| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 92 |
| Tarih: | 07.05.2026 |
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
4-10 Mayıs tarihleri ülkemizde İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası olarak kutlanmaktadır. Emeği ve alın teriyle ülkemizin üretimine ve kalkınmasına omuz veren işçilerimizin can güvenliği her türlü ekonomik değerin üstündedir. İş kazaları sadece istatistiksel bir veri değil, sönen hayatlar ve geride kalan gözü yaşlı ailelerdir. Bu sebeple iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini tavizsiz bir şekilde uygulamak yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Görevi başında hayatını kaybeden veya sakat kalan tüm emekçilerimizi rahmetle anıyor, kazasız, sağlıklı ve huzurlu bir çalışma hayatı diliyorum.
Sayın Başkan, ruh sağlığının korunmasında kritik bir rol üstlenen tüm meslek mensuplarının 10 Mayıs Psikologlar Günü'nü kutluyorum. Bedensel sağlık kadar ruh sağlığının da hayati önem taşıdığı günümüzde psikologlarımız afetlerden günlük yaşamın zorluklarına kadar her alanda vatandaşlarımızın yanındadır. Ancak böylesine elzem bir mesleği icra eden psikologların ciddi istihdam sorunları yaşadığı ve kamu kurumlarında yeterli kadroya ulaşamadığı da aşikârdır. Sağlıklı bir toplum inşası için psikologlarımızın kadro beklentilerinin karşılanması ve hak ettikleri istihdam alanlarının oluşturulması şarttır. Bu vesileyle, tüm psikologlarımıza meslek hayatlarında başarılar diliyorum.
Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; Türkiye ve bölgemiz tarihî bir eşikten geçmektedir. Bir tarafta yarım asırlık terör ve şiddet belasından tamamen kurtulma iradesi, diğer tarafta savunma sanayisinde ulaşılan stratejik seviye, öte tarafta çevremizde yeniden şekillenen bölgesel krizler ve denge arayışları vardır. Bu tablo bize şunu göstermektedir: Türkiye artık olayların peşinden sürüklenen değil, kendi geleceğine yön veren bir ülkedir. Terörsüz Türkiye hedefi herhangi bir pazarlığın, herhangi bir tavizin, herhangi bir teslimiyetin adı değildir; terörsüz Türkiye, millet iradesiyle, devlet aklıyla, hukukla ve şehitlerimizin aziz hatırasına sadakatle yürütülen millî bir hedeftir. Ülkemizde yaşayan 86 milyon vatandaşımızın kardeşliği hiçbir terör veya suç örgütünün insafına bırakılamayacak kadar kıymetlidir. Milletimiz aynı kaderin, aynı vatanın, aynı bayrağın mensubudur, adıdır. Bu nedenle terörsüz ve şiddetsiz Türkiye hedefi, güvenliği, hukuku, adaleti, demokrasiyi, barışı, kardeşliği ve toplumsal huzuru birlikte büyütme hedefidir. Diğer yandan, Türkiye'nin savunma sanayisinde attığı adımlar ülkemizin caydırıcı gücüdür. Her hamle bağımsızlığımızın ve istiklalimizin tahkimatıdır. Kendi savunmasını kuramayan ülkeler başkalarının merhametine mahkûm olur; Türkiye bu zinciri kırmıştır.
Bölgemizde kritik gelişmeler yaşanmaktadır. Suriye'deki düzenlemeler ve gelişmeler, Doğu Akdeniz'deki hareketlilik, Güney Kıbrıs'a ilişkin basına yansıyan iddialar, Körfez ve İran hattındaki gerilimler birlikte okunmalıdır. Türkiye güçlü olmak zorundadır çünkü etrafımızdaki hiçbir kriz bize uzak değildir. Bizim çağrımız açıktır: Geliniz, Türkiye Yüzyılı hedefinde, millî savunma hamlelerinde, Doğu Akdeniz'deki haklarımızda, Orta Doğu'daki barış ve istikrar hedefinde ve milletimizin kardeşlik hukukunda ortak duruş sergileyelim. Türkiye'nin geleceği kısır polemiklerde değil, büyük hedeflerdedir.
Dünya ekseninin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde Türkiye'nin hedeflerini yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlayamayız. Önümüzde geciktiremeyeceğimiz topyekûn bir millî seferberlik süreci durmaktadır. Bu seferberlik ekonomi, kültür, teknoloji ve hukuk sütunları üzerinde yükselecek büyük bir şahlanışın adıdır. Ekonomik seferberliğimizle tarladaki verimliliği artıracak, sanayide katma değeri yükseltecek ve enerji arz güvenliğimizi tahkim ederek müteşebbisimizi dünyaya daha da açacağız. Üretim ve ihracat odaklı bir Türkiye yüzyılı inşa edeceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
ERKAN AKÇAY (Manisa) - Kültürel seferberlikle Türk milletinin tarihî birikimini, dilini, sanatını, edebiyatını, şehir hafızasını ve insani, diplomasi kabiliyetini dünyaya daha güçlü şekilde taşıma iradesidir. Çünkü bir millet yalnızca ekonomisiyle değil, kültürüyle de var olur, kültürüyle iz bırakır.
Teknolojik seferberliğimizle savunma sanayisinde kazandığımız o muazzam özgüveni artık yapay zekâya, siber güvenliğe, tarım teknolojilerine ve uzay çalışmalarına aktaracağız. Çünkü teknolojik bağımsızlık 21'inci yüzyılda en temel millî güvenlik meselesidir. Şunu asla unutmamalıyız: Türkiye Yüzyılı yalnızca sözle değil, alın teriyle, akılla, bilimle, üretimle ve gençlerimizin enerjisiyle yükselecektir. Ekonomik, kültürel ve teknolojik seferberlik büyük ve güçlü Türkiye idealinin anahtarıdır.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.