| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 90 |
| Tarih: | 05.05.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA VEZİR COŞKUN PARLAK (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, değerli halklarımız; bu kanun teklifi vesilesiyle haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevlerinde tutulan önceki dönem Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ şahsında cezaevlerindeki bütün arkadaşlarımıza saygı ve selamlarımızı gönderiyoruz. Değerli vekiller, başta Kürt halkı olmak üzere, Türkiye halkları bir an önce bu hukuksuzlukların bitmesini umut ediyorlar.
Geçtiğimiz hafta karşılaştığı bütün zorluklara rağmen halkımızın yoğun desteğiyle Süper Lig'e çıkan Amedspor'a başarılar diliyorum. Önümüzdeki sezon futbolun şiddetle değil kültürler arasında köprü kuran bir işlevle anılmasını ümit ediyorum.
İktidar, torba yasa hukuksuzluğunu bir gelenek hâline getirdi; bu kanun teklifi de bu hukuksuz örneklerden birini teşkil ediyor. Siz bu hukuksuzluklarda ısrar ettikçe biz de demokratik itirazımızda ısrar etmeye devam edeceğiz. Bir meslek grubunun geleceğini ilgilendiren konularda onlara danışmadan yasal düzenlemeler çıkarmak doğru değildir. Yapılması gereken meslek grubunun özlük haklarını, çalışma koşullarını, istihdam alanlarını etkileyen düzenlemeleri onlarla istişare ederek yapmaktır. Bu kanun teklifinde de jeoloji mühendislerinin çalışma alanlarını ilgilendiren ciddi düzenlemeler var. Çok mu zordu teklifi hazırlarken jeoloji mühendislerini, Jeoloji Mühendisleri Odasını ve ilgili uzmanları dâhil etmek? Jeoloji Mühendisleri Odası bu düzenlemelere karşı önemli itirazlarda bulunuyorlar. İnsan bir döner bakar bu insanlar ne düşünüyorlar, ne diyorlar diye. Çünkü Odanın yaptığı çalışmalara göre bu kanun teklifi yasalaşırsa kuruluşlarda 2 bin insan, 7 bin de jeoloji mühendisi işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklar. Teklifin 21'inci maddesindeki düzenlemelerde zemin ve temel etüt kuruluşu kurmak için jeoloji mühendisi olmanıza gerek kalmıyor. Oysa, zemin etüdünü jeoloji mühendisleri yapmayacak da kim yapacak? Zemin ve temel etüt kuruluşu jeoloji mühendislerin alanını ilgilendiren önemli bir konudur. Nasıl olur da bu yetkiyi ve alanı mühendislerin ellerinden alırsınız? Bu kanun teklifiyle zemin etütlerinin bilimsel ve teknik ilkelerin gerektirdiği şekilde yapılmasını ortadan kaldırıyorsunuz. Böylesi hayati bir konu nasıl olur da sermayenin insafına bırakılır? Bu teklif kanunlaştıktan sonra yapıların zemininin sağlam olup olmadığının artık bir önemi kalmıyor çünkü alınacak kararı jeoloji mühendisliğinin bilimsel yaklaşımı belirlemeyecek, şirketlerin kâr hırsı neyi gerektiriyorsa o yönde kararlar alınacak ve belirlenecek.
Jeoloji mühendisleri önemli bir noktaya daha dikkat çekiyorlar, bu da zemin ve temel etütlerinin denetlenmesine dair hiçbir düzenlemenin olmamış olmasıdır. Oysaki zemin etütleri yerinde denetlenmeyi gerektiriyor.
Bakın, Türkiye bir deprem ülkesidir. Maalesef daha üç yıl önce 50 binden fazla insanımızı kaybettik. Kahramanmaraş depremlerinden hiçbir ders çıkarmadınız. Allah aşkına, o gün yaşadıklarımıza bir dönüp bakın. Van depremini hatırlayın, İzmit ve Düzce depremlerini hatırlayın. Bu yaşadığımız acılar ve kötü anılar hafızalarımızdaki tazeliğini koruyor. Tüm bunları yaşamışken zemin etütlerine yönelik denetimlerin en üst düzeyde yapılması gerekmiyor mu? Bunun tam tersini yapmak akıl alır bir iş değildir.
Bu konular hayati bir mesele olduğu için kanun hazırlarken meslek örgütlerinden, uzmanlardan, üniversitelerden ve sivil toplum kuruluşlarından görüş alın diyoruz. Bu kanun teklifinde görüşlerin alınmadığı ortaya çıkıyor. Eğer alınmış ise de bu görüşler dikkate alınmamış. Her şeye "Ben yaptım, oldu." gözüyle bakamazsınız. Ortak akıl yerine merkezîleşmiş bir yönetim anlayışının bizleri nasıl felaketlerle karşı karşıya bıraktığını gördük ve yaşadık.
