GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:84
Tarih:21.04.2026

ÖMER KARAKAŞ (Aydın) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bugün burada önümüze getirilen bu teklif aslında bir yasa değil bir zihniyetin itirafıdır. Vatandaşın her an içerisinde olan bir milletvekili olarak açıkça söylüyorum, aslında siz burada yasa yapmıyorsunuz, millete rağmen yeni bir düzen kurma çabasındasınız; oldubittiyle, apar topar, denetimsiz bir şekilde Meclisi devre dışı bırakıyorsunuz. Getirilen torba yasada belirsizlik var, adaletsizlik var, ayrıca keyfîlik var. Daha baştan sakat doğmuş bir teklif bu; alt komisyon yok, uzman görüşü yok ama dayatma var. Siz Meclisi ne zannediyorsunuz? El kaldır, indir yeri midir sadece? Bu millet sizi bunun için mi seçerek buraya gönderdi?

Değerli milletvekilleri, gelin, şu süslü maddelere kısaca bir göz atalım. Madde 2'de diyorsunuz ki: "Doğum iznini artırıyoruz." Evet, kulağa gayet hoş geliyor ama teoride harika gözüken bu madde gerçekte öyle mi bir bakalım: Aile sağlığı merkezinde çalışan bir ebe ya da hemşire yerine bakacak kimse yoksa o izni nasıl kullanacak? İznini tabi ki kullanamayacak, kullanırsa maaşından olacak. Bu, kâğıt üstünde sosyal devlet, gerçekte ise kaderine terk edilen bir anne demektir. Hak veriyor gibi yapıp o hakkı kullanılmaz hâle getiriyorsunuz; bu bir çözüm değil, bu sadece bir aldatmacadır. Gelelim 6'ncı maddeye. Diyorsunuz ki: "Aileyi koruyacağız, destek vereceğiz." Peki, nasıl, kime, ne kadar ve ne kadar süreyle vereceksiniz? Hiçbiri yok, tamamen muğlak, tamamen belirsiz. Diyorsunuz ki: "Biz şimdi bu kanunu geçirelim, sonrasında keyfiyetimize göre hareket ederiz." Bunun Türkçesi nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Aynı durumda iki aileden biri destek alacak, bir diğeri almayacak; alan aile sizin keyfiyetinizle belirlenecek çünkü kural yok, adalet hiç yok maalesef. Bu sistem sosyal devlet sistemi değil, keyfî karar sistemidir; bu sistem hak değil, lütuf sistemidir.

Diğer taraftan, madde 8'e bir bakalım: "Devlet korumasındaki gençlere istihdam." diyorsunuz ama öyle şartlar koyuyorsunuz ki o kapıdan girmek neredeyse imkânsız: "Beş yıl koruma altında kalacaksın, 18'den sonra beş yıl içinde başvuracaksın, 30'u geçmeyeceksin..." vesaire vesaire. Bu, resmen umut verip geri çekmektir; bu, gençlerin hayalleriyle oynamaktır.

Değerli milletvekilleri, bu teklifin özü sosyal devleti güçlendirmek değil, milleti iktidarınıza muhtaç hâle getirmektir. Hak temelli değil, lütuf temelli bir düzen kuruyorsunuz. Bu teklif vatandaşı güçlendirmiyor, aksine zayıflatıyor; kuralları netleştirmiyor, aksine bulak bulanıklaştırıyor; yetkiyi paylaşmıyor, merkezde topluyorsunuz. Millet geçim derdindeyken, gençler geleceğini yurt dışında ararken, çocuklar korunmayı beklerken siz hâlen usulsüz, plansız, denetimsiz yasalarla bu millete vakit kaybettiriyorsunuz. Bakın, arkadaşlar, adalet yoksa düzen yoktur, düzen yoksa devlet hiç yoktur; devlet vatandaşına hakkını vermezse o boşluğu adaletsizlik doldurur. Bu millet sadaka istemiyor, bu millet hakkını istiyor, hakkını.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ÖMER KARAKAŞ (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

Bu Meclis o hakkı teslim etmek için vardır. Biz de bu yüzden bu dayatmaya, bu belirsizliğe, bu adaletsizliğe hayır diyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)