GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:90
Tarih:05.05.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖZGÜL SAKİ (İstanbul) - Teşekkürler.

AKP iktidarının sosyal politikaları, aile içi iktidar ilişkilerini, patriarkalı, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini görmezden gelerek oluşturmasının kadınlar, çocuklar LGBTI+'lar üzerindeki olumsuz etkilerini birçok defa dile getirdik.

Aileci sosyal politika anlayışının olumsuz etkilediği çok büyük bir kesim de çocuklarını tek başına büyüten anneler. Türkiye'de tek ebeveynli hanelerin yüzde 80'inden fazlasında bu tek ebeveyn kadın. Devasa boyutta ekonomik, toplumsal, yapısal sorunlarla tek başına boğuşan, çocuklarını tek başına büyüten 3,5 milyon kadın var ve bu hanelerde 7,5 milyon çocuk yetişiyor. İş yerlerinde, mahallelerde, kamusal kreşlerin olmadığı, bakım emeğinin neredeyse tamamının kadınların omuzlarına bırakıldığı bu sistemde bekâr annelerin güvenceli istihdama erişimi ise neredeyse imkânsız. OECD ülkelerinde bekâr annelerin istihdam oranı yüzde 77 iken buna karşın TÜİK verilerine göre bile bu oran Türkiye'de yüzde 11. Bugün Bekar Anneler Derneği Mecliste çeşitli ziyaretlerde bulundu, taleplerini ve çözüm önerilerini içeren bir dosyayı ilettiler. "Toplumsal ve ekonomik dönüşümler sonucunda aile yapısı farklı biçimlerde ortaya çıkabilmekte, tek ebeveynli haneler de bu toplumsal gerçekliğin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Buna karşın mevcut sosyal güvenlik sistemi ve istihdam politikaları ağırlıklı olarak çift ebeveynli hane modelini esas almaktadır. Oysa bu sosyal hizmet sistemleri bizim 'bekâr anne' olarak tanımladığımız boşanmış, eşi vefat etmiş veya evlilik birliği bulunmaksızın çocuk sahibi olan ve çocuğunun bakım sorumluluğunu fiilen üstlenen kadını ifade etmemektedir." diyorlar ve nafaka konusunda, kreşler konusunda, istihdama katılım konusundaki zorluklarını kapsamlı bir dosyayla bize iletmiş durumdalar ve burada, üzerinde durmak istediğimiz bir başka nokta bu. Aslında, sosyal hizmet anlayışının hane esasına göre uygulanmasını gerçekleştiren birçok ülke var ve bu ülkelerde kadınlar sadece ailede tanımlanmayıp eşit, özgür bir birey olarak tanımlandıkları için bu sosyal hizmet politikaları onları güçlendiriyor. Dolayısıyla onları güçlendirirken çocukları da kamusal hayatta güvenli bir şekilde kendini ifade edebileceği bir sistemde var olabiliyorlar ama şu anki var olan sistemde kadınlar çocuklarıyla tek başına evlerine kapatılmış durumdalar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.

ÖZGÜL SAKİ (Devamla) - Evet, tüm bunlara rağmen çözüm yok mu? Mesela, Aile Bakanı Mahinur Göktaş'ın vatandaşı olduğu Belçika'da tek başına çocuk büyüten kadınlar için konut desteği, vergi indirimi, ücretsiz kreş ve çeşitli projelerle 6 yaşından küçük çocukların bir yıl geçinmesinin tamamını devletin sağladığı, ondan sonra kademeli olarak desteklemeye devam ettiği sistemler var. Aile Bakanı bunları bizzat kendisi yaşadı kendi vatandaşı olduğu ülkede ama ne hikmetse bizim Aile Bakanlığının şu anki sosyal hizmetinde tek başına çocuk büyüten kadınlarla ilgili tek bir ibare olmadığı gibi "sosyal yardım" diye ayda 2 bin lirayı çok büyük bir rakammış gibi sunan bir anlayış var. Biz bunlara itiraz ettiğimizi ve kadınların, çocukların eşit, özgür özne oldukları bir sosyal hizmet politikasının gerekli olduğunu söylüyoruz. (DEM PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)