| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 90 |
| Tarih: | 05.05.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; burada yaptığım şey Türkiye Büyük Millet Meclisinin onurunu korumaktır. (YENİ YOL ve CHP sıralarından "Bravo" sesleri alkışlar) Burada bu bürokratlar Meclise saygı duymak zorundadır. Yoksa ne Ejder ağabeye ne Kayhan ağabeye sözüm yok; müdürüm de baş göz üstüne.
Değerli milletvekilleri, bu kanun teknik bir kanun. Teknik kanun olduğu için de farkındasınız ki geçtiğimiz hafta bazı konuşmalarımızdan feragat ettik. Bugün de bizim bu feragatimiz, iyi niyetimizin âdeta suistimal ediliyor. Şimdi, şunu net söylememiz gerekir ki: Bu kanun ne kadar teknik kanun ise bile aslında çok ciddi tezatlar barındırıyor ama zaten kanunun şike olduğu da ortada. "Niye" derseniz? Kanunun ilk 10 imzacısına bakın, içerisinde 1 tane jeoloji mühendisi, 1 tane mimar, 1 tane makine mühendisi, 1 tane harita mühendisi, 1 tane alanında uzman yok; deprem bölgesi vekillerine "Depremle ilgili madde." diye imza attırmışlar. İnsaf yani, biraz ciddiyet! Aynı zamanda teknik kanun olmakla beraber içerik itibarıyla da ne yazık ki vasat, vasatın altında.
Şimdi, apartman yönetmeliğe, site yönetimiyle ilgili sorun var. Ne yapalım? Aidatı düşünelim. Oysa günah keçisi bularak popülizm yapılıyor, sorun kökünden çözülmüyor "Evet, biz aidatları düşürdük." diyerek bir yere varılmaya çalışılıyor. Bu arada, kanunun pek çok sorunlu maddesinden birisi de FETÖ taktiği. Hani alıştı ya arkadaşlar, herhangi bir sanığı gözaltına alıp hakkında hiçbir suçlama bulamazlarsa itirafçı ol, kurtul. Ne yap? "Birilerini ihbar et kurtul." diyorlar. Bugün de bu alanda iş yapan insanlara diyorlar ki: "Alışveriş yaptığın firmayı ihbar et." Bunun akılla, mantıkla izahı mümkün değil. Belli ki bürokratlar hazırlamış, gerçekten Ejder ağabey gibi sanayici birisi olsaydı, serbest piyasadan gelen birisi olsaydı, iş adamının nasıl bir durumla karşı karşıya olduğunu bilirdi. Aynı şey Kooperatifler Kanunu'nun maddesi için de geçerli. Evet, kooperatif yönetiminde bulunan birileri teklifte bulunmuş, tek taraflı olarak maddeler yazılmış. Oysa burada, bir de mağdur vatandaşlar gözüyle bakılması gerekirken, görünmüyor.
Evet, bu kanunla beraber, adım adım kanun devletine doğru gidiyoruz. Normalde mahkemeler var, Anayasa var, kanunlar var. Miras belgesi yalnızca kanunla verilen, mahkeme kararlarıyla verilen bir belge olduğu hâlde buna bir muafiyet getirilerek ilk defa, TOKI direkt miras belgesini alacak, başka ne olacak; TOKİ damga vergisinden muaf. Niye muaf? Eğer damga vergisine bu bütçenin ihtiyacı yoksa, küçük müteahhitlerden de kaldırın. Belli ki bu, iktidardan iş alan büyük müteahhitleri savunmaya yönelik konulmuş bir madde. Aynı şeyi binanın künyesinde de görüyoruz. Tarih boyu bu millet alışkındır ki herhangi bir binanın önünde sorumlu müteahhit, mimar, fennî mesul, bunların hepsi rayiç bedeli yazar. Bu niye kalkıyor, neyi saklıyorsunuz? Bu künyeyi kaldırmakla nasıl bir kamu yararı elde edeceksiniz? Edeceği şu: Her yerde aynı şahıslar ihaleyi alıyor. Aynı şahıslar aldığı için vatandaş o isimleri gördükçe birilerine saydırıyor. İşte sırf kimlerin ihale aldığı görülmesin diye künyeyi kaldırıyorlar. Sonra başka ne oluyor? Başka... Tapu dairesi bu ülkenin en mahrem dairelerinden biridir. Tapuda ehliyet geçmez, nüfus cüzdanı ile gidersiniz. Bugüne kadarki işleyen uygulama kurumlar arası geçişte görevlendirilmiş yetkili personel gider, alır, satar, devreder. Ne oldu? Kurumlar arası yazışmayla tapu devredilecek. Niye? Bu ülkenin topraklarını bu kadar ucuz mu zannediyorsunuz? Öyle yazıyla bu ülkede tapu devri mi olur Allah aşkına? (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar) Bunun da tapunun işlemlerinin yavaş olması gerekçe gösterilemez. Gerçekten yavaşsa bunu hızlandırın. Aynısını ÇED'de de yaptılar. ÇED yavaş çıkıyormuş, e "ÇED'i kaldıralım." Cevap vermeyen okey çıksın. Oysaki işte Nermin Hanım burada. Deprem bölgesinin yaşadığı mağduriyetler ortada; taş ocakları, kamyonlar, bütün şehir felaket altında.
Değerli milletvekilleri, buradaki yine problemli maddelerden biri tahsislerin iptali. Düşünün ki bir yer okul yapmak üzere tahsis edilmiş, gecikince AVM yapılacak. Ha sadece tek taraflı bir düzenleme olsa makul görürsünüz. Belki arkasında bir çapanoğlu daha var. Ne var? Bu tahsis edilen yerin satışı hâlinde iki kurum parayı arasında yüzde 40'a yüzde 60 paylaşacak. Hani ne oldu Meclis, hani ne oldu bütçe? Bütün işleri denetim dışına çıkarmak için ne yazık ki bu Meclis alet ediliyor.
