| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 85 |
| Tarih: | 22.04.2026 |
GÜLCAN KIŞ (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin geçici 1'inci maddesi üzerinde söz aldım.
Sözlerime başlamadan önce, Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da okullarda yaşanan saldırıların acısını yürekten paylaşıyorum; hayatını kaybeden öğrencilerimizi ve Ayla Öğretmenimizi rahmetle anıyor, ailelerine sabır diliyorum. Çocuklarımızın en güvende olması gereken yerlerde yaşanan bu tablo artık ailelerin her sabah aynı endişeyle güne başladığını gösteriyor: "Çocuğum acaba güvende mi, okula sağ salim ulaşabildi mi, çocuğum akşam eve geri gelebilecek mi?" İşte, tam da bu gerçeklik içinde bu düzenlemeyi konuşuyoruz.
Değerli milletvekilleri, yarın 23 Nisan, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk yüce Meclisimizin kuruluş gününü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak çocuklara armağan etti ama bugün geldiğimiz noktada çocuklara armağan edilen bir bayramı konuşurken çocukların güvenliğini, eşitliğini ve geleceğini de tartışmak zorundayız. Şunu açıkça söylemek istiyorum: Çocukların dijital dünyada sınırsız ve denetimsiz bir şekilde her içeriğe ulaşabilmesi elbette doğru değil; belirli sınırlar getirilmesi, yaşa uygun düzenlemeler yapılması, aile denetiminin güçlendirilmesi elzemdir. Bu yönüyle yapılan düzenleme tek başına yanlış değildir ama mesele tam da burada başlıyor çünkü çocuklarımızın hayatı bir bütündür. Siz sadece bir alanı sınırlayıp, diğer alanları görmezden geldiğinizde sorunları da çözmüş olmuyorsunuz. Çocuklarımızın karşı karşıya olduğu tablo çok daha derin; ülkemizde bir çocuk okula aç gidiyorsa, bir çocuk güvenli bir okul ortamına sahip değilse, bir çocuk eğitimde fırsat eşitliğinden yoksunsa siz sadece ekran süresini sınırlayarak o çocuğun hayatını düzeltemezsiniz.
Bakın, arkadaşlar, sorun parçalı değildir, sorun bir bütündür; çözüm de parçalı değil, bütüncül olmak zorundadır ama siz tam tersini yaparak her soruna parça parça, geçici ve günü kurtaran çözümler üretiyorsunuz; büyük sorunları küçük başlıklarla yönetmeye çalışıyorsunuz. Bakın, bu ülkede ne zaman bir felaket yaşansa aynı tabloyla karşılaşıyoruz. Deprem olur, on binlerce insanımız insanımızı kaybederiz, sonra önlem almaya çalışırsınız. Yangın olur, yüz binlerce hektar orman yanar, sonra önlem konuşulur. Sel olur, can kayıpları yaşanır, sonra önlem konuşulur. Kadın cinayetleri olur, toplum sarsılır, sonra önlem konuşulur çünkü önceden alınmış, güçlü, kalıcı, sistemli bir politika AKP kitabında hiçbir zaman olmadı. Bugün çocuklar için de aynı anlayışla hareket ediyorsunuz.
İktidar sıralarına sesleniyorum: Muhalefetin uyarılarına lütfen kulak tıkamayın. Bu meseleler siyasetüstüdür, bizim söylediğimiz her başlık da çocuklarımızın ve toplumun yararınadır. Mesele, kimin söylediği değil neyin doğru olduğudur. Asıl olan kalıcı çözümler üretmek ve çocuklarımızın, vatandaşlarımızın güven içinde yaşamasını sağlamaktır. Sorun büyüyor, risk artıyor, aileler endişe içerisinde ama çözüm olarak yine yasak ve sınırlama getiriyorsunuz. Oysa gerçek çözüm şudur: Çocuğun eğitim sistemini güçlendireceksiniz, çocuğun sosyal yaşam alanlarını genişleteceksiniz, çocuğun güvenliğini sağlayacaksınız, aileyi destekleyeceksiniz ama siz eğitim sistemini yıllardır bir yapboza çevirdiniz, her gelen Bakanla değişen istikrarsız bir yapı kurdunuz, çocukların geleceğini planlayan değil belirsizliğe iten bir sistem yarattınız. Bugün geldiğimiz noktada çocuklar sadece dijital dünyada değil gerçek hayatta da güvende değiller.
Ve bir gerçeği daha görmezden geliyorsunuz: Her yasak, merak üretir; alternatif sunumlar getirilen her sınırlama başka sorunları da doğurmaktadır. Bu nedenle yasak tek başına çözüm değildir. Çözüm eğitimdedir, çözüm rehberliktir, sosyal imkândır ve fırsat eşitliğidir ama AKP iktidarı olarak bu alanlarda güçlü bir politika üretmek yerine en kolay yolu seçiyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
GÜLCAN KIŞ (Devamla) - Teşekkür ederim.
Değerli milletvekilleri, evet, teklifin içinde bazı olumlu başlıklar var ama birkaç doğru düzenleme bu teklifin bütününün içindeki yanlış mantığı gizleyemiyor çünkü mesele, artık tek tek maddeler değil iktidarın yönetim anlayışıdır. AKP iktidarı yirmi dört yılın sonunda bu ülkeye güven vermiyor, çözüm üretmiyor, toplumu rahatlatmıyor. Tam tersine sorunları büyütüyorsunuz, sonra da o sorunların üzerine yeni yasaklar koyuyorsunuz. Görüştüğümüz bu torba kanun teklifi de bunun yeni bir örneğidir.
Bizler çocukların korkmadan büyüdüğü, gençlerin umutla yaşadığı, ailelerin yoksullukla sınanmadığı, devletin vatandaşını denetlemek yerine desteklediği bir Türkiye istiyoruz. Bu nedenle, görüşmekte olduğumuz bu torba kanun teklifine karşı olduğumuzu ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP, DEM PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)