GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:84
Tarih:21.04.2026

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu bu saatte saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Adalet ve Kalkınma Partisi sıralarını ilk kez bu kadar dolu görüyorum. Bu anlamda Meclisin yasama faaliyetine bu katkılarından dolayı iktidar partisine şükranlarımı iletiyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

Şimdi, bugün bu kanunu tartışırken ve özellikle Maraş'taki ve Urfa'daki bu acı hadiseyi de bu kürsüde dile getirirken bir yandan da bu Gülistan Doku'nun kayboluşu ya da onun hâlâ bulunamayışına ilişkin Tunceli'deki gelişmeleri hepimiz telefonlarımızdan takip ettik. Şimdi, bunların hepsini takip ederken bu eskiden seyrettiğimiz Amerikan filmleri vardı, hatırlar mısınız, böyle o ya da Amerika'daki bu gazetelere çıkan, işte okullarda baskın yapan...

(Uğultular)

BAŞKAN - Sayın Poyraz, bir dakika...

Değerli milletvekilleri, bazı milletvekili arkadaşlarımız uğultudan hatibi dinleyemediklerini söylüyorlar; konuşan arkadaşlarımızın kulise geçmelerinde fayda var.

Buyurun Sayın Poyraz.

UĞUR POYRAZ (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan nezaket için.

Bu Amerika'daki haberlerde, Amerikan basınında gördüklerimizde okulları basan gençler var, okullarda katliam yapanlar. Yine, o Amerikan filmlerinde kirli siyasetçiler vardı, kirli bürokratlar vardı, kirli belediye başkanları, kirli valiler. Bir bakıyoruz ki bunların hepsi Türkiye'de tek tek cereyan etmeye başladı. Şu an düşünebiliyor musunuz Adalet ve Kalkınma Partisinin yirmi üç yıllık iktidarı sonucunda Tunceli Valisi bugün gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Mesela bu konuyla ilgili hiç kendinizi sorguluyor musunuz ya da bununla ilgili bir endişe yaşıyor musunuz? Tunceli Valisi, Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi, oradaki diğer kamu görevlileri, bayağı bir şebeke oluşmuş, bu şebeke karşılığında ve şu an yargı bir faaliyette altı yıl sonra. Şimdi, bütün bunların hepsi bu düzenin ne hâle geldiğine ilişkin ya da kendi bürokrasisini ne hâle getirdiğine ilişkin önemli bir emare. Buradan defalarca ifade ettik, bu Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine -zaman zaman buna kızdınız ya da üzüldüğünüzü biliyorum- biz "tek adam rejimi" dedikçe buna siz "Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi" diyorsunuz ya da "Türk tipi başkanlık sistemi" diyorsunuz ama bunun sonucunda yapılan atamalarda herkesin atandığı yerde kendini bir tek adam olarak ilan ettiğini hepimiz acı bir şekilde tecrübe diyoruz. Sizler bölgelerinizde milletvekilisiniz, bölgelerinizdeki bürokrasiyle muhatap olduğunuzda bürokrasi diyor ki: "Beni de Cumhurbaşkanı atadı." Yani her taraf tek adamcıklarla dolu, işte o tek adamcıkların kontrolsüzlüğü sonucunda bugün eski Tunceli Valisine önce gözaltı, şimdi de tutuklandı. İfadesine göz geçirdim kamuya açık kaynaklardan erişebildiğim kadarıyla. İfadesinde Emniyet ve yargıyı baypas ederek bir sim kartı ele geçirdiğini ve bunu bir polis memuru eliyle araştırttığını söylüyor. Bunu söyleyen bir mülki idare amiri, bunu söyleyen o ilin en yüksek mülki idari amiri. Bunu oraya atayan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının yetkilileri ve buna ilişkin, bugün, bu kürsüde tek bir AK PARTİ milletvekili -Sayın Grup Başkan Vekilleri de dâhil- tek kelam etmedi. Bizi bu konuda bilgilendirin. Buna ilişkin hem Adalet Bakanlığıyla hem İçişleri Bakanlığıyla şu ana kadar iletişim kurmuş, böylesine infial yaratan başka bir başlığa ilişkin en az bizler kadar, en az Tuncelililer kadar, en az Doğu ve Güneydoğulular kadar, en az bütün Anadolu'daki vatandaşlar kadar sizin de endişelenmiş, bu konuyla ilgili malumat almış ve Parlamentoyu bilgilendiriyor olmanız lazım. Bunu ben duyarsızlık olarak kabul etmiyorum, hiçbirinizi duyarsız birer yasama mensubu olarak da hayal edebilmem, tasavvur edebilmem de mümkün değil. Ama sanıyorum, işte, bu sistemin hepimizi, hepinizi getirdiği hâle ilişkin bir yüzleşme fırsatı...

(Uğultular)

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Kürsüde konuşmacı var ya! Orada ayrı bir konuşma mı olur, bu ne ya!

UĞUR POYRAZ (Devamla) - Başkanım, bu süreçle ilgili bana bir ek süre verebilir misiniz lütfen?

Konuşmam değerli milletvekillerinin ilgisini çekmemiş olabilir. Bu konuyla ilgili benim hatipliğimi sorgulayabilirsiniz, konuşmam da dikkatinizi çekmemiş olabilir. Zaten temel konu bu ve buna benzer birçok konuya ilişkin kulaklarınızı kapatmanız, gözlerinizi kapatmanız ve bütün bu konulara karşı kendinizi duyarsızlaştırmanız. Kaldık ki öyle değilsiniz aslında, bizden çok daha farkındasınız, bizden çok daha mahcupsunuz çünkü ülkeyi yöneten iktidar partisi sizlersiniz ama maalesef oturduğunuz koltuklardan cevap verme yetkiniz elinizden alınmış. Ben bu yetkiyi alabilmeniz için, yeniden elinize alabilmeniz için bir farkındalık için konuştum, itham etmiyorum, isnatta da bulunmuyorum. Ben bir Türkiye gerçeğini, sizin de farkında olduğunuz bir Türkiye gerçeğini tekrar size hatırlatıyorum. Ben zaten iknayla mükellef de değilim, tebliğiyle mükellefim; o yüzden söylüyorum. Bu sistem ve bu sistemin hepinizi ve hepimizi getirdiği hâli hatırlatmak için buradayım.

Teşekkür ediyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)