| Konu: | 1. Lig’e çıkan, Süper Lig’e yükselen takımlara ve Galatasaray Spor Kulübüne, 12 Mayıs Hemşireler Günü’ne, Engelliler Haftası’na, 11 Mayıs 2013 tarihinde Reyhanlı’da meydana gelen bombalı saldırıya, itibar suikastlarına ve Ekim 2024’te başlayan süreçle ilgili atılması gereken yasal adımlara ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 93 |
| Tarih: | 12.05.2026 |
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tüm milletvekillerimize hayırlı bir çalışma haftası diliyorum.
Vatandaşlarımızın çok önemli bir kısmının takip etmekte olduğu futbol liglerinde sezon sonuna doğru gelindi. Ben de bu kapsamda 1. Lig'e çıkan takımlarımız Bursaspor, Muğlaspor, Batman Petrol Spor, Mardin Spor'u tebrik ediyorum; aynı zamanda Süper Lig'e yükselme başarısı gösteren Amedspor ve Erzurumspor'u da tebrik ediyorum ve Süper Lig'de şampiyon olan Galatasaray Spor Kulübümüzü de yine tebrik ediyorum. Önümüzdeki sezonda da centilmence, spor ruhuna ve ahlakına yarışır bir şekilde bir lig geçirmemizi diliyor ve bütün takımlarımıza tekrar başarılar diliyorum.
Yine, 12 Mayıs Hemşireler Günü. Sağlık sektörümüzün önemli bir kesimi, belkemiği olan hemşirelerimizin Hemşireler Günü'nü tebrik ediyorum. Bu vesileyle de hemşirelerimizin özlük hakları ve çalışma koşullarının da bir farkındalık olarak bugün vesilesiyle dile gelmesini diliyorum.
Yine, bu hafta Engelliler Haftası. Bu hafta vesilesiyle de engelli vatandaşlarımızın, dünyadaki bütün engelli insanlarımızın özellikle kamusal alandaki erişilebilirlik konularındaki sorunlarının, yine eşitlikle ilgili sorunlarının ve benzeri tüm sorunlarının hem konuşulduğu hem de çözüm önerilerinin ortaya konulduğu ve çözüm bulunduğu bir hafta olmasını dileyerek onların da Engelliler Haftası'nı tebrik ediyorum.
11 Mayıs 2013 tarihinde Reyhanlı'da maalesef bir bombalı saldırıda 53 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 200'den fazla insanımız da yaralanmıştı. Bu vatandaşlarımızı da rahmetle anarken bu ve benzeri karanlık eylemlerin yaşanmaması için devlet olarak gerekli tedbirleri almamız gerektiğini buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Değerli Başkan, sayın milletvekilleri; iktidarıyla muhalefetiyle, hep beraber siyasi bir rekabet içerisindeyiz. Siyasi partiler olarak birbirimizin elbette rakibiyiz ama asla düşmanı ve hasmı değiliz, olmamamız lazım. Tüm çabalarımız ülkemizin ve milletimizin daha iyi, daha müreffeh bir geleceğe kavuşması içindir. Bu siyasi rekabet içerisinde elbette birbirimize itiraz edeceğiz, ağır eleştiriler yönelteceğiz ve bunlar da siyasetin doğası gereği olması gereken bir şeydir ama iktidarıyla muhalefetiyle, hep birlikte dikkat etmemiz gereken ve hep birlikte karşı durmamız gereken bir şey var; milletvekillerimizin, siyaset yapan kişilerin ve 86 milyon insanımızın iftira, karalama kampanyalarıyla kişilerin namus ve şerefleri ile itibarlarını hedef alan saldırılara ve yayınlara hep beraber karşı durma gibi bir sorumluluğumuz var. Bu kapsamda, özellikle son günlerde, Cumhuriyet Halk Partili bazı milletvekili arkadaşlarımızın namus, şeref ve haysiyetlerini hedef alan maksatlı yayınların yapıldığını üzülerek görmekteyiz. Bu ve benzeri, insanların namus, şeref ve haysiyetlerini hedef alan yayınların ve itibar suikastlarının hiç kimseye fayda vermeyeceğini, tam tersine başta milletvekilleri olmak üzere bütün milletimize zarar verdiğini ve dolayısıyla bu ve benzeri iftira ve karalama kampanyalarına özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisindeki milletvekilleri ve siyaset kurumu olarak hep beraber karşı durmamız lazım. Bu işin iktidarı, muhalefeti yok; herkes bizim arkadaşımız, herkesin bir ailesi, herkesin bir onuru, herkesin bir şerefi, herkesin bir namusu var ve bu onur, şeref, namus hepimizin namusudur, hep beraber sahip çıkmamız lazım. Partisi fark etmeksizin bu tür itibar suikastlarıyla karşı karşıya olan milletvekillerimizin onuruna, şerefine, itibarına hep beraber sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur diye düşünüyorum.
