| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 90 |
| Tarih: | 05.05.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA CEMALETTİN KANİ TORUN (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Basın özgürlüğü konusunda verilen önerge üzerine söz aldım. Ülkemizin karnesinde maalesef çoğu zaman zayıflar arasında olan bir alan bu. Sınır Tanımayan Gazetecilerin her yıl hazırlamış olduğu bir endeks var, basın özgürlüğü konusunda ülke puanları ve sıralamaları mevcut. Maalesef Türkiye geçen yıla kıyasla 4 sıra daha gerileyerek 2026'da 163'üncü sıradan girdi listeye. Bulunduğumuz kategoriye "vahim" ismi veriliyor, zaten listede bizden daha vahim durumda sadece 17 ülke var. Biraz daha gayret edersek en vahim ülke durumuna düşebiliriz.
Değerli arkadaşlar, dünyanın hiçbir yerinde hiçbir zaman basına, kitlesel haberleşme araçlarına sansür uygulayarak, ket vurarak bir iktidarın devamı mümkün olmamıştır. Ülkemizde son yıllarda bilgi edinme hakkının, haber verme ve yayma hakkının kullanımını önlemeye veya bu hakkı kullananları yıldırmaya yönelik binlerce örneğe şahit olduk. Medyanın tek sesli olması, televizyon kanallarının, gazetelerin iktidarın istediği tarzda, istediği ayarda yayınlar yapması kısa vadede faydalı görünüyor olabilir ancak size her zaman önemli katkılar sağlayabilecek eleştirilerden kaçarken çok daha sert bir dirençle karşı karşıya kaldığınızın farkına varmalısınız. Her gün basın emekçilerinin, yazarların, televizyon programcılarının suç unsuru taşımayan sözleri yüzünden şafak operasyonuyla alındıklarını izleyen vatandaşlarımız hürriyetlerini ihlal eden bu uygulamalara çok daha sert bir muhalif tavırla karşılık veriyor.
Diğer taraftan, konvansiyonel medya organlarını kontrol altında tutarak toplumda haber alma kanallarına yönelik bir güvensizlik algısını besliyorsunuz. Bu yasaklar sosyal medya mecralarını alıştığımız basın-yayın organlarından çok daha popüler bir hâle getirdi. Reklam anlaşmalarından tutun medya organlarına el koymaya kadar hem maddi hem moral anlamda basının önüne her gün yeni setler çekiliyor.
Kıymetli milletvekilleri, kontrollü kanallarda sunulan Türkiye manzarası maalesef bugün inandırıcı olmaktan uzaktır. Son on yılda gelir dağılımında yaşanan adaletsizlik, yoksullaşma, işsizlik gibi sorunlar yaşamın her anında hissedilir durumdadır. Basın özgürlüğünün adaletle, adaletin de ekonomik sistemle olan irtibatını artık anlamak zorundasınız. Her eleştiriyi düşmanlık, temel hak ve hürriyetlerin kullanımını iktidarınıza birer tehdit olarak görmekten vazgeçin. Bu hassas terazinin dengeleriyle oynadıkça sosyal hayatı da ekonomik sistemi de siyasal düzeni de altüst ediyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
CEMALETTİN KANİ TORUN (Devamla) - Eğer dün Sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiği gibi bir Avrupa Birliği vizyonumuz varsa, ekonomik krizden çıkmak için yatırım çekme niyetiniz varsa bu dengede basın özgürlüğünün haber alma hakkının en hassas alanlardan biri olduğunu bilmeniz gerektiğini düşünüyorum.
Son olarak, Sayın Cengiz Çandar biraz önce bizim gruptan ve diğer milletvekillerinin maruz kaldığı muameleye ilişkin olayı anlattı ve bu yakışıksız tavrın bir muhatabının da tabii kendisi olduğunu söylemedi ama maalesef kendisidir. Yıllarca uluslararası alanda gazetecilik yapmış, Filistin davasının tanınmış bir ismi olarak devletin ajansı kendisine mikrofon uzatmayı bile değer bulmamıştır. Bu kaçıncı ayıp arkadaşlar, bu ajansın?
Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)