| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 84 |
| Tarih: | 21.04.2026 |
MHP GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZYAVUZ (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dijital ve sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri için Meclis araştırma komisyonu kurulmasına yönelik Milliyetçi Hareket Partisi Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım.
Sözlerimin başında, Şanlıurfa'da ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen elim hadiselerde hayatını kaybeden evlatlarımıza, görevini büyük bir fedakârlıkla sürdüren kıymetli öğretmen kardeşimiz Ayla Kara'ya Yüce Allah'tan rahmet diliyorum. Acıları yüreklerimizde derin izler bırakan bu kayıplar dolayısıyla kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Aynı menfur saldırılarda yaralanan evlatlarımıza Rabb'imden acil şifalar niyaz ediyorum; devletimizin ve milletimizin her daim yanlarında olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum.
Kıymetli milletvekilleri, ülkemizde örgün eğitim kapsamında yaklaşık 17 milyon öğrencimiz öğrenim hayatını sürdürmektedir. Bunların 15 milyondan fazlası devlet okullarımızın çatısı altında eğitim almaktadır. Bu tablo devletimizin eğitim alanındaki sorumluluğunun büyüklüğünün ve milletimizin geleceğine verdiği önemin en somut göstergelerinden biridir. Eğitim alanında yaşanan bu vahim gelişmelerin tüm sebepleri, sonuçları ve arka plan dinamikleriyle birlikte ele alınması, serinkanlı ve sağduyulu bir yaklaşımla çok yönlü şekilde değerlendirilmesi büyük bir zaruret arz etmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi Meclis Grubunun daha önceki dönemlerde sosyal medya alanına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisine sunduğu önerge ve kanun tekliflerinin de ne denli isabetli ve zamanında bir adım olduğunu bugün yaşanan gelişmeler ışığında daha açık bir şekilde ortaya çıkarmaktadır. Bu tür düzenlemelerin toplumsal huzurun korunması ve dijital mecraların daha sağlıklı bir zemine oturtulması açısından taşıdığı önem her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır.
Sayın milletvekilleri, Genel Kurulda hâlen görüşülen 265 sıra sayılı Kanun Teklifi'nde yer alan düzenlemeler dijital mecraların daha güvenli ve sorumlu bir zemine kavuşmasını temin etmeye yönelik somut adımlar içermektedir. Bu kapsamda, sosyal ağ sağlayıcılarının kullanıcı kayıt süreçlerinde kimlik doğrulama mekanizmalarını devreye alması öngörülerek sahte hesapların ve anonim istismar alanlarının önüne geçilmesi de hedeflenmektedir. Ayrıca, 15 yaşını doldurmamış çocuklara yönelik kullanımın sınırlandırılması ve yaş doğrulama sisteminin zorunlu hâle getirilmesiyle evlatlarımızın dijital dünyada karşı karşıya kalabileceği risklerin asgariye indirilmesi amaçlanmaktadır. Bunun yanında, sosyal medya kaynaklı şikâyetlerin etkin ve hızlı bir şekilde değerlendirilmesi için her ilde özel inceleme komisyonlarının kurulması da teklifin dikkat çeken unsurları arasındadır. Bütün bu düzenlemelerin temel gayesi sosyal medya üzerinden işlenen hakaret, tehdit, itibar suikastı ve dezenformasyon gibi suçlarla daha etkin mücadele edilmesi, toplumsal huzurun muhafaza edilmesi ve kamuoyunda oluşabilecek olumsuz algıların da önüne geçilmesidir.
Kıymetli milletvekilleri, bu bütüncül yaklaşımın bir gereği olarak, özellikle TikTok gibi platformların toplum üzerindeki etkileri titizlikle değerlendirilmelidir. Gerekli görülmesi hâlinde faaliyetlerinin sınırlandırılması ya da sonlandırılması dâhil olmak üzere her türlü tedbir kararlılıkla ele alınmalıdır. Bununla birlikte, çocuklarımızın ve gençlerimizin dijital ortamda maruz kaldığı risklerin yalnızca sosyal medyayla sınırlı olmadığı da göz ardı edilmemelidir. Bu çerçevede, şiddet içerikli sanal oyunların çocuk ve gençler üzerindeki olumsuz etkileri dikkate alınarak bu tür içeriklere erişimin sınırlandırılması ve belirli yaş gurupları için girişlerinin yasaklanması yönünde gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi büyük önem arz etmektedir. Okul güvenliğinin artırılması amacıyla her eğitim kurumuna güvenlik görevlileri tahsis edilmesi öğrencilerimizin huzurlu ve emniyetli bir ortamda eğitim almasının teminatı olacaktır. Bununla birlikte, okullarımızda kapsamlı risk analizleri yapılarak her bir eğitim kurumunun ihtiyaçları ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Risk düzeyine göre gerekli görülmesi hâlinde okul polisi görevlendirilmesi uygulamasının da devreye alınması güvenlik tedbirlerinin daha etkin ve hedefe yönelik şekilde yürütülmesine katkı sağlayacaktır.
Değerli milletvekilleri, her okulda yeterli sayıda psikolojik danışman ve rehber öğretmenin görevlendirilmesi evlatlarımızın yalnızca akademik değil aynı zamanda sosyal ve duygusal gelişimlerinin de sağlıklı bir şekilde desteklenmesine katkı sunacaktır. Bununla birlikte, öğrencilerimizin sosyal mecraların olumsuz etkilerinden ve içe kapanma eğiliminden korunabilmesi amacıyla, eğitim programlarında öğrencilerin aktif rol üstlenebileceği, hayatın içinden sosyal sorumluluk projelerine daha fazla yer verilmesi büyük önem arz ediyor. Her eğitim kurumunda bir hemşire ya da bir sağlık görevlisinin istihdam edilmesi öğrencilerimizin acil sağlık ihtiyaçlarına hızlı ve etkin müdahale imkânı sağlayacaktır. Okul aile birliklerinin velilerle daha güçlü bir iş birliği zemini oluşturması ve sivil toplum kuruluşlarının eğitime daha aktif katkı sağlamasıyla birlikte eğitim sürecinin tüm paydaşlarının ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi mümkün hâle gelecektir. Bu anlayışla, atılan her adımın, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımız için daha güvenli, daha sağlıklı ve daha güçlü bir eğitim ortamı oluşturacağına yürekten inanıyorum.
Sözlerime son verirken Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak üzerimize düşen tüm sorumlulukları kararlılıkla yerine getireceğimizi, milletimizin huzuru, güvenliği ve geleceği için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğimizi özellikle ifade etmek istiyorum.
Bu vesileyle, millî iradenin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının yıl dönümü olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyor, geleceğimizin teminatı olan tüm çocuklarımıza sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)