GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:84
Tarih:21.04.2026

ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

18'inci madde teknik bir madde olarak görülse de özü oldukça önemli, 5510 sayılı Kanun'daki "analık hâli" tanımı güncelleniyor. Analık izni tanımlanırken gebeliğin başlamasından itibaren doğumdan sonraki on altı haftalık süre esas alındığından ve bu ifade çoğul gebelikte verilmiş olan süreyi de kapsadığından çoğul gebelik hâlinde ilk on haftalık ibaresi çıkarılıyor ama tam burada durup gerçek soruyu sormak gerekiyor: Süre uzadı; ya aldığı miktar ve destek mekanizmaları? Bu süre bitince anne ne yapacak, bebeği nereye bırakacak, bebeğe kim bakacak? Hele bir de çoğul gebelikse, güvenli destek mekanizmaları da yoksa çalışma hayatı o anne için mümkün görülmüyor.

Türkiye'de yaklaşık 3 kadından 1'i çalışma hayatına dâhil olabiliyor. Yaklaşık 7 milyon kadın çalışan var. İş gücüne katılım yüzde 35,5; istihdam ise yüzde 31,7. Yani bahsettiğim oranlar oldukça önemli bir sayıya tekabül ediyor.

Araştırmalar bize şunu gösteriyor: Doğum yapan kadınların yaklaşık yüzde 40'ı ilk altı ay içinde, yüzde 56,5'u ise ilk on iki ay içinde işten ayrılıyor. Bu rakam bize şunu anlatıyor aynı zamanda: İzin süresinin yetmediği, izin bitince kadının gözü arkada kalmadan geri dönmesini sağlayacak bir ortamın bulunmadığı. Bakıcı yok, kreş yok ya da erişilebilir değil. Yani mesele sadece izin haftalarının artırılmasıyla bitmiyor; o izin haftaları bittiğinde onu devam ettirecek, güvenli, erişilebilir, uygun maliyetli, hatta SED desteği alan yani sosyal ekonomik destek alan yoksul ailelerin ücretsiz bir şekilde desteklenmesi gerekiyor. Bu konuda en iyi Avrupa. Peki, neden iyiler, bir ona bakalım: Uzun süreli, ücretli doğum ve babalık izni var; devlet destekli, güvenli, çok ucuz veya ücretsiz kreş desteği var; yüksek aylıklı nakit desteği var; çocuk yardımı var ve aynı zamanda kadının istihdamını entegre edecek yarı zamanlı çalışma hakkı, uzak, hibrit çalışma modelleri, işverenlere teşvik ve vergi indirimleri var yani aynı zamanda bu desteklerle zincirleme desteklenen bir sistem var, sistem kopmuyor. Bugün baktığımızda, yaklaşık 20 bin lira gibi bir destekle anne destekleniyor asgari ücretli ise, çalışan bir kişi ise. Peki, kira, bebek bezi, mama, sağlık harcamaları düşünüldüğünde bu gerçekten yeterli bir tutar mı? Maalesef değil. Bugün baktığımızda, TÜRK-İŞ verilerine göre yoksulluk sınırının 106 bin lirayı geçtiğini görüyoruz, mutfak enflasyonu çok daha fazla.

Öte yandan, bir de farklı bir adaletsizlik var: Kayıt dışı çalışan kadınlar; primini yatıramamış kadınlar, tarım işçileri, ev hizmetlerinde çalışan kadınlar. 1,3 milyon ev işçisi kadın var ve bunlardan sadece 45 bini kayıtlı, son on yılda 220 binden 1,3 milyona çıkan bir sayı.

Analık hâlini yeniden tanımlamak yerinde ancak analık hâlinin ekonomik gerçekliğini tanımlamak da gerekiyor. Doğum yapan bir kadın çalıştığı dönemin üçte 2'si kadar ancak ödenek alabiliyor. Bu oran yirmi yıldır değişmedi. Bizim önerimiz açık: Devlet bakım desteği vermek zorunda; mahalle bazlı, erişilebilir, uygun maliyetli kreş desteği ve aynı zamanda da devlet güvencesinde olan bir destek yani bu altı ay bittiğinde anne eğer çalışmak zorundaysa -her anne çalışmak zorunda değil, evin eğer geçinilebilecek bir düzeyde geliri varsa çalışmayabilir, evlatlarına bakabilir- devlet bu güvenceyi o aileye sağlamak zorunda yani kreş desteği.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ELİF ESEN (Devamla) - Teşekkür ederim.

Kreş desteğinin ise kademeli olarak, bakım desteği olarak prim desteğinin sağlanması lazım, aynı zamanda SED desteği alanlara ücretsiz yapılmalı. Yine, aynı mantıkla, organize sanayi bölgelerinde ya da belli bir çalışanın üstündeki kurumlarda kurum içi kreş desteği sağlanmalı. Analık ödeneğinin hesaplama tabanı gerçek ücretle orantılı hâle getirilmeli, kayıt dışı çalışan kadınlar için güvence mekanizmaları desteklenmeli, artırılmalı, izin süresi bu şartlar ve imkânlarla kademeli olarak uzatılmalı. Hibrit, yarı ev, yarı iş yeri uygulamasına geçilmeli. Bunun arkası kreş altyapısı, esnek çalışma hakkı, bakım ekonomisine bütçeyle destek şart yoksa bu madde teknik uyum olmaktan öteye geçemez.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)