GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:85
Tarih:22.04.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 dünyasında artık "dijital" sadece elektronik ortamda gelişen teknolojiye değil maalesef bağımlılığa da karşılık geliyor. Tıpkı uyuşturucu, uyarıcılar gibi teknoloji de bağımlılık yapan maddeler arasında sayılıyor, tedaviler geliştiriliyor buna dair zira yoksunluk krizi geçiren hatta yatarak tedavi gören dijital bağımlılar var.

(Uğultular)

SELCAN TAŞCI (Devamla) - Keşke iktidar sıralarında oturan, bununla ilgili yasaklar çıkarmak isteyen arkadaşlar da dinleseler ya da dışarı çıksalar biz de bu çok önemsedikleri konuyu burada sağlıklı bir şekilde konuşabilsek. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)

NURETTİN ALAN (İstanbul) - Meclise hitap edin, iktidar partisine değil.

SELCAN TAŞCI (Devamla) - Hitap edemiyoruz o kadar büyük bir gürültü geliyor ki ben kendimi duyamadığım için konuşamıyorum burada.

YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Bir de cevap veriyor!

SELCAN TAŞCI (Devamla) - Şu hareketi de size hiç yakıştıramıyorum, gerçekten yakıştıramıyorum. Yani günlerdir konuşmak istediğiniz konuda önerge veriyoruz. El kol hareketi yapmayı da bir kadın milletvekiline karşı yapmayı da hiç yakıştıramıyorum. Duyamıyoruz kendimizi, duyamadığımız için konuşamıyoruz.

SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - İşine bak!

SELCAN TAŞCI (Devamla) - Ki hiç haz da almıyorum böyle bir polemikten, hiç böyle bir adetim de yok, biliyorsunuz çok da iyi.

Süre de gitti Başkanım, çok enteresan.

BAŞKAN - Buyurun devam edin siz.

SELCAN TAŞCI (Devamla) - BTK, ortaokul ve lise öğrencilerinin yüzde 50'sini risk grubunda sayıyor;, Yeşilay verileri daha feci, 12-18 yaş grubu başvurularda dijital bağımlılık oranı yüzde 64'leri bulmuş durumda. Bu, görmezden gelinebilecek bir oran değil. Çocuklarımızı kesinlikle çevrim içi ekosistemin potansiyel zararlarından korumalıyız ama nasıl, Don Kişot gibi bir bilinmezliğe karşı kılıç sallayarak mı ya da günlerdir konuşulan yasaklarla mı? Mümkün değil aslında, mümkün değil çünkü bağımlılık bir neden değil sonuç. Çocuğun en basit ifadesiyle yalnızlığının sonucu, içine terk edildiği boşluğun sonucu; ailesiyle kuramadığı iletişimi kurma ihtiyacının, onaylanma ihtiyacının sonucu hatta mahallesizliğin yani sosyolojimizle uyumsuz, yanlış kentleşmenin sonucu; yüzde 30'ları geçen çocuk yoksulluğunun, güvensiz sokakların, sosyalleşme imkân ve araçlarından mahrumiyetin sonucu; her lafa "ailenin güçlendirilmesi" diye başlayıp da ailenin aynı masa etrafında buluşma imkânını ortadan kaldıracak şekilde kurgulanan çalışma hayatının sonucu, çocuğun okul çıkışında mahkûm olduğu o kocaman meçhulün sonucu. TÜİK'e göre yüzde 66,1 ama RTÜK'ün dijital okuryazarlık araştırmasına göre her 10 gençten 9'unun sosyal medya hesabı var, ortalama üç saat yirmi dört dakikayı sosyal medyada geçiriyorlar ve her 10 gençten 6'sının dijital okuryazarlık düzeyi yüksek, en azından ailelerinden yüksek, öğretmenlerinden yüksek. Zira AB ülkelerinin genel dijital beceri ortalaması yüzde 56'yken, bu oran Türkiye'de yüzde 33; Avrupa 3'üncüsüyüz ama sondan 3'üncüyüz. Madem çocuklarımızı çevrim içi tehditlerden -ki taciz, siber zorbalık, tehdit, dolandırıcılık, radikalleşme, intihara yönlendirme; tehdit her biri gerçekten de- korumak istiyoruz en azından ne yapmamız beklenir? Aslında hiç de külfeti olmayan, üstün beceri geliştirmeyen güvenli interneti tercih edebiliriz, değil mi? Türkiye'de 55 milyon civarında -sözüm ona- güvenli internet abonesi var ama çocuk profili tercih edenlerin oranı ne kadar biliyor musunuz? Yüzde 0,04 yani riyakârız aslında bu alanda da. 2017'den beri güvenli internet merkezi var. Kaç aile bilinçlenmek için ya da kaç aile yardım istemek için kullandı burayı? Çok düşük orada da veriler. Kaç aile ebeveyn kontrol mekanizmalarını işletecek beceriye sahip? Bir emniyet müdürümüz söylemişti: "Bilişim alanında bizden daha iyi olan çocuklar bu sebeple yargılanıyorlar, heba olan dehalar aslında onlar." Sadece dijital cehalet de değil, yozlaşma aslında baş belamız. Çocuğun en temel haklarını çiğneyerek üzerinden para kazanacağı bir ticari metaya dönüştürmekte beis görmeyen aileler "Çocuklarımızı koruyun." diye feryat ediyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

SELCAN TAŞCI (Devamla) - Kimse sormuyor "Teşhircisiniz aslında. Sen neden çocuğunu hedef tahtasının tam göbeğine yerleştirdin peki?" diye. Sosyal medyaya gelene kadar birçok kanunumuz var aslında. Geleneksel medyada da işte, akıllı işaretlerimiz var. Bakıyoruz akranda akıllı işaret var, şiddet-korku işareti var, artı 7 işareti var; peki, ekranın karşısında ne var? Anne, baba ve çocuklar. O işaretlere rağmen aslında o mahzurlu yayınları izliyorlar. Yani, aslında ekranın karşısında kocaman bir idraksizlik, bilinçsizlik sorunumuz var.

Bu asla bir suçu dijitale, aileye yükleyip kenara çekilme önergesi değildir; tersine, toplumsal çürümeye karşı bir şuur seferberliği başlatmak da dâhil, devlete asli görev ve sorumluluklarını hatırlatma önergesidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SELCAN TAŞCI (Devamla) - Yaklaşık 5 milyar dolar yazılım ihracatı olan Türkiye'nin genç dehalarını köreltmek yerine çevrim içi suçlara karşı çocuklarla birlikte onları bilinçli yetiştirmelerini beklediğimiz aileleri ve öğretmenleri de bilinçlendirme seferberliği davetidir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)