GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:84
Tarih:21.04.2026

ŞENGÜL KARSLI (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önce Siverek'te, ardından Kahramanmaraş'ta yaşanan elim hadiseler sonucu hayatını kaybetmiş canlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerimize ve aziz milletimize de baş sağlığı diliyorum.

Tabii, kalplerimizin en derin yerinden yaralandığı, boğazımızın düğümlendiği bir eşikte söz almış bulunuyorum. Bugün, esasen bir çark kırılmasının tam ortasındayız. Bugün, mesele, çocuklarımızın hangi dünyada büyüdüğü meselesidir. Mesele, geleceğimizin hangi ellerde, hangi ekranlarda, hangi karanlık koridorlarda şekillendiği meselesidir. İçinden geçtiğimiz çağ dünya tarihinin gördüğü en acımasız dönüşüme sahne oluyor. Dünya benzeri görülmemiş bir hızla değişiyor, dönüşüyor. Karşımızda insan ruhunu öğüten, zihinleri tek tipleştiren, duyguları uyutmaya yemin etmiş devasa bir dijital kuşatma var. Dün çocuğunun odasına giren tehlike sokağın başından gelirdi, bugün cebindeki cihazdan geliyor çocukların. Dün aileler kapıyı kilitler, evlatlarını korurdu; bugün kapılar kilitli olsa da görünmeyen kapılar ardına kadar açık duruyor. Maalesef dijital bağımlılık bu hadiselerin temelinde duran en ağır sorunlardan biri. Saatlerini ekranda tüketen, gerçek hayattan kopan, şiddeti oyun sayan, merhameti emojilere indirgeyen bir nesil tehlikesiyle karşı karşıyayız. Nitekim, BTK'nin gerçekleştirdiği bir araştırmada lise öğrencilerimizin yaklaşık yarısının sosyal medya bağımlılığı riskiyle karşı karşıya olduğu ortaya konulmuştur. Aynı çalışmada, oyun bağımlılığını besleyen en güçlü unsurun ise yalnızlık olduğu tespit edilmiştir. Ellerinin altındaki ekranlarda bambaşka dünyalara giriyor çocuklarımız.

ALİ BOZAN (Mersin) - Arkadaşlar, kayıtlara "Muhalefet vekili değil, iktidar vekili konuşuyor." diye geçsin.

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - O dünyalarda kim var, ne telkin ediliyor, hangi şiddet dili pompalanıyor, hangi sapkın akımlar zihinlere sığdırılıyor, birçok ailenin bundan haberi dahi olmuyor. Anne babayla aynı evde olsalar dahi çocuk başka bir âlemde büyüyor. Bu sebeple sorumluluk müşterek; aileye görev düşüyor, öğretmenlere görev düşüyor, devlete görev düşüyor, medyaya görev düşüyor ve elbette öğrenciyle kurulan sağlıklı bağa görev düşüyor.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Yusuf Tekin'e de bir sorumluluk düşmüyor mu?

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Ortak aklı devreye sokmak zorundayız.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Yusuf Tekin'e bir sorumluluk düşmüyor mu?

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Nesillerimizi bu küresel erozyondan kurtarmak hepimizin boynunun borcu.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Herkese düşüyor ama iktidara düşmüyor.

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Ben konuşması bittikten sonra devam etmek istiyorum, çok önemli bir mesele olduğunu düşünüyorum, tartışmaya mahal olmaması gereken bir mesele.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Millî Eğitim Bakanının sorumluluğu yok mu?

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Devam edin, devam edin.

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Bu şuurla çocuklarımızı korumak adına hazırlanan tarihî, yasal bir düzenlemeyi geçtiğimiz hafta Gazi Meclisimize sunduk. Malumunuz, zihinleri henüz savunmasız olan 15 yaş altındaki çocuklarımız için bu yıkıcı platformlara kati kısıtlamaları hedefledik bu düzenlemeyle. 15 ila 18 yaş arasındaki gençlerimiz için ise onları zehirli içeriklerden korumak üzere belirli denetim mekanizmaları öngörüldü bu düzenlemede. Bugün dünyada da benzer hassasiyetler yükselmekte; Avustralya, Fransa, Birleşik Krallık, Danimarka ve pek çok ülke benzer sınırlamaları hayata geçirmiş ya da gündemine almıştır. Tek derdimiz bizim de bu kanunu bir an önce Gazi Meclisimizden geçirip yavrularımıza kalkan yapmaktır.

Ne yazık ki bu süreçte özgürlüklere müdahale yaftasıyla çeşitli engellemelerle karşılaştık. Değerli arkadaşlar, Allah aşkına hangi özgürlük? Bir çocuğun algoritma tüccarlarının kölesi olma özgürlüğü mü bu? Siber zorbalığın pençesinde kıvranma, şiddeti ve nefreti oyun zannetmenin özgürlüğü mü olur? Ekran karşısında zehirleme özgürlüğü müdür bu? Özgürlük bağımlılık zincirlerini kırabilmektir.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - İyi de bizim görsel şiddete ilişkin önergemizi reddettiniz.

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Özgürlük çocuğun zihnini algoritmalara teslim etmemektedir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Özgürlük yavrularımızı karanlık dijital odalardan çıkarıp hayatın aydınlığına kavuşturmaktır.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Yirmi dört yıldır kim yönettiyse...

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Değerli milletvekilleri, söz konusu olan hepimizin geleceği, can parelerimiz evlatlarımız. Bugün karar günü. Gelin, siyasi kavgalarınızı, günübirlik menfaatlerinizi bu salonun kapısının dışında bırakalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ BOZAN (Mersin) - İşte tam o yüzden Yusuf Tekin koltuğundan vazgeçsin, istifa etsin.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Ya, hep bu tür şeyler de olay olunca aklınıza geliyor. Çok ayıp, çok!

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Bu işin iktidarı olmaz, muhalefeti ise hiç olmaz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Biz hep bu şekilde baktık, bakıyoruz ve bakmaya devam edeceğiz. Yeter ki evlatlarımızı koruyalım, yeter ki çocuklarımızı o karanlık boşluğa düşmekten kurtaralım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Siz yönetin, sorumluluğu biz mi alacağız? Yöneten siz, sorumlu muhalefet!

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Gelin, bu tarihî sorumluluğu, bu mücadeleyi birlikte üstlenelim, bu yasayı hep birlikte geçirelim. Vakit, Gazi Meclisin iradesinin bu milletin çocuklarına siper olma vaktidir. Hepinizi bu tarihî sorumluluğa ortak olmaya davet ediyorum.

Genel Kurulu ve ekranları başında bizi izleyen aziz milletimi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)