Konya'daki kıyı şeridiyle ilgili sorun var; eyvallah, düzeltilsin ama aynı sorun Samandağ'da da var, Samandağ kıyı sahilinde de vatandaşlarımız benzer sorunla karşı karşıya. Madem Bakanlık olarak bir düzenleme getiriyorsunuz, bunu herkesin sorununu düzenleyecek şekilde getirmeniz gerekir.
2B'yle ilgili madde Orman vasfını yitirmiş arazileri alan vatandaşların, dürüst vatandaşın cezalandırıldığı bir madde. Vatandaş zamanında vergisini, taksitlerini ödemiş, tapuyu almış; enayi yerine konuyor insanlar bu yeni getirilen sistemle vakit uzatarak. Evet, birileri zor durumda kalmış, ödeyememiş, onlara kolaylık getiriyorsanız zamanında vergisini ödeyen, harcını yatıran, taksitlerini tamamlayan vatandaşa da bir şekilde iyilik yapılması gerekir. Milletin Meclise olan güveni asla sarsılmamalı.
Değerli milletvekilleri, dediğim gibi pek çok sorunlu madde var. Mesela, bir tanesi, içerisinde yüksek bürokratlara koruma zırhı getirecek madde; tazminat ödemeyecekler, TMSF'ye de aynısını yaptılar. Evet, bu makul bir şey ama sadece yüksek bürokratları değil alt kesimdeki düz memurları da güvence altına almadığınız sürece taraflı bir yasa çıkarıldığı ortaya çıkar.
Yasa teklifinin maddelerinden biri, geçici görevlendirme süresinin on yıla çıkarılması. Ya, Allah'tan korkun, Allah'tan korkun! Bir görevde bir adam on yıl süreyle geçici mi kalır? Taktik şu: Adamı il müdürü yapmışsın, beş yıl, altı yıl, yedi yıl vekil müdür oluyor. Niye? Vekaleten il müdürü, vekaleten genel müdür siyasetin taleplerini tereddütsüz yerine getirsin diye. Eğer asil kadrosunu alırsa bürokrat olduğunu bilir, şahsiyetiyle davranır, kanun dışı işlere karşı çıkar, onun için on yıl. Ya, on yıl koca bir ömürdür. Bir insan bir göreve geldiyse derhâl... Geçici görev dediğin şey birkaç ayla sınırlı olabilir ama bir görevde on yıl kalmak demek bu kurumda kurum hafızası oluşmasın, buraya gelen hiç kimse işi öğrenmesin, her an gideceğim korkusuyla yaşasın ve böylece iş yapılsın isteniyor. Bunlarla beraber, tabii, görevlendiren şahsın mağduriyetleri de ayrı bir yana.
Gelelim deprem bölgesiyle ilgili hadiseye. Ya, hakikaten insan şaşırıyor, yapay zekadan mı fikir aldılar, kim bunlara destek veriyor? Görünüşte deprem bölgesindeki evlerin haciz konusu, rehin konusu yapılmamasına dair madde ama altını bir kazıyorsunuz 31 Ağustos 2025'ten sonra hiçbir başvuru kabul edilmeyecek. Atı alan Üsküdar'ı geçmiş. Burada deprem bölgesine iyilik yok, aksine, deprem bölgesindeki insanımızın mağduriyetini artıracak bir düzenleme ne yazık ki ortada.
Evet, bu dönemin şaştığımız özelliklerinden birisi değerli milletvekilleri, önce Meclis tasfiye edildi, sonra bakanlıklar tasfiye ediliyor. Beştepe külliyesindeki politika kurulları bir taraftan yürüyor bir taraftan da kurumların kendi içinde kurumları oyan yapılar. Mesela, ne yapıldı? Millî Park Genel Müdürlüğü çıkarıldı, Millî Park Müdürlüğü Orman Bakanından daha yetkili. Bugün de aynı şeyi görüyoruz: Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Çevre Bakanlığından daha yetkili hâle geliyor. Niye? Çünkü bakanlık olursa Sayıştay denetimi var, hesap verme var, "Kaça aldın, kaça sattın, kime verdin, niye aldın, niye sattın?" ?Bu soruların hepsinden kurtulmak için Kentsel Dönüşüm Başkanlığı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın buyurun.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Ve TOKİ'ye tanınan ayrıcalığı da anlamak mümkün değil. TOKİ başlangıçta sosyal konut temin etmek üzere kurulmuş bir kurumdu ama biliyoruz ki bugün AVM de yapıyor, villa da yapıyor, lüks konut da yapıyor. Öyleyse TOKİ'yi herhangi bir müteahhitle mukayese ettiğimizde kesinlikle TOKİ lehine oluşturulan avantaj, herhangi bir düz müteahhidi zarara uğratacak bir madde.
Değerli milletvekilleri, burada bir de sızma olmuş. Kanun metni yazarken bürokratlardan bir miktarı sızmış, metne sızarak demişler ki: "Millî emlak uzmanları görevlerini tamamladığı zaman kendi kurumlarına çok yetkili başmüfettiş olarak sınavsız girer." Bu bir haksızlık. Evet, sokağa atmayın ama bir başmüfettişmiş niçin oluyor?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Peki teşekkürler.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Öyle mi Başkanım?
Başkanım son cümleyi bir söyleyeyim.
"OHAL, OHAL, OHAL" dediniz, seçimle geldiniz, ülkeyi OHAL kapsamına getirdiniz. OHAL'le ilgili maddeyi de benden sonraki konuşmacıların gündemine sunuyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP, DEM PARTİ ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)