| Konu: | Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 91 |
| Tarih: | 06.05.2026 |
BURHANETTİN KOCAMAZ (Mersin) - Sayın Divan, değerli milletvekilleri; 250 sıra sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 17'nci maddesi üzerine İYİ Parti Grubumuz adına söz aldım. Yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Teklifin 17'nci maddesiyle, belediyelerin ve bağlı kuruluşlarının şirket veya kooperatif edinmesinin, ortak olma ya da yeni şirket kurma işlemlerinin, özellikle de bedelsiz yani hibe yoluyla veya dolaylı yoldan yapılan şirket edinmesinin engellenmesi amaçlanıyor. Böylece belediyeler veya bağlı şirketleri bir şirkete ya da kooperatife ortak olmak veya hisse almak istediklerinde partili Cumhurbaşkanından onay almak zorunda kalacak.
Değerli milletvekilleri, merkezî yönetim yerine yerinden yönetim söylemleriyle işbaşına gelen AKP iktidarı, 2019 yılında elinde bulunan belediyeleri muhalefete kaptırınca söylem değiştirmeye başlamıştır. İktidar, Türkiye Büyük Millet Meclisine getirdiği her torba kanunla belediyelere ait yetkileri yeniden merkezde toplamayı hedefliyor. 26 Mart 2026 tarihinde Tarım Komisyonunda görüşülen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nde, Devlet Su İşlerinin kanal ve benzeri su yapılarında çit ve bariyer gibi koruyucu güvenlik tedbirlerini, ayrıca Devlet Su İşleri mülkiyetindeki servis yollarının işletme ve bakım sorumluluğunu belediyelere devretmişti. Yani iktidar bu sefer, belediyelerden yetkiyi almamış, aksine yetkiyi vermiş ama hiçbir kaynak aktarmadan belediyelere yeni bir yük daha yüklemiştir. Bu kanun teklifinde ise belediye şirketleri konusunda belediyelerin elini kolunu bağlayacak yeni bir adım atmaktadır. Teklif edilen düzenlemeyle mahallî idarelerin bağlı kuruluşlarının ve bunlara ait şirketlerin, doğrudan, dolaylı veya bedelsiz biçimde şirket ve kooperatif edinimlerinin Sayın Cumhurbaşkanının onayına tabi kılınması mahallî idareler üzerinde hâlihazırda mevcut bulunan merkezî denetim mekanizmalarını daha da genişleten ve idari vesayeti ağırlaştıran bir nitelik taşımaktadır. Bu düzenleme, mahallî idarelerin ekonomik ve mali karar alma süreçlerini fiilen yavaşlatacak ve idarenin etkinliği ilkesini zayıflatacaktır. Mahallî idarelerin yerel hizmetleri yerine getirebilmesi, çoğu zaman hızlı ve esnek ekonomik kararlar alabilmesine bağlıdır. Her türlü şirket ve kooperatif ediniminin, yöntemi ve mahiyeti ne olursa olsun, Cumhurbaşkanlığı onayına bağlanması belediyeleri sürekli olarak merkezî idarenin insafına bırakarak pasif bir konuma düşürecek, böylece yerel ihtiyaçlara zamanında müdahale edilmesi güçleşecektir. Bu durum, idari işleyişte gecikmelere ve hizmetlerin aksamasına neden olacaktır. Öte yandan, Cumhurbaşkanının aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı olduğu mevcut sistem dikkate alındığında, bu yetkinin salt teknik ve idari gerekçelerle kullanılacağı varsayımı inandırıcı değildir. Bu yönüyle düzenleme, denetim maksadını aşan ve siyasallaşma riski barındıran bir nitelik taşımaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP iktidarının belediyeleri merkezîleştirme eğilimi bütün bunlarla da sınırlı değildir. Bütçe yapma yetkisini belediyelerden almak isteyen iktidar, ihtiyaç sahiplerine yapılan sosyal yardımlar için bakanlık onayı şartı ve ayrıca, belediyelerin kentsel dönüşüm ve bu konudaki imar yetkisini de ellerinden alma konusunda çalışma başlatmıştır. Böylece iktidar, muhalefet belediyelerinin yavaş yavaş tüm yetkilerini ellerinden alarak onları sadece çöp toplayan kurumlar hâline getirmek istemektedir.
Değerli milletvekilleri, İYİ Parti olarak her şeyden önce iktidardan belediyeler üzerinden ellerini çekmesini, vatandaşlarımızın yaşadıkları hukuksuzluğa, işsizliğe ve hayat pahalılığına, kısacası yaşadığı sorunlara yönelmesini bekliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.
BURHANETTİN KOCAMAZ (Devamla) - Bize göre burada yapılması gereken düzenleme, aslında belediyelerin şirket kurmak için Sayın Cumhurbaşkanının onayını alması yerine, belediye şirketlerinde çalışmaya zorladığı, kadrosuz ve güvencesiz bir şekilde çalışmaya mahkûm ettiği belediye şirket işçilerini kadroya geçirmek olmalıdır. Gelin, bu düzenlemeyi iktidarıyla, muhalefetiyle birlikte yapalım, bugün sayıları yaklaşık olarak 800 bini bulan belediye şirket işçilerinin daimî kadro taleplerini hep birlikte karşılayalım. Böylece yalnızca statüleri nedeniyle birçok konuda hak kayıplarına uğrayan belediye işçilerinin yaşadıkları sorunları çözelim diyor, yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)