Yine, bu kapsamda yargısal faaliyetler elbette devam edecektir, yargının konusu olan suçun unsurları elbette delil olarak dosyaya girecektir. Gizlilik kararı kalktığı zaman bunlar da kamuoyunda tartışılacaktır ama dosyayla ilgisi olmayan bir kısım bilgi ve belgelerin bazen çarpıtılarak bazen de dosyayla alakası olmayan bilgilerin sızdırılması şeklindeki faaliyetler bir devlet ciddiyetine ve hukuk devletine asla yakışmaz çünkü insanlarımızın namus ve şerefi hep beraber hepimizin sorumluluğu altında olduğu gibi başta yargı faaliyeti yürüten hâkim ve savcıların sorumluluğu altındadır. Yargısal faaliyette ele geçirilen bilgi ve belgeler devletin namusudur. Suçla ilgili olmayan, suç konusu olmayan bilgi ve belgelerin savcılıklar kanalıyla veya o dosyalardan sızdırılması başta Adalet Bakanı olmak üzere herkesin karşı durması gereken ve derhâl disiplin soruşturması başlatılması gereken bir şeydir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Biz suçla mücadele etmeliyiz, suçun unsurlarıyla mücadele etmeliyiz ama suçla mücadele ederken suçla hiçbir alakası olmayan bilgi ve belgeler üzerinden bir itibar suikastı yapmanın da hukuk devletiyle, ahlakla alakası olmadığını buradan bir kez daha net bir şekilde ifade etmek istiyorum. Dolayısıyla, YENİ YOL Grubu olarak yargısal faaliyetlerin kendi mecrası içerisinde tutulması konusundaki hassasiyetimizi bir kez daha ortaya koyuyor, bu saldırıların hedefi olan Cumhuriyet Halk Partili milletvekili arkadaşlarımızın onurunu, şerefini, gururunu hep beraber müdafaa etmemiz gerektiği buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Yine, önemli bir husus, Ekim 2024'te bir süreç başlatıldı, ardından Türkiye Büyük Millet Meclisinde 5 siyasi parti grubu ve 8 siyasi partinin katılımıyla da bir Komisyon oluşturuldu ve bu Komisyon bir rapor yayınladı. Bu raporun yayınlanmasının üzerinden birkaç ay geçti, sürecin başlatılmasının üzerinden neredeyse bir buçuk yıllık bir süreç geçti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Dolayısıyla "Hayırlı işlerde acele edin." prensibi gereği bu süreçte atılması gereken adımların ne olduğunun kamuoyuyla bir şekilde paylaşılması lazım. Burada görev iktidar partisi olan Adalet ve Kalkınma Partisi ile Sayın Cumhurbaşkanımıza düşmektedir çünkü eğer partilerin bu konuda görüşlerini merak ediyorlarsa zaten siyasi partiler olarak biz Komisyona sunmuş olduğumuz raporlarda bu meseleye nasıl yaklaştığımızı ve hangi konularda çözüm önerilerimiz olduğunu ortaya koyduk. Eğer grupların görüşlerini merak ediyorlarsa orada bizim görüşlerimiz yer alıyor, "Parlamentoda o Komisyonun içerisinde yer alan partiler hangi konularda uzlaşabiliyorlar?" diye merak ediyorlarsa Komisyon raporu ortada yani dolayısıyla iktidarın elinde 2 referans var: Biri partilerin sunmuş olduğu raporlar; ikincisi Komisyon raporu. Artık ipe un sermenin bir manası yok. Bu süreçte atılması gereken adımların ne olduğuna dair ilk önce Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilmesi gereken kanunlarla ilgili...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Toparlıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Komisyon raporunda partilerin üzerinde uzlaştığı konularda atılması gereken yasal adımlarla ilgili bir an önce kanun tekliflerinin iktidar partisi tarafından Meclise getirilmesi lazım. Bu konuda Komisyonda olan gruplar, Milliyetçi Hareket Partisi defaaten çağrıda bulundular ama bu çağrının gereğini yapmak öncelikle iktidar partisinin görevidir. Dolayısıyla, bunu takvimlendirerek hangi yasayı, hangi konuyu, hangi takvim çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirdiğini artık net bir şekilde ortaya koyması lazım. "Bu süreç Parlamentoda konuşulmalı ve bu konunun sahibi Türkiye Büyük Millet Meclisidir." dememizdeki kastımız şuydu: Sadece bir komisyon kurulsun ve bu iş orada konuşulsunla sınırlı kalmaması lazım. Parlamento kendi gündemine sahip çıkmalı ve bu konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi konuşmalı. Dolayısıyla, iktidarın yani Hükûmetin kendisinden, bu konuda yapılan çalışmaları beklemekten başka bir şeyi olmayan bir Parlamento durumuna asla düşmememiz lazım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Son kez toparlayacağım Başkanım.
BAŞKAN - Tamamlayın.
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Dolayısıyla, buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum: Elbette bu konuda ortaya konulmuş olan, konulacak olan kanun teklifleriyle ilgili Parlamentoda bulunan bütün siyasi partiler, milletvekilleri kendi kanaatlerini ortaya koyacaklar, yanlış olan tekliflere itiraz edecekler, doğru olanları destekleyecekler ama bu konuda atılması gereken adımları atmak görevi birinci derecede iktidar partisindedir. Artık milletin beklemeye bir tahammülü yok, bu konularda bir adım atacaklarsa atsınlar; yok, bu süreci zamana yayma konusunda bir niyetleri varsa bunu da samimi bir şekilde kamuoyuyla paylaşsınlar. "Hem süreci devam ettiriyoruz hem bundan geriye dönüş yok." deyip hem de tek bir idari ya da yasal adım atmamak demek insanları oyalamaktan başka hiçbir amaca hizmet etmez, bu ülkenin barışına, bu ülkenin huzuruna da hizmet etmez diye düşünüyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.