GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:94
Tarih:13.05.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclisimizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliğinde ele alındığında ve Türkiye Büyük Millet Meclisi soruna sahip çıktığında bir kalıcı çözüm ufkuna her zaman kavuşmuştur. Bu bağlamda oluşturulmuş olan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da böyle bir fonksiyon icra edilmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız tarafından siyasi parti grupları ziyaret edilerek oluşturulmuş bir Komisyondur.

Kısaca, fazla zaman kaybetmeden kronolojiye geçecek olursak: 25-26 Ağustos tarihlerinde Sayın Cumhurbaşkanının Ahlat ve Malazgirt programındaki çağrısı, ardından Sayın Bahçeli'nin 22 Ekimdeki grup toplantısındaki çıkış çağrısı, 27 Şubatta Öcalan'ın örgütüne fesih tavsiye eden kararı ve 5-7 Mayıs tarihlerinde de örgütün kendisini feshetme kararı aldığına dair kongresinden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu konunun ele alınması... Bu meselenin Türkiye Büyük Millet Meclisi zemininde mutlaka ele alınmasına dönük siyasi partilerin hemen hemen tamamından çağrılar gelmiş oldu. Dolayısıyla bunun üzerine de Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş, 25 Temmuz 2025 tarihinde Mecliste temsil edilen siyasi parti gruplarına ve siyasi partilere -birer davet göndererek- 51 kişiden oluşan bir Komisyon kurma konusunda bir yazı gönderdi. Bu yazıya icabet eden milletvekilleriyle birlikte 5 Ağustos 2025 tarihinde kurulmuş olan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarına başladı.

21 toplantı yaptık, onlarca kişiyi, hemen hemen her siyasi düşünceden kişiyi dinledik ve işin sonunda 51 milletvekilinden 48 tanesinin onayı, 1 kişinin çekimser kalmasıyla kahir ekseriyette kabul edilmiş bir rapor ortaya çıkmış oldu. Bu raporun iki temel başlığı var aslında diğer gerekçeleri çıkardıktan sonra: 6'ncı başlık altında "Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri" 7'nci başlık altında da "Demokratikleşmeyle İlgili Öneriler" başta Cumhur İttifakı'nı oluşturan AK PARTİ ve Milliyetçi Hareket Partisi dâhil olmak üzere Komisyondaki bütün siyasi parti grupları ve temsil edilen partiler kabul etti. Neydi bu 6'ncı ve 7'nci başlıklar altındaki konular? Dediğim gibi, bir tanesi sürece ilişkin ihtiyaç duyulan yasal adımlar, diğeri de demokratikleşmeyle ilgili öneriler. Daha sonra, özellikle iktidar partisi her ne kadar bu konuda alenen bir açıklama yapmasalar da zaman zaman biraz daha düşük tonla, zaman zaman da AK PARTİ kulislerine dayandırılan bilgilerle "Adım atılması için örgütün fesih ve tasfiyesinin tamamlanması ve silahların tamamen bırakılması gerekir." dediler. Eyvallah, bir kanaattir, buna da saygı duyulur ama bu Komisyonda bizim en çok tartıştığımız konulardan bir tanesi buydu. Bu konunun selamete ulaşabilmesi için yasal adımlar ne zaman atılmalı? Ve bütün siyasi parti gruplarının ortaya koymuş olduğu önerilerden 6'ncı maddede raporun 38'inci maddesinde biraz da siyah boldla Meclis Başkanının da dikkat çekmek için şöyle bir ibare de uzlaştık: Örgütün tüm unsurlarıyla feshi ile silahların teslimi ve bırakılması sürecinde -sonra demiyor, sürecinde- ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel bir anlayış birliği vardır. Yani neymiş değerli AK PARTİ'liler uzlaştığımız nokta? Silahlar tamamen bırakıldıktan sonra değil, bir fesih iradesi ortaya konulup buna dönük de önemli adımlar atıldıktan sonra bu süreç devam ederken bu yasal adımların da süreci tamamlayan adımlar olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine gelmesi lazım. Hadi diyelim ki sizin dediğinizi varsayalım siz "Silahlar tamamen bırakılmadan biz örgütle ilgili herhangi bir yasal adım atmayacağız." diyorsunuz, onu kabul edelim. 7'nci madde ne diyor: "Demokratikleşmeyle ilgili öneriler." Peki, Allah aşkına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymak için örgütün silah bırakmasını mı bekleyeceğiz?

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Anayasa Mahkemesi kararları...

BÜLENT KAYA (Devamla) - Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması için örgütün silah bırakmasını mı bekleyeceğiz? İnfaz Yasası'nda bir düzenleme yapmak için örgütün silah bırakmasını mı bekleyeceğiz? Düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmak için -bunların tamamı ortak raporda sizin de imzanız olan şeyler- örgütün silah bırakmasını mı bekleyeceğiz? Allah aşkına, siz demokratikleşmeyi silah bırakmanın şartı olarak ortaya koyarsanız, nerede kaldı sizin demokratlığınız? Zaten ilk çözüm sürecinde de size itiraz ettiğimiz temel noktalardan bir tanesi oydu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT KAYA (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

BÜLENT KAYA (Devamla) - Örgütün feshi ve tasfiyesiyle ilgili hususlar bir başka takvim içerisinde, bir başka sürece dayalı olarak devam edebilir ama bu ülkenin ihtiyaç duyduğu demokratikleşme adımları var. Bu raporda diyoruz ki: "Kanundan kaynaklı sebeplerle belediye başkanları görevden alındığı zaman yerlerine mutlaka Meclis içerisinden bir başkan vekili seçilir." E, hâlâ kayyum uygulamalarını niye kaldırmıyorsunuz? Bu demokratikleşme için örgütün silah mı bırakması lazım, bu bizim demokrasi taleplerimize yakışır mı? Ayıp değil mi bu ülkeye özgürlük ve demokrasi getirmek için bir örgütün silah bırakmasını beklemek? Dolayısıyla kimsenin ipe un sermeye hakkı yok. Dediğim gibi, demokratikleşme ve insan haklarıyla ilgili hususlarda asla hiç kimseyi beklemeden gerekli adımların atılması lazım. Süreçle ilgili bize göre yasal adımlar, silahların bırakılmasından sonra değil; silahların bırakılmasını teşvik eden, onu bir hukuka bağlayan yasal adımlarla mümkün olacaktır. Siz farklı düşünebilirsiniz ama rapor bunu demiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT KAYA (Devamla) - Gelin, bu konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisinde etraflıca bir şekilde değerlendirelim. Saraydan, istihbarat bürokrasisinden ya da başka yerden bir çağrı beklemeyelim, bu raporun gereklerinin ne olduğunu biz hep beraber konuşalım ve kendi gündemimize sahip çıkalım diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)