| Konu: | Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 91 |
| Tarih: | 06.05.2026 |
MEHMET ATMACA (Bursa) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu zemin ve temel etüdü firmalarıyla ilgili bir düzenleme bu madde. Bu temel etüdü maddesiyle ilgili benim itirazım oldu çünkü teknik olarak çok anlamsız bir ifade bu ve Bakanlık bana cevap yazdı; cevabında diyor ki uzun bir anlatımdan sonra: "Temel sistemini esas teşkil edecek zemin koşullarının belirlenmesine yönelik çalışmaları ifade eder." Zaten biz de bunu diyoruz Sayın Bakanım, temel etüdü değil bu. Bu hakikaten literatüre nereden, nasıl girdi bilmem ama bu kelime teknik olarak yanlıştır. Temel hesap edilir, analiz edilir, tahkik edilir; etüt edilmez. Etüt, araştırmayı ifade eder; bu, kesin hesabı olamayan, araştırmayla bir kısım kanaatlere varılan konularla ilgili kullanılan bir kelimedir. Ben bu kelimenin tekrar bu kanundan çıkarılmasını teklif ediyorum.
Gelelim maddeye. Maddede zemin ve temel etüdü raporunu hazırlayacak firmaların yapılanmasıyla ilgili bir kısım koşullar var. Bir kere, biz arzu ederdik ki yapılan işin denetimi sağlansın. Bunu yapacak firmanın terbiye edilmesi çok ayrı bir konudur. O zaman siz yapı denetim firmalarını da kaldırın, müteahhitleri terbiye edin, onların tariflerini yapın ve onlar kontrolsüz bina yapsın.
Burada bir başka sorun, yeni bir ek maddeyle bir düzenleme yapıldı, deniliyor ki: "Bu firmalarda hem jeofizik hem jeoloji hem inşaat mühendisi bulunma mecburiyeti var." Ya, bir zemin etüdüyle ilgili jeofizik, jeoloji ve jeoteknik rapor ihtiyaçları vardır. Bir jeoteknik raporu jeoloji mühendisi hazırlayamaz. Eğer o rapor gerekiyorsa zaten o firma o mühendisi bulundurmak zorundadır. Bunun için kanuna bunu yazmanın bir anlamı yok ki. Bu hakikaten komik bir durum. Kalkıp da jeofizik mühendisinin jeoteknik rapor hazırlaması mümkün değil. O yüzden, bu anlatımlar sanki işi hiç bilmeyen, çok cahil bir topluluğa yapacağı hataları sınırlandırmak için konan maddeler gibi geliyor; bunlar gerçekle ve realiteyle hiç bağdaşmıyor.
Bir diğer konu, bu firmalarda yani zemin ve temel etüt firmalarında çalışacak elemanların denetim ve laboratuvar firmalarında çalışmaması şartını koyuyor; bu, zaten yapı denetimleri için de vardır. Yapı denetimde çalışan bir mühendis hem denetim kanadında hem üretim kanadında çalışamaz. Bunu zaten ifade eden ve sınırlandıran çok fazla kanun vardır. Bununla ilgili böyle bir madde ihdas etmeye gerek de yoktu.
Tabii, burada zemin etüdü firmaları var şu an çalışmakta olan ve her biri ciddi ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor, iç hacmi ve alınan ücretle ilgili ciddi problemleri var. Şimdi, bu firmaların işletme maliyetleri artırılıyor çünkü hem laboratuvar şartları ağırlaştırıldı hem de istihdam mecburiyetleri artırıldı. Bütün bu mecburiyetler "zemin ve temel etüdü" diye ifade edilen bu firmaların işletme giderlerini artıracaktır ve bunların ayakta durması mümkün olmaz, bunların çoğu iflas eder. Sınırlama getirmek zorunda kalacaksınız yani ilin büyüklüğüne göre "3 firma, 5 firma" diyeceksiniz, bu da haksız rekabeti oluşturacak ve iş yaptıran firmaları daha büyük bedeller ödemeye mecbur edecek ya da bunlar iflas edecek yani bu kadar basit. Bu kadar kolay bir meseleyi bu kadar zorlaştırmak ancak ve ancak iş bilmezlikten kaynaklanan bir olaydır. Piyasada bu işi yapan ve bu işi çok çok iyi bilen, her türlü sıkıntı ve bu problemi yaşayan meslek insanları var; eğer onlara danışılarak bu yapılsaydı hiç bu kadar uzun ve anlaşılmaz, girift bir kanun olmazdı, çok daha net ve uygulanabilir bir rapor olurdu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
MEHMET ATMACA (Devamla) - Tabii, bütün bu değişikliklerin temeli de depreme karşı dayanıklı yapı yapmak. Bakın, 1975'te ve 1997'de, sonra 2007, 2018'de deprem yönetmelikleri yapıldı. Bunu bütün akademik dünya kabul ediyor, 1997 yönetmeliği de depreme karşı dayanıklı yapı yapmaya kâfi bir yönetmeliktir. Mesele üretim kalitesini artırmak, bu da kontrollerle mümkündür. Sizin bugün esas uğraşmanız gereken mevcut yapı stokunun iyileştirilmesidir çünkü esas can kayıplarını biz onlarda vereceğiz. Son Kahramanmaraş depreminde bunu gördük yani 2000 ve sonrası yapılan yapılarda yıkım oranları çok düşüktür, eski yapılarımızda sorun var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET ATMACA (Devamla) - Onlarla ilgili hâlâ ciddi bir yaptırım yok. O yüzden bu kanun teklifinin faydalı bir kanun teklifi olmadığını düşünüyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)