Değerli milletvekilleri, kanun teklifi sakıncalarla doludur. En önemli sakıncalardan biri de yerel yönetimlerin yetki alanlarının daraltılmasıdır. Bu kanun teklifiyle birlikte mahalli idarelerin ve bunlara bağlı kuruluşların şirket edinmesi, kooperatif kurması veya ortak olması gibi her türlü iktisadi girişimler Cumhurbaşkanının onayına tabi kılınıyor. Bu düzenlemeyle merkezin yerel üzerindeki vesayetini daha da derinleştiriyorsunuz. Yerel yönetimleri âdeta merkezî yönetimin birer şubesi hâline getiriyorsunuz. Bizler iktidarın yerel yönetimler üzerindeki vesayet merakını zaten biliyoruz. Göreve geldiğinizde kalkınmadan söz ettiniz, doğru, kendinizi çok iyi kalkındırdınız. "Yerel demokrasiyi güçlendireceğiz." dediniz, aradan yıllar geçti merkezileştikçe merkezileştiniz. Yerel yönetimler üzerinde kurduğunuz vesayet cebinizi doldurmadı mı? Doldurmadığı için mi belediyelerimize el koymaya başladınız? Bu yüzden mi demokratik yollarla seçilmiş belediye eş başkanlarını görevden alarak tutukladınız? 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Hakkâri halkı Mehmet Sıddık Akış ve Viyan Tekçe'yi Hakkâri Belediyesi eş başkanları olarak seçtiler. Seçimden on üç gün sonra Sıddık Akış'ın on beş yıldır rafta bekleyen bir dosyası indirildi. Seçimden iki ay sonra yani oy pusulalarındaki mührün mürekkebi kurumadan belediyemize el konuldu, kayyum atandı. Belediye Eş Başkanımız Mehmet Sıddık Akış'a kurmaca bir yargılama sonucunda on dokuz yıl altı ay hapis cezası verildi. Eş Başkanımız yaklaşık iki yıldır cezaevindedir. Sadece mevcut belediye eş başkanımız değil, önceki dönem Belediye Eş Başkanımız Cihan Karaman'da yıllardır hâlâ zindanda tutuluyor. İkisine de buradan selamlarımı gönderiyorum. Biz de Hakkâri halkı da Hakkâri halkına olan bu düşmanlığınızı anlamakta zorlanıyoruz. Hakkâri halkının barış ve özgürlük mücadelesi neden bu kadar zorunuza gidiyor? Bakın, 2009'daki bir soruşturma gerekçe gösterilerek Mehmet Sıddık Akış'a 2014'te dava açıldı. Bu davanın savcısı şu anda nerede biliyor musunuz? Merak etmeyin terfi de olmadı, emekli de olmadı. Belediye Eş Başkanımız Sıddık Akış'a davayı açan savcı şu anda İçişleri Bakanlığının terörden arananlar listesinde bulunuyor çünkü bu savcı iktidarın "FETÖ" ismini verdiği örgüte üye olmakla suçlanıyor. Bu savcı şu anda Türkiye'ye gelse terör örgütü yöneticiliğinden tutuklanacak ve yargılanacak ama bu kişinin savcılık yaptığı dosyada öne sürülen iddialar üzerinden Belediye Eş Başkanımız Sıddık Akış'a ceza veriliyor. Bu davanın ilk hâkimlerinden birisi de sınırı geçmek üzereyken yakalanıp yargılandı. Dönemin TEM Şube Müdürü cemaat adına hareket etmekten yargılandı. Kolluk amiri, savcısı, hâkiminin Fethullahçı olmakla suçlandığı bir davadan Belediye Eş Başkanımız Sıddık Akış ceza alıyor, sonra da bu karar gerekçe gösterilerek belediyeye kayyum atanıyor. Pek çok icraatınızla hukuk değil, hukuksuzluk tarihine geçtiniz, bu dava da onlardan biri olacak.
Eş Başkanımızın karar duruşması geçen hafta görüldü, ben de oradaydım, bu hukuksuzluğa bizzat kendim de tanıklık ettim. Dosyada birden fazla gizli tanık var, bu gizli tanıkların ifadeleri birbirleriyle çelişiyor. Gizli tanıklardan birisi daha sonra beyanını değiştirdi. Sıddık Akış aleyhine ifade vermesi için kendisine şantaj yapıldığını söyledi. Telefon kayıtlarının yazıya dökümü tarafsız bilirkişiler tarafından yapılmamış, yapılan Kürtçe konuşmalar Türkçeye doğru çevrilmemiş. Bir konuşma içeriğinden bir kelime bile çıkarırsanız, bir kelime bile değiştirirseniz o konuşma o konuşmayı yapana ait olmaktan çıkar. Oysa bu davadaki bütün çeviriler hatalı yapılmıştır. Mahkemede savcı dosyanın içeriğine bakmadan ceza talebinde bulundu, mahkeme başkanı da kendisine iletilen siyasi talimatı uyguladı. Kürt'e karşı güvenlikçi politikaların yetmediği yerde siyasallaştırdığınız yargıyla sonuç almak istiyorsunuz. Açıkça söylemek lazım, bu kararı veren akıl sabotajcı bir akıldır. Her defasında sözcüleriniz çıkıp partimize laf yetiştiriyorlar. Bu kararın da artık bir izahatını umarım yaparsınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
VEZİR COŞKUN PARLAK (Devamla) - AKP Hakkâri İl Başkanının yakınları halka Kaleşnikofla ateş açıyorlar fakat ceza talep eden savcı görüntülere rağmen bunlar hakkında soruşturma dahi açma gereği görmüyor, sonra da çıkıp bu kararın hukuki bir karar olduğunu bizlere yutturmaya çalışıyorsunuz. Hukuk cemaatçilerin yarım bıraktığı işleri tamamlamak mıdır? Sizlerin Fethullah Gülen cemaatiyle ittifakınız hâlâ devam ediyorsa açıkça çıkın söyleyin, biz de bilelim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kürt düşmanı aklın Hakkâri'de aynen devam ettiğini görüyoruz. Birileri darbe mekaniğinin devam etmesini istiyor. Buradan Türk'e de Kürt'e de Türkiye'ye de hayır çıkmaz diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)