GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:85
Tarih:22.04.2026

RIDVAN UZ (Çanakkale) - Devleti yönetmek ciddiyet ister, liyakat ister, adalet ister, milletin derdini öncelemek ister.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İYİ Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Gazi Meclisimizi ve yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum.

Kıymetli milletvekilleri, evlatlarımızın geleceğini karartan en büyük tehditlerden birini gündeme getirmek için söz almış bulunmaktayım. Bu tehdit ne yazık ki görünmez bir düşman gibi sessizce yayılmakta. Siber zorbalık ve dijital çağın kör noktası olan dijital ve medya okuryazarlığı eksikliği bu. Maalesef çocuklarımız, gençlerimiz ekranların arkasında yalnız bırakılmış, korunmasız hâlde durmakta. Bu Meclis bu milletin evlatlarını da korumakla yükümlü.

Kıymetli milletvekilleri, TÜİK verilerine göre, 6-15 yaş arası çocuklarımızın yüzde 84'ü düzenli internet kullanıyor, yüzde 91'i akıllı telefon sahibi ve yüzde 76'sı sosyal medyayı aktif kullanıyor. 2025 verileriyle çocuk ve genç nüfusumuzda internet kullanma yüzdesi yüzde 91 seviyelerine ulaşmış durumda. İşin en acı tarafı, her 7 çocuktan 1'i akran zorbalığına maruz kalıyor. RTÜK'ün Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması'na göre 15-21 yaş gençlerimizin yüzde 35'i düşük dijital okuryazarlık seviyesinde, sadece yüzde 29'u yüksek seviyede. Erkeklerde biraz daha iyi olsa da genel tablo vahim. Ekran bağımlılığı, yüksek eleştirel düşünme zayıflığı ve mahremiyet bilinci oldukça düşük. Dijital okuryazarlık tam bir kurtarıcı olabilirken ihmal ediliyor. RTÜK ve MEB'in yıllardır yürüttüğü medya okuryazarlığı dersi seçmeli kalıyor. Gençlerimiz "Yeni teknolojiyi kolay öğrenirim." diyor ama yüzde 78,9'u yalan haberi ayırt edemiyor, kişisel verisini korumayı bilmiyor, siber zorbalık karşısında çaresiz kalıyor. Çocuklarımızın üstün yararı esas alınmalıdır. Burada gözü kapalı gibi davranmamalıyız, milletin evlatlarını kaderine terk etmemeliyiz. İktidarınız yıllardır "dijital dönüşüm" diyor ama çocukları dijital şiddete karşı koruma konusunda yetersiz kalıyor. Siber zorbalık mağduru bir çocuğun gözlerindeki o çaresizliği hiç gördünüz mü? Anne babanın "Çocuğum neden okula gitmek istemiyor?" diye çırpınışını hiç duydunuz mu? Bu acıları bitirmek bizim elimizde, bizlerin ellerinde. Peki, çözüm nedir? Söylüyorum: Özel siber zorbalık kanunu hemen çıkarılmalıdır, TCK'ye ağırlaştırıcı hükümler eklenmeli, platformlara aktif moderasyon ve bildirim zorunluluğu getirilmeli, dijital ve medya okuryazarlığı ilkokuldan liseye zorunlu ders olmalıdır. BTK Akademi eğitimleri EBA üzerinden tüm öğrencilere ve velilere ücretsiz ve zorunlu hâle getirilmeli; güvenli internet ulusal altyapı güçlendirilmeli, KADES benzeri çocuk siber ihbar hattı kurulmalı, aile ve öğretmen için eğitim yaygınlaştırılmalı; MEB, BTK, RTÜK ve Aile Bakanlığı koordineli çalışmalı çünkü bu Meclis milletin iradesidir. Evlatlarımızı dijital çağın kurbanı olmaktan kurtarmak için vakit kaybetmemeliyiz. Yarın çok geç olabilir. Çocuklarımıza güvenli bir gelecek borçluyuz. Bu borç ödenmezse ne millî birlik kalır ne de güçlü bir yarın.

Konuşmama başlarken şöyle seslenmiştim: Ey iktidar, devlet yönetmek ciddiyet ister, adanmışlık ister, liyakat ister, adalet ister, milleti öncelemek ister. İşte, bu vasfa uymayan idarecilerle ilgili Yaradan, yaratıcı Allah "Üç hususta onların yüzüne dahi bakmam." diyor. Kim peki bu üç idareci tipi, bu yönetme tipi? "Biri, idareciler onlardır ki çokça milletine, halkına yalan söylerler. Olmayan bir şeyi algıyla oluyor gibi konuşurlar." diyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun devam edin.

RIDVAN UZ (Devamla) - "İkincisi, halkın malını ve canını kendi malından ve canından kutsal sayarlar. Üçüncüsü de devlet hazinesini milletin ve halkın faydasına değil, önce kendilerine öncelerler ve kendilerini düşünürler." diyor. Bunlar ne yazık ki işte o yöneticilerdir ki Cenab-ı Allah'ın dahi yüzlerine bakmayacağı yöneticilerdir diyor, Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)