| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 84 |
| Tarih: | 21.04.2026 |
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa'mızın 7'nci maddesi yasama yetkisinin Türk milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kullanılacağını ve bu yetkinin asla devredilemeyeceğini net bir şekilde hükme bağlamış. Yine, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle ilgili referandumda propaganda yapan kimi kişiler büyük büyük iddia ve vaatlerde bulundular. Ne dediler bu millete? "Bu referanduma 'Evet.' deyin." "'Evet.' dediğimizde ne olacak?" "Türkiye Büyük Millet Meclisi -yasama- kendi işini yapacak, hükûmet kendi işini yapacak." diye büyük büyük vaatlerde bulundular, millet de buna inanarak "Evet." dedi. Peki, ne oldu? Trafik Kanunu'nu kim hazırlıyor, milletvekilleri mi Sayın Ali Yerlikaya mı? Bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifini Aile Bakanı mı hazırlıyor, yoksa milletvekilleri mi? "Hayır, biz altını imzaladık." diyebilirler ama Mahinur Hanım'ın medyaya yansıyan birçok beyanatı var "Bakanlık olarak hazırladık, direkt komisyona sevk edeceğiz." gibi, usulü bilmediği için de eksik bilgilendirmeler de yapıyor. Daha önce öğretmenlerle ilgili kanunu kim çalıştı? Sayın Yusuf Tekin; hatta dedi ki: "İmza kısmını tamamlamak üzere AK PARTİ Grubuna gönderiyoruz." 12'nci yargı paketini kim çalışıyor? Sayın Akın Gürlek. Vergi mevzuatıyla ilgili yasa teklifini kim çalışıyor? Maliye bürokratları. Yani şunu demeye çalışıyoruz: Hani yasama kendi işini yapacaktı, yürütme kendi işini yapacaktı? Yasamayı sadece el kaldırıp el indiren birer makineye dönüştürdük. Biz burada iktidarı muhalefetiyle 600 milletvekilinin hukukuna sahip çıkıyoruz. Önergeleri dinlemeden, sadece ret oyu vermek için gecenin geç saatlerine kadar, sabahlara kadar milletvekillerini burada tutan işlevsiz bir Parlamentoya itiraz ettiğimiz için, bunu milletvekillerinin onurunu kıran bir davranış olarak gördüğümüz için itiraz ediyoruz. Neye itiraz ediyoruz? Diyoruz ki: Torba yasa getirmeyin.
Bakın, aileyle ilgili bir düzenleme getirdiniz, bizim de destek verdiğimiz hususlar var ama aynı zamanda Dijital Mecralar Komisyonunun konusuna giren maddeler var, Adalet Komisyonunun konusuna giren maddeler var, oralarda tartışılsın. "Hayır, zaten bürokratlar bunları gönderdiler bize, biz bu yasaları ilgili ihtisas komisyonlarında görüşmek istemiyoruz." O zaman Dijital Mecralar Komisyonuna niye buradan üye seçiyoruz? Adalet Komisyonuna niye üye seçiyoruz arkadaşlar? Bu milletvekillerine karşı bir saygısızlık değil de nedir? Bu milletvekillerini hiçe saymak değil de nedir Allah aşkına? Bizim burada yapmak istediğimiz şey, Türkiye Büyük Millet Meclisinin hukukuna sahip çıkmaya çalışıyoruz. "Kuvvetler ayrılığı" diyorsunuz, yasama organı bir kuvvettir. Bu kuvvetin sizler farkında olmayabilirsiniz ama milletvekilleri olarak bu hukuka biz sahip çıkmazsak yarın bir gün burayı sadece 600 memurun olduğu bir Meclis gibi görmeye devam ederler. Ne yaparlar? "Önümüzdeki süreçlerde -herhalde en iyisi bence de o- Cumhurbaşkanlığında bir mevzuat daire başkanlığı kursunlar, orada atanmış olan bir Meclis