 civarında araç hasarlı veya kullanılamaz hâle gelmiştir. Havza bu felaketi ilk kez yaşamıyor; 1998 yılında da benzer bir sel felaketi yaşanmıştı. Bugün ise acı olan şudur: Aradan yirmi sekiz yıl geçmiş, teknoloji değişmiş, bütçeler büyümüş, kurumların imkânları artmış ama zihniyet değişmemiştir. 1998'de yaşanan felaketten ders çıkarılsaydı bugün Havza aynı acıyı üstelik daha ağır bir tabloyla yaşamayacaktı. Akif diyor ya: "Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar,/Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?" Bir de bunun üzerine vatandaşlara "En son böyle bir felaket 1998'de yaşandı." denmesi aslında devlet hafızasının ne kadar zayıflatıldığını göstermektedir.
Kıymetli arkadaşlar, burada temel mesele bellidir: Hacıosman Deresi'nin üstü yıllar içinde kapatılmış, üzerine işyerleri yapılmış, dere yatağı doğal akışından koparılmıştır. Biz elbette kadere iman ederiz, yağmur Allah'ın rahmetidir fakat rahmeti felakete çeviren insan eliyle yapılan yanlışlardır. Dere yatağını kapatmak kader değildir. Mahkeme kararlarına rağmen derenin üstünü açmamak kader değildir. Yıllarca sel kapanı sözü verip yapmamak kader değildir. Islah projesini ertelemek kader değildir. Afet gelmeden önce tedbir almayan, afet geldikten sonra sadece fotoğraf veren yönetim anlayışı kader değildir. Bu, açıkça ihmaldir. Bu, kul hakkıdır. Bu, kamu yönetiminin vebalidir.
Değerli milletvekilleri, bugün sorulması gereken sorular çok nettir: Hacıosman Deresi için bugüne kadar hangi taşkın risk raporları hazırlanmıştır? DSİ'nin dere ıslahı ve sel kapanı projeleri hangi aşamadadır? Mahkeme kararlarına rağmen dere üstünün açılması neden uygulanmamıştır? Dere yatağı üzerine yapılan yapılaşmalara kim, ne zaman izin vermiştir? 1998'den sonra hangi kurum hangi tedbirleri almıştır? Meteoroloji uyarıları sonrası ilçe merkezinde erken tahliye, trafik yönlendirmesi, esnaf uyarısı ve araç çekme planı neden daha etkin işletilememiştir?
Kıymetli arkadaşlar, vatandaşımız bize aktarıyor, Havza'da, pazar günü olması sebebiyle köylü vatandaşların zamanında uyarıda bulunduğunu, halkın kendi imkânlarıyla önlem almaya çalıştığını ifade ediyorlar yani vatandaşların kendi imkânlarıyla sel sularıyla mücadele ettiği belirtiliyor. Devletin organize gücü nerede? Kurumların afet öncesi hazırlığı nerede? Risk azaltma planı nerede? Afet yönetimi yalnızca selden sonra çamur temizlemek değildir, asıl afet yönetimi sel gelmeden önce suyun geçeceği yolu açmaktır. Şimdi hasar tespitleri yapılmakta, nakdi yardım yapılacağı söylenmektedir. Elbette mağdur vatandaşlarımıza destek verilmelidir, bunun için de çalışmalar yapılmaktadır ancak birkaç günlük yardım milyonlarca liralık zararı ve yılların ihmalini örtemez. Zarar gören esnafın, aracı hurdaya dönen vatandaşın, evi ve deposu su altında kalan ailelerin kaybı gerçek bedellerinin üzerinden karşılanmalıdır. Kredi ertelemesi, vergi ve sosyal güvenlik prim ertelemesi, faizsiz destek, kira yardımı, araç hasar desteği ve acil altyapı yatırımı derhâl devreye alınmalıdır ama her şeyden önce Havza, genel hayata etkili afet bölgesi ilan edilmelidir. Buradan çağrımız açıktır: Havza için afet bölgesi ilanının akabinde kapsamlı bir taşkın risk eylem planı hazırlanmalıdır. Hacıosman deresinin üstü bilimsel esaslara göre açılmalı, dere yatağı imar baskısından kurtarılmalı, sel kapanı projesi derhâl hayata geçirilmeli, yağmur suyu drenaj sistemi yenilenmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET KARAMAN (Devamla) - Tamamlıyorum.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
MEHMET KARAMAN (Devamla) - Devlet Su İşleri, AFAD, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Havza Belediyesinin sorumlulukları Meclis denetimine açılmalıdır. Havza kaderine terk edilmemelidir. Samsun'un evladı Havza'nın esnafı, çiftçisi, emeklisi, genci sahipsiz değildir. Devleti yönetenler milletin malını, canını ve emeğini korumakla mükelleftir.
Havza'da sel değil, ihmal taşmıştır. Havza'da yağmur değil, yılların vurdumduymazlığı sokaklara dökülmüştür. Bu millet artık afet sonrası taziye değil, afet öncesi tedbir istemektedir.
Teşekkür ediyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)