GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:84
Tarih:21.04.2026

YÜKSEL ARSLAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi aldığımız bir haberde, Avrupa Güreş Şampiyonası'nda ABB ASKİ Spor'un güreşçisi Rıza Kayaalp 13'üncü kez Avrupa şampiyonu oldu. Efsane Rus güreşçi Aleksandr Karelin'in rekorunu kırarak tarihe ismini yazdırdı. Bozkırın bu yiğit evladını Türk milletine bu gururu yaşattığı için saygıyla selamlıyorum, bütün milletvekillerimizden bir alkış istiyorum. (İYİ Parti, AK PARTİ, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

18'inci madde üzerine söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Söz konusu teklif kapsamında doğum izninin toplam yirmi dört haftaya çıkarılması kadınların korunması ve çocuğun sağlığı, gelişimi açısından olumlu bir adımdır, bu yönüyle düzenlemeyi desteklediğimizi açıkça ifade etmek istiyorum ancak burada altını çizmemiz gereken önemli bir husus vardır. Bu hakkın sadece kanunda yer alması yeterli değildir, o hakkın herkese eşit ve adil bir şekilde teslim edilmesi gerekir. Aile sağlığı merkezlerinde görev yapan hekim, ebe ve hemşireler açısından ciddi bir eşitsizlik söz konusudur. Bu düzenlemeye göre, çalışanlarımızın doğum iznini kullanılabilmesi için yerlerine vekâleten personel bulundurulma zorunluluğu vardır, bulunmadığı zaman ise maaşlarında yüzde 50'ye varan kesintilerle karşı karşıya kalmaktadırlar; bu durum hem eşitlik ilkesine aykırıdır hem de sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Değerli milletvekilleri, biz burada doğum iznini konuşuyoruz ama meselenin daha büyük bir boyutu var. Türkiye'de artık gençler bırakın çocuk sahibi olmayı evlenmekte bile zorlanmaktadırlar çünkü gençlerimiz iş bulmakta zorlanıyor, düzenli bir gelir elde edemiyor, barınma sorunu yaşıyor. Kiralar, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı gençlerin omuzlarında ağır bir yük hâline gelmiş durumda. Böyle bir ortamda aile kurmak birçok genç için hayal hâline gelmiştir. Siz bir yandan "Evlenin, aile kurun, çocuk yapın." diyorsunuz, diğer yandan da bu gençlere sunduğunuz destekler son derece sınırlı kalıyor. Evliliği teşvik etmek amacıyla destek paketi açıklıyorsunuz ancak buna yaş sınırı da getirmişsiniz. Bu mu destek paketi? Zaten ekonomik sebeplerle evliliği erteleyen gençlere bir de yaş kriteri koyarak bu destekleri erişilmez, zor hâle getiriyorsunuz. Bu yaklaşımınız teşvik edici değil, tam tersine caydırıcı görülüyor. Bu yüzden ortalama evlilik yaşı yükseliyor, boşanma oranları maddi sıkıntılar yüzünden artıyor. Üstelik boşanmaların önemli bir kısmı evliliğin ilk yıllarında gerçekleşiyor. Bu gerçekleri görmeden aileyi güçlendirmemiz mümkün değildir. Bu nedenle aile politikaları bütüncül olmalıdır. Keza doğum izni süresinin artırmak elbette önemlidir ancak bu da tek başına yeterli değildir. Çünkü bu konu bakım imkânları, çalışma şartları ve sosyal desteklerle birlikte bütüncül olarak ele alınmalıdır. Eğer bir aile çocuğun bakımını ve temel ihtiyaçlarını karşılayamayacağını düşünüyorsa o aileye sadece "İzin süresini uzattık." demek çözüm değildir. İşte bu noktada devletin aileye verdiği sosyal ve ekonomik destekler büyük önem taşımaktadır. Bugün birçok Avrupa ülkesinde ailelere düzenli olarak çocuk ve kreş yardımları yapılmaktadır. Bu yardımlar çocuğun yaşına, sayısına ve ailenin gelir durumuna göre belirleniyor, her yıl enflasyona göre de güncelleniyor. Avrupa Birliği ülkelerindeki uygulamalardan birkaç örnek vermek istiyorum: Almanya'da her çocuk için aylık 250 euro destek sağlanırken Berlin gibi bazı eyaletlerde 3 yaş üstü çocuklar için kreş ücretsizdir. Yine, Fransa çocuk başına aylık 378 euro öderken Hollanda ise aylık 270 euro destek veriyor. Ayrıca ailelere kreş ücretinin geri ödemesi yapılıyor yani sadece izin değil, sürdürülebilir destek sistemi kurulmuştur. Bizde ise asıl eksik tam da buradadır; doğum iznini artırıyoruz ama doğumdan sonra aileyi yalnız bırakıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

YÜKSEL ARSLAN (Devamla) - Türkiye'de kreş ve çocuk bakımevi sayısı yetersiz ve mevcut uygulanan çocuk yardımı ihtiyacı karşılamıyor, bu ücret en azından Avrupa standartlarına yükseltilmelidir. Kreş sayısı artırılmalı, bakım hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Kadınların iş hayatında kalmasını sağlamak da doğum oranlarını arttırmak da mümkün değildir. Nitekim, son yıllarda doğum oranının istenilen düzeye çıkmadığı açıkça görülmektedir. Geleceğimiz için aile destek politikaları gerçek anlamda güçlendirilmelidir.

Değerli milletvekilleri, Anayasa’nın 41'inci maddesinde açıkça belirtilmiştir "Aile, Türk toplumunun temelidir..." O hâlde bu temeli güçlendirmek istiyorsak sadece söylemde değil, gerçek politikalarda da hareket etmek zorundayız. Bu nedenle, teklifin olumlu yönlerini desteklemekle birlikte eşitsizlik giderilmeli, uygulamadaki sorunlar...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YÜKSEL ARSLAN (Devamla) - ...çözülmeli ve aileye gerçekten destekleyici ekonomik politikalar uygulanmalıdır.

Saygılar sunuyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)