GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:92
Tarih:07.05.2026

MEHMET KAMAÇ (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bu paketin içerisinde yer alan bir sürü maddeyle ilgili pratik anlamda yaşanan sorunları böyle müşahhas bir şekilde ortaya koyabilecek çeşitli olaylar var.

Birincisi, bu paketi, Tapu Kanunu'nu konuşuyoruz. Tapu tescil çalışmaları yerinde tespitle yapılır Sayın Bakan Yardımcısı. Ama Van'ın Çatak ilçesi Konalga köyü paftası içerisinde bulunan 4.500 dekar, yaklaşık olarak 45 milyon metrekarelik, niteliği mera olan bir bölge -köylünün yani Konalga köylüsünün değil, çevre köylerin de değil, Van kütüğüne kayıtlı olanların da değil- başka bir ilin kütüğüne kayıtlı olan insanların adına tapu tescili yapılmış. Bu resim sadece onda 1'ini gösteriyor Sayın Bakan Yardımcısı. Böyle bir usulsüzlük var. Peki, bu böyle bitti mi? Hayır. Bu usulsüzlük yapılınca Tarım Bakanlığı da "Burada, 3.200 rakımda soya fasulyesi yetiştirilmiş." diye 2022 yılında sadece bir şahsa 76 asgari ücret değerinde tarım desteği sunmuş; böyle usulsüzlükler zinciri devam ediyor. Bugünkü parayla 2 milyon 200 bin liraya tekabül ediyor, bir insana böyle bir şey verilmiş. Tabii, bu, mahkemeye gitti, mahkeme bütün tapuları iptal etti ve meraya devretti, bu olumlu bir gelişmeydi ama Konalga köylüleri tabii olaylardan kurtulabilmiş değil. Biliyorsunuz, 2000 yılında Köykent Projesi'yle birlikte Konalga köyü 15 mezrasıyla birlikte bir yerde toplandı. Şu köyde toplandılar, Köykent Projesi'dir bu Sayın Bakan ve zorunlu göçe tabi tutuldular, bu köyde toplandılar. Aradan yirmi yıl geçti, dediler ki: "Burası heyelan alanıdır." Ya, bu Köykent yapılırken zemin etüdü yapılmadı mı? Yapıldı. Peki, bu köyün inşa edildiği yer heyelan alanı mıydı, heyelan alanı idiyse neden yapıldı? Bu soruların hepsi cevap bekliyor Sayın Bakan.

Ama bir resim göstereyim, aslında yerin kendisi heyelan alanı değil, yapının kendisinde problem var. Bakın, bir binanın yıkılış şekline baksanıza, bu binada tek bir tane taşıyıcı kolon, tek bir kiriş yok ve bunu Çevre Şehircilik Bakanlığı bir örtünün altına gizlemeye çalışıyor. Bu nedir? İşte "Yer heyelan alanı" ve rapor çıkarıldı afet riski taşıyan bölge diye. Bu ev böyle yıkılırken bakın, bu, köyün okulu, dört katlı köyün okulu, dimdik, tek bir çiziği yok, şu anda ihale yapsanız belki 500 milyon, belki 1 milyar, belki 3 milyar para harcarsınız bu okulu yaparsınız ama bu okulda tek bir çizik yok. Bu da şunu gösteriyor: Yerin problemi yok, yapının problemi var, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının sorumluluğu var ve bunun üzerinden ne yapıyorlar? Şimdi, bir şey geliştiriyorlar, burada 383 tane konut var ve diyorlar ki bu insanlara "Siz buradan da göç edin, şehre gidin, biz size konut yapacağız, şehre yerleşin." 383 hak sahibinin sadece 240'ına Van merkezde TOKİ konutu veriyorlar. Köylü de diyor ki: "Ya, ben hayvancılık yapıyorum, bu köyde 15 bin küçükbaş hayvan var, bu köyde 3 bin büyükbaş hayvan var, bu köyde 10 bin arı kovanı var." Bu insanları siz götürüp kutu gibi evlerde şehre yerleştirdiğinizde bu insanların gelir kapısını kapattığınızın farkında mısınız? Dolayısıyla, Sayın Bakan Yardımcısı lütfen beni dinleyin; inanın hem bu tapu tescil çalışmalarında hem bu konutların afet riski taşıyan bölge ilan edilmesinde oradaki feodal zihniyetin bürokratik zincirle kurduğu kirli ilişkiler ağı var. Bu insanları mağdur etmeyin. Gelin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yeniden bu konutların yapıldığı bölgede yeni bir zemin etüdü yapsın, jeolojik sondajlar bulunsun. Bu sorun sadece 3-5 insanı ilgilendiren bir sorun değil, binlerce insanın mağdur olduğu bir sorun. Diyeceksiniz ki: "Siz nereden biliyorsunuz bu kadar gerçeği?" Çünkü bu köy; aynı zamanda benim doğduğum, büyüdüğüm, suyunu içtiğim, toprağıyla beslendiğim kendi köyüm.

Sayın Bakan Yardımcısı, bakın, Çatak Kaymakamlığı şimdi şunu yapıyor, diyor ki: "O konutları yıkacağız." Peki, karşılığında ne var? Koskoca bir sıfır. Orada hayvancılık yapan vatandaşların bir çağrısı var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

MEHMET KAMAÇ (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.

Diyorlar ki: "Biz gideceğiz, bize bir çadır öneriniz var mı; bize bir konteyner öneriniz var mı?" "Biz 15 bin küçükbaş, 5 bin büyükbaş, 10 bin arı kovanımızla nereye gidelim?" sorusunun cevabını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vermek durumunda.

Bir de ya, 2022 yılında bahsettiğim 76 asgari ücret değerinde tek bir şahsa verilen tarım desteğini Sayın Bakanlığa sorduk, Tarım Bakanlığına: Ya ne kadar verdiniz Kamu kaynaklarından? Cevap veremediler, cevap vermediler. Kamu kaynaklarından usulsüz bir şekilde yapılan bu usulsüz çalışmalar üzerinden kaybolan milyonların hesabını önce -Sayın Bakan Yardımcısı burada, Bakanlık- bu Meclis sormalı, bu insanların mağduriyeti giderilmeli, bu insanların evlerinin yıkılmasından vazgeçilmelidir.

Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)