GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:84
Tarih:21.04.2026

MEDENİ YILMAZ (İstanbul) - Sayın Başkan, çok kıymetli milletvekilleri; sizleri YENİ YOL Grubu adına saygıyla selamlıyorum.

Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa Siverek'te yaşadığımız elim hadiseler dolayısıyla hayatını kaybeden öğrencilerimize ve öğretmenlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, kederli ailelerine sabır diliyorum, bütün milletimize başsağlığı diliyorum. Ne yazık ki bu ve benzeri olayları çok sık yaşıyoruz son zamanlarda yani sırayla tek tek söylemek istemem ama aklıma çok yakın geçmişte otel yangınından başlayarak birçok hadise geldi. Bu konuda ve benzeri konularda olay olduğu zaman, olay sıcakken üzerinde çok fazla konuşuyoruz ama çok kısa zaman içerisinde çok çabuk da unutuyoruz maalesef bir başka, yeni bir olay oluncaya kadar.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, Cenab-ı Allah bütün kâinatı yarattı, kâinattaki bütün nimetleri yarattı, insanı yarattı ve bütün kâinattaki nimetleri insanın hizmetine verdi, onlar için yarattı. Bu kadar kıymetli, bu kadar değerli varlığın, maalesef, Cenab-ı Allah'ın ona lütfettiği, bahşettiği bu imkânlara karşılık bizler, ülkeyi yönetenler gerekli hassasiyeti ne kadar gösteriyoruz, ne kadar duyarlı davranıyoruz? Bu konuda ciddi bir şekilde birbirimizi sorgulamamız lazım, kendimizi sorgulamamız lazım. Burada iktidar-muhalefet ayırımı yapmıyorum; hepimiz insanız, hepimiz bu ülkenin insanlarıyız ve hepimizin -iktidar, muhalefet- eminim ki bu insanlar, bu toplumun bütün insanları için bir hassasiyetleri var ama bu hassasiyetleri, maalesef, çeşitli suni kavgalarla gölgede bırakıyoruz.

Üzerinde konuştuğumuz 16'ncı maddede teklifimiz on olarak gelen doğum sonrası izni yirmiye çıkarmaktır. Bu konudaki talebimizi bir önergeyle ilettik ama ben, bu arada, mademki konumuz insan, insanı ön plana çıkarmak için, özellikle çok ihmal ettiğimiz çevreyle ilgili hassasiyeti dile getirmek istiyorum.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Esenyurt'taydım. Esenyurt, malumunuz, nüfusu 1,5 milyona yaklaşmış, Türkiye'nin en büyük ilçesi; neredeyse 2 tane büyükşehir çıkaracak kadar nüfusa sahip ama aynı zamanda büyük bir betonlaşma, büyük bir çevre sıkıntısıyla karşı karşıya. Burada yaşayan 1,5 milyon insan neredeyse nefes alamaz hâle gelmiş. Gökdelenler, beton yığınları arasında kaybolmuş, nefes alamayan âdeta bir topluluk var orada.

Ve geçtiğimiz günlerde gördüğümüz bir hassasiyeti sizlerle paylaşmak istiyorum, o da şu: Esenyurt ilçemizde 6 tane park var değerli milletvekilleri ama bu parklardan bir tanesinin maalesef bir bölümüne Emniyet Müdürlüğü binası yapılmak isteniyor. Şu anda ilçede büyük bir hassasiyet var. Bu hassasiyeti sizlerle paylaşmak istedim. O da, Emniyet Müdürlüğü binası için birçok alan bulunabilirken adı da Recep Tayyip Erdoğan Parkı olan bu parkın bir bölümüne, 9 bin metrekaresine Emniyet Müdürlüğü binası yapılmak istenmesi. Düşünün, burası aynı zamanda deprem toplanma bölgesi değerli arkadaşlar. Daha geçtiğimiz üç yıl içerisinde büyük bir deprem yaşadık, yirmi yedi yıl önce büyük Körfez depremini yaşadık. O günden bu yana büyük İstanbul depremi için sürekli uyarılar var ve bununla ilgili İstanbul'da maalesef, gerekli ve yeterli hazırlığın yapılmadığını hepimiz gözlemliyoruz ve biliyoruz. Orada kentsel dönüşümden tutun da, kentte deprem için tahsis edilen toplanma alanlarına varıncaya kadar her alanda büyük bir ihmal var. Ne yazık ki üzülerek söylüyorum, deprem toplanma alanlarının birçoğu rezidanslara ve AVM'lere çevrildi yani ranta çevrildi. İnsanlar beton yığınları arasında nefes alamaz hâle gelirken, oradaki mevcut parkları da binalara dönüştürmek, betona dönüştürmek hiçbir aklın ve insafın kabul edebileceği bir olay değildi. Bu konuda lütfen sizlerden, özellikle iktidar grubundaki milletvekili arkadaşlardan hassasiyet bekliyoruz, bunu Esenyurt da bekliyor, gittiğimizde bunu bize söylediler, ilettiler, ben de burada sizlere iletiyorum; lütfen bu hassasiyeti gösteriniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MEDENİ YILMAZ (Devamla) - Oradaki toplanma alanları gerçekten çok çok önemli artı insanların nefes alabildiği, sosyallaşabildiği ve çocukların oyun oynayabildiği, gençlerin spor yapabildiği çok sınırlı alanları maalesef betona gömersek... İşte bugün araştırma önergesinde çocuklarımızla ilgili dijitalleşmeyi, birçok olumsuz şeyleri konuştuk, bunların hepsi insanımıza verdiğimiz değerin eksikliğinden kaynaklanan olumsuz sonuçlardır.

Sınırlı zaman içerisinde bu kadar büyük bir konuyu elbette görüşmek mümkün değil, konuşmak mümkün değil ama söylenenlerin ne anlama geldiğini hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Ben bu duygularla sizleri saygıyla selamlıyorum.