| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 84 |
| Tarih: | 21.04.2026 |
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; Emniyet teşkilatımızın bünyesinde görev yapmış ya da görev yapmaya hak kazanmış binlerce gencin yıllardır çözülmeyen ciddi bir mağduriyetini bir kez daha bu kürsüden sizlerle ve milletimizle paylaşmak istiyorum: Bir yanda Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) öğrencileri, diğer yanda Polis Meslek Yüksek Okulu öğrencileri emek veriyorlar, başarılı oluyorlar ama en sonunda tartışmalı bir şekilde haklarını kaybediyorlar. Nasıl mı? Birinci gruptakiler KPSS'yi yüksek puanlarla geçiyor, sağlık, spor, mülakat aşamalarını başarıyor, emniyet bünyesinde de eğitim alıyor, hatta beylik tabancası dahi veriliyor, polis kimliği de taşıyıp fiilen göreve başlıyorlar. Ancak tam süreç tamamlanmışken "POMEM öğrencisi olamaz." Gerekçesiyle meslekle ilişiği kesiliyor. İkinci gruptakiler ise hem Polis Meslek Yüksek Okulu ve hem de POMEM sürecinde eğitimlerinin son aşaması olan eğitim sonu sözlü sınavında elenen binlerce gençten oluşuyor. Bu gençler de aynı şekilde teşkilat içinde staj yapmış, hatta operasyonel süreçlerle de tanışmış genç polislerden meydana geliyor. Ancak ne yazık ki "Özgüvensiz, kendini ifade edemedi, ikna kabiliyeti yetersiz." gibi soyut ve ölçülmesi zor gerekçelerle eleniyorlar, pek çok örneği var ve pek çoğu da size aslında ulaştı, meramlarını anlatıyorlar. Sonuçta aynı sistem içinde aynı aşamalardan geçen gençler, sürecin sonunda geriye dönük olarak farklı kriterlerle eleniyorlar. Güvenlik soruşturmaları da dâhil devletin tüm filtrelerinden geçmiş genç polisler bunlar. Buna rağmen sürecin sonunda yapılan bu ani ve toplu elemeler aslında hukuk devleti ilkesini ve kazanılmış hakları zedeleyen bir tabloyu da ortaya koyuyor. Nitekim, idare mahkemeleri ve Danıştay tarafından verilen çok sayıda emsal kararda bu uygulamaların hukuka aykırılığı da tescillenmiş durumda. Bu arada 2022 yılında çıkarılan geçici 31'inci maddeyle bazı mağduriyetlerin kısmen giderilmiş olması aslında sorunun varlığını resmî olarak da teyit ediyor. O dönem için uyguladığınız bu 31'inci maddeyi neden şimdi uygulamıyorsunuz? Ne farkı var bu çocukların onlardan? Ancak bu düzenleme hem süre bakımından sınırlı kalmış hem de kapsam itibarıyla dar tutulduğu için binlerce mağdur kapsam dışında kalmıştır. İlginç bir şey daha var burada: 29 ve 30'uncu dönem POMEM ve 20-21'inci dönem polis meslek yüksek okulu süreçlerinde özellikle eğitim sonu sözlü sınavında yaşanan elenme oranlarının önceki dönemlere kıyasla ciddi ve anormal şekilde artmış olması da ayrıca dikkat çekicidir. Bu durum, uygulamanın öngörülebilirliğini de tutarlılığını da tartışmalı hâle getirmektedir. Bir kısmı işsiz kalmış, bir kısmı özel sektörde güvencesiz koşullara itilmiş, bir kısmı ise ekonomik ve psikolojik olarak ciddi bir yıkım yaşamıştır. Yaşamaz mı kardeşim, yaşamaz mı? Buradan açıkça ifade etmek istiyorum. Kamu hizmeti keyfiyetle değil, hukukla yürütülmelidir. Bu nedenle çağrımız nettir: Emniyet teşkilatı sağlık şartları ve değerlendirme süreçleri şeffaf, ölçülebilir, denetlenebilir bir hâle getirilmelidir. Kazanılmış haklar korunmalı, 31'inci madde uygulaması yeniden hayata geçirilmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Efendim, tamamlayayım konuyu.
BAŞKAN - Buyurun, tabii.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Muhterem milletvekilleri, uluslararası ölçümlere göre Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde yine bir tablo açıklandı -takip etmişsinizdir- ülkemiz insanına âdeta "Ört ki ölem." duygusu yaşatan bir tablo. OECD'nin açıkladığı listenin ilk 5 sırasında yani bağımsız yargının en güçlü olduğu klasmanda Norveç, Danimarka, Finlandiya, Yeni Zelanda ve İsveç var. Bu ülkelerde vatandaş adalet ararken acaba başıma bir şey gelir mi diye düşünmüyor. Peki, listenin son 5 sırasında kimler var? Meksika, Türkiye, Kolombiya, Macaristan ve Şili var; Hukukun Üstünlüğü'nde sondan 4'üncü. Kaç ülke içerisinde? 143 ülke içerisinde.
Bu millet bunu hak etmiyor, Allah'tan korkun diyor, heyeti saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)