| Konu: | YENİ YOL Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 93 |
| Tarih: | 12.05.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli Genel Kurul; YENİ YOL Grubu ve partim DEVA Partisi adına söz almış bulunuyorum.
Sayın vekiller, devlet koruması altında büyüyen ancak 18 yaşını doldurduğu gün bu korumanın kapısından dışarı bırakılan gençler adına konuşuyorum. Aileleri olmayan ya da ailelerinden ayrı kalan bu refakatsiz gençler aile yoksulluğuyla başa çıkmaya çalışırken bir de devletin elini üzerinden çekmesiyle yüz yüze kalmaktadır. Barınma güvencesi birden ortadan kalkmakta, devlet destek mekanizması sosyal ağı çökmekte, sürdürülebilir bir gelir kapısı sınırlı kalmaktadır. Buhari'den nakledilen bir hadisişerifte "Peygamber Efendimiz (SAV) 'Kim mesuliyeti altındaki kız veya erkek yetim çocuğuna iyi davranırsa o ve ben cennette şöyle beraber bulunacağız.' diyerek iki parmağını yan yana getirmişlerdir." diye ifade edilir. Türkiye İstatistik Kurumunun Ağustos 2025'te yayımladığı 2024 yılı verilerine göre güvenlik birimlerine getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 612.651'e ulaşmış, suça sürüklenen çocuk sayısı bir önceki yıla göre yüzde 13,3 artarak 202.785'e çıkmıştır. Bu çocuklardan aslında devlet koruması altında olanların payı ise hâlâ sistematik bir biçimde verisel olarak izlenememektedir. Politikayı üzerine inşa edemediğimiz, sorunu doğru tespit edemediğimiz veri gözden kaçırdığımız çocuk demektir. Nisan 2026'da kabul edilen düzenlemeyi takdirle karşıladık. Başvuru süresinin uzatılması, özel prim, özel sektör prim desteği ve merkezî sınava geçiş elbette yerinde adımlar ancak aynı düzenleme kendi içinde çelişkiler de barındırıyor. İstihdam hakkı için öngörülen beş yıllık kurumda bakım süresi şartı sisteme geç dâhil olan gençleri bu haktan fiilen mahrum bırakmaktadır.
14 yaşından itibaren doksan günden fazla izinsiz ayrılanlara hak kaybı getirilmesi şartı da travma kaynaklı kaçma davranışını gencin aleyhine çeviren bir hüküm olarak karşımıza çıkıyor.
30 yaş üst sınırıysa şu anlama geliyor: Kanun, başvuru için 18 yaşından itibaren beş yıllık süre öngörüyor. Yani her şey yolunda giderse 18 artı 5, 23 yaş fakat bu süre içinde sınıfta kalma, sağlık sorunu yaşama veya ekonomik güçlükler nedeniyle başvurusunu yapamayan gençler 30 yaşını geçtiği an bu haktan sonsuza kadar mahrum kalıyorlar. Hayata tutunmaya çalışırken başvuru penceresini kaçırmak hak kaybı değil sistemin onu bıraktığının bir göstergesidir ne yazık ki.
Sahada çalışan sivil toplum kuruluşları, bu sorunları raporlarıyla belgelemiş, teklif hazırlanırken görüşlerinin alınmadığı kamuoyuyla da paylaşılmıştır.
Öte yandan, bakım sonrası izleme ve rehberlik birimleri 81 ilde kurulmuştur. Bunu da olumlu buluyoruz ancak bu birimlerin personel kapasitesi yetersizdir, görev ve yetki tanımları netleşmemiştir, bireyselleştirilmiş geçiş planları sistematik olarak uygulanamamaktadır. Üniversiteye devam edemeyen, kamu kurumunda görev alamayan, istihdam dışı kalan, mesleki eğitimden kopan gençler, en dezavantajlı profildekiler, en az desteklenen ve yine en dezavantajlı hâlleriyle risk ve tehditlere en açık grup olmaya devam etmektedir.
Değerli milletvekilleri, Anayasa’nın 61'inci maddesi devlete korunmaya muhtaç çocukları topluma kazandırma yükümlülüğü vermektedir, bu yükümlülük 18 yaşında sona ermez; biz bu çocuklarımızdan vazgeçemeyiz. Sosyal devlet ilkesi, pozitif ayırımcılık güvencesi ve Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 20'nci maddesi bunu açıkça ortaya koymaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı da devletin bakım yükümlülüğünü üstlendiği bireylere karşı artırılmış pozitif sorumluluk taşıdığını teyit etmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
ELİF ESEN (Devamla) - Teşekkür ederim.
Dolayısıyla bu çocuklar istatistik verilerinde yokmuş gibi davranılamaz, üstelik bu bir tercih meselesi olamaz; anayasal ve uluslararası bir yükümlülük meselesidir bu.
Bu önergeyle talep ettiğimiz şey şudur: Bu gençlere sahip çıkalım, kurumdan ayrılıp kendi kanatlarıyla uçmaya başladıklarında yine devletin koruyan, destekleyen gücünü onlardan esirgemeyelim; geçiş dönemi politikalarıyla güçlendirelim, mevcut politikaların etkinliğini bütüncül verilerle ölçelim, sistemi bu en dezavantajlı gençler için işler hâle getirelim. Sivil toplumla koordinasyonla da Türkiye'ye özgü bir geçiş modeli belirleyelim, politika modeli geliştirelim. Başka ülkelerin iyi uygulamalarından öğrenerek kendi gerçekliğimize uygun, kalıcı çözümler üretelim.
Bu araştırma komisyonunun kurulması hususunda tüm grupları bu önergeye destek vermeye davet ediyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)