| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 85 |
| Tarih: | 22.04.2026 |
CHP GRUBU ADINA GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; ben de bu ağır gündem altında Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlarken dün Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku beni aradı ve sizlere şu mesajı iletmemi istedi: "Meclisten tek bir şey istiyoruz. Kardeşimin bir mezar taşına kavuşabilmesi için ve bu mesele sadece ve sadece Doku ailesinin değil, sadece Gülistan meselesi de değil, bu, artık Türkiye'nin meselesidir. Bu meselenin aydınlatılması için Gülistan Doku bir aracı olacaksa çok mutlu oluruz. Lütfen, oradaki 600 milletvekili bu önergeye 'evet' desin ve Türkiye'nin artık Gülistan Dokuların kaybettirilmesinden bir daha gündemi meşgul edilmesin." Ben de elçiye zeval olmaz, bu meseleyi sizinle paylaşmak istedim.
Deniyor ki: "Delil yok." Şimdi, ben, 2022 yılında Sayın Genel Başkanımızın görevlendirmesiyle, bu cinayet sebebiyle, kaybettirilme sebebiyle Tunceli'ye gittim. Milletvekili arkadaşımızla birlikte yaptığımız araştırmalarda, emin olun, bugün gözaltına alınan, tutuklanan her bir şüpheliyle ilgili "Soruşturulmalı, ifadesi alınmalı, dijital materyaller üzerinde inceleme yapılmalı." demişiz; 2022 yılından bahsediyorum arkadaşlar, 2026 yılındayız. O gün bir iki milletvekili arkadaşımızla biz bunları görebilmiş isek bunu savcıların, dönemin savcılarının, dönemin İçişleri Bakanının, dönemin Emniyetinin görememe ihtimali var mı sizce?
Birkaç örnek vereyim: Ulusal Kriminoloji Raporu 2020 yılında geliyor ve diyor ki: "Burada bir intihar iddiası yok, bu, bir ışıltıdır, yansımadır." Peki, soruyorum: Bu dosyaya giren bilirkişi raporu, Ulusal Kriminoloji Laboratuvarının raporu sonrasında neden hâlâ beş yıldan bu yana "intihar" dediniz? Neden bir kez olsun cinayet şüphesinden bahsetmediniz? Bundan bahsedilmedi ama "Bu, bir intihar değildir, raporla kanıtlanmıştır." diyen ailenin avukatı hakkında soruşturma açtınız yani asıl konuyu saptırmak tam da böyle bir şey.
Başka bir mesele, Gülistan'ın erkek arkadaşı olduğu iddia edilen, "Zeynal" denilen şahsın cep telefonu ve dijital materyalleri Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderiliyor; bir buçuk yıl boyunca tık yok Emniyet Genel Müdürlüğünden, bir buçuk yıl sonra bir A4 kâğıdında diyor ki: "Suç unsuru bulunamamıştır." 2'nci incelemede aynı materyallerden onlarca suç unsuru bulundu ve bu materyalden çıkan suç unsurlarıyla bugün bu soruşturma bu aşamaya geldi ve soruşturmaya ışık tuttu. Hani delil yoktu arkadaşlar? Hani delili karartmak yoktu?
Hastane kayıtları; hastane kayıtları POLNET üzerinden Emniyete direkt geçiyor, Emniyetin eline bu kayıtlar geçmiş, böyle bir kaydettirilme vakası var, neden Emniyet hastane kayıtları silindi ya da silinmedi bilmeden bunu savcılığa teslim etmedi arkadaşlar, neden teslim etmedi? Bu soruların cevabını bulabiliyor muyuz? Ya da beş dakika arayla olaydan iki gün sonra kendisini ASELSAN yetkilisi olarak ifade eden kişi 155'i arıyor ve diyor ki: "O üniversitedeki kameraların yönünü değiştirin." Sevgili arkadaşlar "3 araç geçecek, yönünü değiştirin." diyorlar, neden bu konunun üzerine gidilmedi? Neden o dönemde, sonrasında da 3 Cumhuriyet Başsavcısı değişti, 4 Emniyet Müdürü değişti, Bakan değişti; neden gidilmedi arkadaşlar? Neden bu konu araştırılmadı?
Arkasından, devam eden bir soruşturma var, Gülistan Doku'nun dijital materyali yani sim kartı aileden Vali tarafından alınıyor. Arkadaşlar, Valinin delil toplama yetkisi mi var? Devam eden bir soruşturma, dosyaya verilmiyor, özel bir ulakla, koruma müdürüyle Ankara'daki bir siber uzmana gönderiliyor. Arkadaşlar, bunu öğrenen o dönemin savcısı neden Vali hakkında İçişleri Bakanlığına bilgi vermiyor, suç duyurusunda bulunmuyor? Neden bu incelemeyi yapan ya da bu inceleme için evrakı, sim kartı götüren hakkında... Bu götüren de Emniyet yetkilisi arkadaşlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - Neden bu konu araştırılmıyor, soruyorum. Zeynal'ın ailecek Antalya'da beş yıldızlı otele gitmesi için kim gidiyor? Tunceli İl Emniyet Müdürü, Tunceli Asayiş Şube Müdürü, koruma müdürleri. Diyor ki: "Antalya İl Emniyet Müdürü size bir otel ayarladı." Antalya İl Emniyet Müdürü hakkında bir inceleme var mı şu ana kadar arkadaşlar? Nereden bakarsanız bakın, öncelikle o Valiliğe ait gençlik merkezindeki olan biten iddialar, üniversitedeki iddialar açığa kavuşturulmalı. Onunla birlikte de Valilikten ve kayyum Belediye Başkanlığının ihalesini alan Altaş ve Açıkgöz soy isimli firma sahipleri kimdir? Çünkü her ikisinin evladı da, oğlu da bu dosyada soruşturulmalı, araştırılmalı.
Sevgili arkadaşlar, bu konu kapatılamaz. Yargı devam eder ama bu Meclisin vebalidir, bu çürümüşlüğü ortaya çıkarmak her birimizin görevidir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP, DEM PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)