| Konu: | YENİ YOL Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 91 |
| Tarih: | 06.05.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA MEHMET KAMAÇ (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Başta, YENİ YOL Partisinin grup önerisini desteklediğimizi belirtmek isterim fakat şöyle bir sorun var: Biz genelde meseleleri sonuçları üzerinden konuşuyoruz fakat sebeplerine hiç girmiyoruz. Geçen gün İstanbul'da "Orta Doğu'da Emperyalist ve Siyonist Saldırılar ve Direniş Hattı" diye bir panel vardı. O panele ben de âcizane konuşmacı olarak dâhil olmuştum ve orada şu cümleyi kurmuştum aslında: "Müslüman dünya eğer Ebu Hanife'nin katledilmesinden bir hukuk devleti çıkarmış olsaydı, o günden bugüne Orta Doğu emperyalist ve siyonist saldırıların hedefi olmazdı." Dolayısıyla sebepler üzerinden konuşalım, sonuçlar üzerinden değil.
Türkiye neden bir şey yapamıyor? Türkiye'nin bir şey yapacak bir mecali yok. Türkiye, evet, Gazze Barış Kurulundadır ama Barış Kurulu bile Filistin'i hedefe alan açıklamalar yapıyor ve Türkiye bunun bir parçası ve daha can alıcı tarafı şu: Ya, Barış Kurulu kuruluyor, içinde İsrail var, Filistinliler yok. Böyle bir sistem olabilir mi? Siz buradan bir adalet bekleyebilir misiniz?
Şimdi, kapitalist sistem krizler çıkarmakta mahir ve bu krizlerin içerisinde kendi çıkarlarını koruyan sistemler devşirmekte de mahir; biz bunun örneklerini Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında gördük, bugün dünya üçüncü dünya savaşı vasatını yaşıyor ve bu üçüncü dünya savaşı vasatı yaşanırken kapitalist dünya yeni sancılarla yeni bir sistem devşirmeye çalışıyor.
Şimdi, burada soru şu: Dünyada kurulacak yeni sistem adalet eksenli mi olacak yoksa güç eksenli mi olacak? Eğer güç eksenli bir sistem kurulacaksa aslında bugün atılan adımlar tam da buna yöneliktir; yok, adalet, hak, hukuk, özgürlük eksenli olacaksa bence burada sadece Filistin'i, Gazze'yi konuşmak yetmiyor.
Biz şunu açık söylüyoruz: Dünyanın neresinde olursa olsun bir mazlum nerede inliyorsa bizim yüreğimiz orada atıyor, dünyanın neresinde olursa olsun bir zalim nerede varsa öfkemiz de orada patlıyor; bunu söyleyelim bir kere ama şunu konuşalım... Ya, bakın, evet, orada bir insanlık trajedisi yaşanıyor ve başka bir şey var, yardımların girişi engelleniyor ama onun karşısında biz şunu hiç konuşmuyoruz: Mürşitpınar Sınır Kapısı neden açılmıyor? Yanı başımızda Kobani yardıma muhtaç, oradan yardım gidecek; bu Parlamento niye bunu dile getirmiyor?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MEHMET KAMAÇ (Devamla) - İşte, biz ayrımcı olduğumuzda, sebepler üzerinden değil sonuçlar üzerinden tartıştığımızda buradan bir şey çıkmıyor.
Önergeyi desteklediğimizi belirtmek isterim.
Bir konuya burada vurgu yapmak istiyorum. Dün Diyadin Müftülüğü WhatsApp grubundan bir mesaj atmış bütün imamlara -3 madde var orada- diyor ki: "Hutbeler Türkçe olacak. İlçe merkezinde vaazlar Türkçe verilecek. Köylerde bir kişi bile eğer Türkçe bilmiyorsa orada da vaazlar Türkçe verilecek." Bu mesajı atan Diyadin Müftüsü. Bakın, şeri hukuka göre o vatandaşın müftülüğü düşmüştür. O vatandaş Kur'an'da açık olan nasa aykırı bir fetva vermiştir. Ben buradan bu inkârcılığı, bu tekçiliği, bu yok saymayı da kınıyorum, lanetliyorum. Kürtlerin diliyle Kürtlere vaaz verilmesi Kürtlerin temel hakkıdır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)