GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:85
Tarih:22.04.2026

CHP GRUBU ADINA SEVDA ERDAN KILIÇ (İzmir) - Teşekkür ederim Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kürsü son dönemde ne yazık ki ne bu ülkeye ne bu halka ne bu devlete yakışan, yüz karası konuların konuşulduğu, devletin neredeyse bütün kurumlarının çöküşüne şahitlik eden bir kürsü oldu. Gülistan Doku da maalesef böyle bir konu. Bir üniversite öğrencisi, sizin de çocuklarınız gibi bir ananın, bir babanın evladı ama o şu anda mezarı bile belli olmayan bir evlat. Tam altı yıldır bir anne Tunceli'de köprünün başında, altında suyun bile sustuğu o baraja bakıp "Kızım nerede?" diye feryat ediyor. Altı yıl boyunca bu devletin kurumları o anneye yalan söyleyip durdu "Kızınız intihar etti, kızınız intihar etti, suda arıyoruz." deyip durdu. Oysa Gülistan suyun derinliklerinde değil, devletin içine sızmış, makam odalarına gizlenmiş, üniformaların arkasına saklanmış o karanlık koridorlarda kaybedilmiş aslında. Yetmedi, kızını arayan aileye zulüm devam etti, Gülistan'ın annesi ve ablası oturma eylemi yaptılar diye gözaltına alındılar. 18 Kasım 2020'de, yine bu kürsüde bu olaya isyan etmişim, onu da tutanaklardan buldum.

Değerli milletvekilleri, bu bir cinayet değil, bu bir organizasyon, Epstein olayından da hiçbir farkı yok aslında. Şimdi, düşünün, bir kenti yönetmesi için gönderdiğiniz vali tutuklu, şehri emanet ettiğiniz o valinin oğlu tutuklu, şifa dağıtması gereken hastanenin başhekimi tutuklu, adaleti sağlaması gereken polis tutuklu, koruma tutuklu. Şimdi, bu tutuklamalarla yüreğimiz soğuyor mu? Hayır, soğumuyor çünkü o karanlık geceyi organize edenler, dosyayı altı yıl boyunca sümen altı eden siyasiler ve intihar yalanını manşet yapanlar, hepiniz bu suçun ortağısınız. (CHP sıralarından alkışlar)

Hangi kanun, hangi kitap baş şüphelinin ailesine "Vali Bey size para verecek, korkmayın." demeyi yazar? Hangi kanun, hangi kitap Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarını silmeyi yazar? Hangi kanun, hangi kitap gencecik bir kızın hayatını, sırtını devlete dayayarak yok etmeyi sayar? Hangi kanun, hangi kitap orada olmadığını bildiğiniz hâlde, barajı boşaltıp boşaltıp o aileye bu acıyı yaşatır? Hangi kanun, hangi kitap "Cesedi oradan oraya taşıyın." diye yazar. Hangi vicdan, bunlar olurken bir annenin "Kızımın bir kemiğine razıyım, bir mezarı olsun yeter." çığlığına kulaklarını tıkar, hangi vicdan buna kulaklarını tıkar, altı yıl boyunca? (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, ülkeye bakın; valiye güvenemiyoruz, hastaneye güvenemiyoruz, emniyete güvenemiyoruz, okullara güvenemiyoruz, yurtlara güvenemiyoruz. Yani bu sadece bir güvenlik krizi değil, sadece bir güven krizi değil; bu devletin temel sütunları çökmüş artık, bunu kabul edin. Gelin, el birliğiyle bu sütunları yeniden inşa edelim. Burada, böyle, dinlemekle, el kaldırıp indirmekle olacak şey değil bu.

Bakın, bu sadece bir Gülistan Doku meselesi de değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

SEVDA ERDAN KILIÇ (Devamla) - Bu ülkede kaç kadın cinayeti "intihar" denilerek kapatıldı, kaç kadın "Yüksekten düştü." denilerek dosyalar rafa kaldırıldı? Bu bir tesadüf değil. Bu ülkede tesadüfen ölmüyoruz, tesadüfen hayatta kalıyoruz bu ülkede. O yüzden diyoruz ki bu araştırma komisyonu kurulsun ama sadece Gülistan Doku için değil, adını bilmediğimiz, dosyası kapatılmış bütün çocuklar ve kadınlar için kuralım; bu karanlık dosyaların tamamı yeniden açılsın ve kim sustuysa, kim görmezden geldiyse, kim elindeki gücü kullandıysa vali de olsa, bakan da olsa, eski bakan da olsa, cumhurbaşkanı da olsa o koltuğunda rahat oturmamalı biz bu Meclisteyken. (CHP sıralarından alkışlar)

O yüzden bu Meclis çok önemli bir göreve sahip bugün bu oylamada; ya bu karanlığı birlikte dağıtacağız ya da bu karanlığın bir parçası olarak burada utanç içinde siyaset yapmaya devam edeceğiz diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP, DEM PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)