başkanını da belirlesinler, hiç ne komisyonu ne burayı ne de milletvekili arkadaşları geç saatlere kadar çalıştırmaya gerek kalmadan mevzuat genel müdürlüğü Cumhurbaşkanlığından gelenleri direkt yayınlasın, Resmî Gazete'de de kanunlaşsın, Türkiye Büyük Millet Meclisini de boşuna meşgul etmeyelim." diye düşünenler olabilir ama biz muhalefet partileri olarak burada yapmak istediğimiz şey, sadece kendi iddialarımızı değil, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevi şahsiyetine, Anayasa’nın 7'nci maddesindeki yasama yetkisi devredilemez, ne İçişleri Bakanına ne Aile Bakanına ne Millî Eğitim Bakanına ne de Maliye Bakanının bürokratlarına devredilemez, bu yetki milletvekillerinindir. Eğer milletvekilleri biz yetkimize sahip çıkmazsak daha çok bizi memur görüp, kanunları buraya gönderip "Komisyonda yirmi dört saat çalışın, komisyondan geçirin. Genel Kurula geldi, muhalefet itiraz mı ediyor? Gece geç saatlere kadar dışarıda oturun, önerge sırasında içeri girin." diye bu kanunları çıkarttırmaya devam ederler ve bu şahsen bir milletvekili olarak benim onuruma ve gururuma dokunduğu için söylüyorum.
Bakın, bugünkü önerimiz neydi? Dedik ki: "Bakın, 21, 22, 23, bunlar ilgili komisyona gitsin, diğer maddeleri hep beraber çıkaralım." "Hayır, bunlar burada konuşulsun." Burada Aile Bakanının bürokratları var, eminim "Ya, bu Dijital Mecralar Komisyonunda görüşülmesi gereken maddeleri bize niye hazırlatıyorsunuz?" diye onlar da itiraz ediyorlar. Yani bir torba yasayla Meclisin ihtisas komisyonları niçin işlevsiz hâle getiriyoruz? Niçin bütün işi ya Plan ve Bütçe Komisyonuna ya da başka komisyona yüklüyoruz? 15 ihtisas komisyonumuz var, bunları niçin çalıştırmıyoruz? Niçin birer memur muamelesi görmeyi içimize sindiriyoruz, niçin bunu kabul ediyoruz, bizim temel itirazımız bu. Gecenin bu saatlerine kadar karar yeter sayısı, yoklamalarla bu itirazları niçin yapıyoruz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT KAYA (Devamla) - Devam ediyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
BÜLENT KAYA (Devamla) - İşte, bu farkındalığı oluşturmak için. Milletvekilleri olarak biz hiç kimsenin memuru değiliz. Burada yasa hazırlanacaksa milletvekilleri tarafından hazırlanacak, burada yasa müzakere edilecekse milletvekilleri tarafından müzakere edilecek. Bakanlık bürokratları bu Mecliste arka tarafa gelip "Gelin, itiraz ettiğiniz maddeler nelerdir?" diye bizimle müzakere etmeyecek. Bu kanun teklifinin altında imzası olan 69 milletvekili var. Eminim, bu 69 milletvekilinden bu kanun teklifinin detayına vâkıf arkadaşlarımız var. Onlar gelip bizimle müzakere edecek, Bakanlık bürokratları "Nereye itiraz ediyorsunuz?" diye bizimle muhatap olmayacak. Bizim muhatabımız Bakanlık bürokratları değil, küçümsediğimiz için söylemiyorum çok değerli bürokratlar ama bu, Parlamentonun işi; bu, milletvekillerinin işi; benim onuruma dokunduğu için itiraz etmeye devam edeceğim arkadaşlar, ta ki Türkiye Büyük Millet Meclisi kendi hukukuna sahip çıkana kadar diyor Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.(YENİ YOL, CHP, DEM PARTİ ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)