| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 85 |
| Tarih: | 22.04.2026 |
FERİT ŞENYAŞAR (Şanlıurfa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Haklarını almak için maden işçileri Kurtuluş Parkı'nda yağmur altında açlık grevini sürdürürken ben yasayla ilgili konuşmamı en sona bırakacağım.
1 Mayısa giderken, kefenini cebine koyarak yerin yedi kat altında çalışan bütün emekçi yoldaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Emeğinin karşılığını almak için Eskişehir'den Ankara'ya dokuz günde yürüyerek gelen ve üç gündür açlık grevinde olan 103 emekçi maden işçisi Meclisten bir çözüm beklerken halkın vekilleri olarak bu duruma duyarsız kalmayacağız. Maden işçileri ülkeyi yöneten iktidardan ve devletten sadaka, lütuf istemiyor. Emeğinin karşılığını gasbeden, 3 bin tane maden ruhsatı bulunan holding sahibi Sabahattin Yıldız'ın beş aydır ödemediği maaşlarının ve tazminatlarının ödenmesini istiyor işçiler. Sabahattin Yıldız eski AKP milletvekili ve holdingin yönetim kurulunda eski Enerji Bakanı Taner Yıldız da bulunmaktadır. İşçiler, Doruk Madencilikte üç yıldır köle koşullarında çalıştırılıyor. Eskişehir'den sorunlarının çözümü için bir muhatap bulamayınca Ankara'ya geldiler. Ankara'nın girişinde madencileri biz karşıladık ve buradan iktidar vekillerine soruyorum: Şu an Ankara'da Kurtuluş Parkı'nda eylemini devam ettiren maden işçilerine "Haksızdır, şov yapıyor." diyen bir AK PARTİ milletvekili var mı? Ve işçilerin Ankara'ya girdiklerinde nasıl bir muameleyle karşılaştıklarını anlatacağım. İşçiler Ankara'ya girdiğinde, bizimle görüştüğünde "Polislere karşı kesinlikle bir eylem yapmayacağız, direnmeyeceğiz." dediler. Polisler işçilerin yanına geldiğinde herhangi bir uyarı yapmadan direkt işçilere saldırdılar ve babası yaşında bulunan bir işçi polis tarafından yerlere atılıp fırlatılıyor. Buradan İçişleri Bakanına -İçişleri Bakanı aynı zamanda bir hafızımız- sesleniyorum: Hangi ayette emeğini isteyen işçilere zulüm yapılır? Evet, şu an maden işçileri yağmur altında, Kurtuluş Parkı'nın içinde eylemini sürdürüyorlar; bir çadır kurmak istediler, buna da kolluk izin vermedi. Buradan iktidar vekillerine sesleniyorum: Maden işçileri sizden çözüm bekliyorlar, bu talebe kulağınızı kapatıyorsunuz. "Biz emekçinin, işçinin yanındayız." diye yalan söylemeyin. Zulüm karşısında sessiz kalan dilsiz şeytandır. Biz, sessiz kalmıyoruz, muhalefet sessiz kalmadı; iktidar susuyor. Türkiye halkları bu onurlu eylemi takip ediyor. Patronların, sermayenin, rantın partisi olan AKP kaybedecek, hakları için mücadele eden maden emekçileri kazanacaktır.
Burada Sosyal Hizmetler Yasası'nı görüşüyoruz, çocukların üstün yararından bahsediyoruz. Nüfusumuz yaşlanıyor, doğum oranını artırmak için, çalışan anneler için doğum izinleri yirmi dört haftaya çıkarılıyor. Genç nüfusun artmasını hepimiz istiyoruz. Peki, çocuklara güvenli bir gelecek bırakmak için iktidar olarak ne yapıyorsunuz? Çocuklar için yaşam alanı bırakmadınız. Ülke topraklarının üçte 1'ini maden sahasına dönüştürdünüz. Eğitim yuvası olan okullar bile liyakatsız politikalarınız yüzünden çocukları okuldan soğuttu.
SMA'lı çocuklar bu ülkenin kanayan yarasıdır. SMA ve DMD tedavisi mümkün olan genetik bir hastalıktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
FERİT ŞENYAŞAR (Devamla) - Ülkede binlerce SMA ve DMD hastası çocuk vardır. Anne-babalar çocuklarını yaşatmak için sokakta, sosyal medyada yardım topluyorlar. Önümüze getirdiğiniz Sosyal Hizmetler Yasası'nda SMA ve DMD hastalarının tedavi masrafları SGK tarafından karşılanır diye bir madde neden yok? Annelerin ben çocuğumu kaybetmek istemiyorum feryatlarına neden kulaklarınızı tıkıyorsunuz? SMA'lı hasta çocuklar annelerinin gözü önünde günden güne eriyorlar. Tedavi haktır, devlet çocukların tedavisi için paramız yoktur diyemez, eğer devlet böyle bir cümle kullanıyorsa acizliğin göstergesidir. SMA ve DMD hastalarının ölümü kader değildir. Bir anne sesini yetkililere duyurmak istiyor ve buradan annenin sesini dinliyoruz.
(Hatibin cep telefonundan bir ses kaydı dinletmesi)
(DEM PARTİ sıralarından alkışlar)