| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 82 |
| Tarih: | 15.04.2026 |
VEZİR COŞKUN PARLAK (Hakkâri) - Değerli milletvekilleri, üzerinde konuşmakta olduğumuz madde, doğum sonrası annelere verilen ücretli doğum izninin süresini uzatmayı öngörmektedir. Yapılan düzenleme kadınların lehine gibi görünse de temelinde önemli bir bakış açısı sorununu barındırmaktadır.
Teklif, çocuk bakımını yalnızca annenin sorumluluğu olarak gören çarpık anlayışı yeniden üretmektedir. Oysa çocuk bakımı ebeveynlerin eşit ve ortak sorumluluğudur. Bebeklik döneminde babalar da anneler kadar bakım sürecine dâhil olmalıdır. Bunun sağlanabilmesi için ebeveynlere eşit izin hakları tanınmalıdır. Burada konu sadece izin süreleri değildir. Bakım emeğinin toplumsal olarak nasıl düzenlendiğidir. Kadınlar cinsiyetçi iş bölümünü hem çalışma yaşamında hem de ev içi ücretsiz bakım emeğinde katmerli bir şekilde yaşıyorlar. Sorunun çözümünde devlet sorumluluk almalı, kadınların hayatın tüm alanlarına eşit katılımını sağlamalıdır.
Değerli milletvekilleri, teklifteki bir diğer sorun ise kadın emeğine yönelik yaklaşımdır. Görünmeyen emek kapitalist sistem tarafından sistematik olarak sömürülmektedir. Bu düzenleme kadın emeğini erkeğe kıyasla daha az değerli gören anlayışı pekiştirmektedir, kadınları iş gücü piyasasından da uzaklaştırmaktadır. Kadınların doğum sonrası uzun süre işten ayrı kalmasına yol açan bu yaklaşım onları işveren gözünde daha maliyetli ve riskli hâle getirmektedir. Dolayısıyla daha az değerli, daha az tercih edilir kılmaktadır. Devletin ücret desteği sağlamadığı ve özel sektörde kadın istihdamını koruyacak mekanizmaların oluşturulmadığı sürece doğum izninin uzatılması kadınların lehine değil, aleyhine sonuç doğuracaktır.
Değerli milletvekilleri, 2023 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Claudia Goldin'e göre modern dünyada cinsiyetler arası ücret eşitsizliğinin temel nedeni ebeveynlik ve çocuk bakım sorumluluklarının eşitsiz dağılımıdır. Goldin ücretli ebeveyn izninden ziyade erişilebilir ve uygun maliyetli kamusal çocuk bakım hizmetlerinin kadınların iş gücüne katılımı açısından daha kritik olduğunu vurgulamaktadır. Bu bağlamda, kamusal kreşler hayati önemdedir. Her mahallede ve kamu kurumlarında ücretsiz ya da erişilebilir ücretlerle kreşler açılmalıdır. Böylece hem çocuklar nitelikli bakım hizmetine ulaşabilir hem de kadınların istihdama katılımı desteklenir. Devlet bu adımları yük değil, kamusal görev olarak görmeli, yasal güvenceye kavuşturmalıdır ancak mevcut durumda hem kamusal kreşler hem de kadın istihdamı konusunda ters yönde bir gidişat söz konusudur. Belediyeler tarafından açılan kreşler kapatılmakta, yenilerinin açılması engellenmektedir. Öte yandan, özel kreş ücretleri son derece yüksektir. Bu durum, özellikle asgari ücretle çalışan aileler için ciddi bir yük oluşturmaktadır. Ne yazık ki ilk tercih edilen şey, kadının istihdam alanlarından çekilmesi ve eve hapsedilmesi olmaktadır; bu bir tercih değil, erkek egemen devlet anlayışının kadınlara dayatmasıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kadın istihdamına bakışın bir diğer örneği de İŞKUR'un iş gücü uyum programıdır. Hakkâri ilimizde bu program kapsamında istihdam edilen kadınların büyük çoğunluğu temizlik işlerinde çalıştırılmaktadır. Temizlik işini kadınlarla özdeşleştiren bu yaklaşım toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirmekte, cinsiyetçi iş bölümünü yeniden üretmektedir. Teklifin konusu doğum izni olduğu için son olarak Hakkâri'de kadın doğum hastanesi konusuna değinmek istiyorum. Hakkâri'de yıllardır yapılacağı söylenen, her sene temeli atılan bir kadın doğum hastanesi var. Hem Hakkâri halkı hem de bizler bu konuyu defalarca gündeme getirdiğimiz için yapımına başlamak zorunda kaldılar ancak ne zaman tamamlanacağı, ne zaman açılacağı hâlâ belirsizdir. Diğer taraftan, sadece bina yapmakla sağlık sorunlarının çözülemeyeceği açıktır. O binaların içinde doktor, hemşire ve diğer sağlık personeli ile yeterli tıbbi ekipman olmadıktan sonra halk beton yığını bir yapıyı ne yapsın?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
VEZİR COŞKUN PARLAK (Devamla) - Maalesef hâlihazırda Hakkâri'de ve bölgedeki birçok ilde durumu bu şekilde yaşıyoruz.
Bizler DEM PARTİ olarak diyoruz ki: Çocuk bakımı yalnızca kadının sorumluluğu ya da bireysel fedakârlığının konusu değildir, toplumsal bir meseledir. Kadınların lehine gibi görünen ancak uzun vadede onları iş gücünden uzaklaştıran düzenlemeleri doğru bulmuyoruz. Bakım emeği komple toplumsallaşmalı, kadınların iş yaşamına katılımları güvenceli hâle getirilmelidir. Eşit işe eşit ücret politikaları hayata geçirilmelidir. Bunun için eşit ebeveynliği teşvik eden izin düzenlemeleri yapılmalı, kamusal kreşler yaygınlaştırılmalı, kadınların istihdamını koruyacak destek mekanizmaları oluşturulmalıdır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)