GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:82
Tarih:15.04.2026

MEHMET GÜZELMANSUR (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, bugün elim saldırıda hayatını kaybeden öğrencilerimize, öğretmenimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ülkemizin başı sağ olsun. Ailelerine sabırlar diliyorum.

Değerli arkadaşlar, görüşmekte olduğumuz 263 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 13'üncü maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu ve tüm vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

13'üncü madde Darülacezeye yapılacak yardım veya bağışların Katma Değer Vergisi Kanunu'nda istisna kapsamına alınmasını içeriyor ve ben bu maddeyi destekliyorum.

Değerli milletvekilleri, ben bugün burada ne barınma ne sosyal hayat ne de ekonomik hayatın normale dönmediği hâlde iktidarın normale dönmüş gibi davrandığı deprem bölgesinin ve Hatay'ın sorunlarından bahsetmek istiyorum. Deprem bölgesinde esnaf, sanayici, iş veren kan ağlıyor. Neden? Çünkü deprem bölgesindeki insanlar hâlâ kendilerine gelmedi ve en önemlisi, kendi iş yerlerini kurmak için krediye erişemiyorlar. Ben Hatay'ın Vekili olarak da diğer 600 vekil arkadaşımızı deprem bölgesine ve özellikle Hatay'a davet etmek istiyorum. Neden? Çünkü iktidar deprem bölgesinde sadece kor ile yarışıyor. Yani "Biz deprem bölgesinde bu kadar ev yaptık, bu kadar ev teslim ediyoruz." diyor ama gelin görün, ben buradan sizi -600 milletvekilini- davet ediyorum. Hatay'da, Antakya'da ve Defne'de özellikle tek bir iskâna açılmış bir cadde var mı? Tek bitirilmiş, esnafın iş yerlerini açtığı sanayi sitesi veya herhangi bir cadde var mı? Gelin, buyurun, beraber görelim.

27 Mart itibarıyla deprem bölgesine bir muafiyet sağlanmıştı, kaldırıldı. Nedir bu muafiyet? 2023'te Merkez Bankası enflasyonla mücadele etmek için kredi sınırlaması getirdi. Nasıl bu sınırlama? Bankalar bir önceki ayda kullandırdığı kredinin ancak yüzde 2'si fazlasını kullandırabiliyorlardı ve deprem bölgesi bu sınırlandırmanın dışındaydı. Merkez Bankası geçtiğimiz 27 Martta sanki Hatay'da, sanki deprem bölgesinde her şey normale dönmüş gibi bu sınırlamayı kaldırdı yani bankaya gittiğiniz zaman açılmış olmasına rağmen kredinizi kullanamıyorsunuz. Neden? Yüzde 2 olan bu sınırlama bandına takılıyorsunuz. Ya, Hatay'da veya diğer deprem bölgesinde hayat normale mi döndü de siz bu sınırlamayı kaldırıyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar) Gelin, görün, bakın; esnaf işinin başına tam anlamıyla dönebildi mi? Sanayici üretimini eski seviyeye getirebildi mi? Cevap çok açık: Hayır, ne esnaf eski seviyeye gelebildi ne esnaf tekrar işinin başına dönebildi. Hatay'da insanlar hâlâ ayağa kalkmaya çalışıyor, iş yerleri daha teslim edilmedi, esnaf borçla dönüyor, sanayiciyi üretimini sürdürmek için mücadele ediyor. Böyle bir yerde krediye ulaşımı zorlaştırmak ne demek? Bu "Ayağa kalkma, bekle." demektir, bu "Üretme, dur." demektir, bu "İstihdam yaratma, içinde kaldığın koşullarla kal." demektir.

Deprem bölgesine pozitif ayrımcılık yapılması gerekirken, tam tersine, bu bölgeye yük bindiriliyor. Bakın, enflasyonla mücadele önemlidir, kimse buna karşı çıkmıyor ama her politikayı her yere aynı şekilde uygulayamazsınız. Hatay'la İstanbul'u aynı kefeye koyamazsınız, deprem yaşamış bir şehri yaşamamış bir şehirle aynı kurala tabi tutamazsınız. Bu ne vicdana ne insanın kendi kalbî duygularına sığar; bu da adalet değildir. Bu kararın en ağır yükünü kim çekiyor biliyor musunuz? Küçük esnaf çekiyor, sanayici çekiyor, işçi çekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

MEHMET GÜZELMANSUR (Devamla) - Yani Hataylı vatandaş çekiyor. O yüzden buradan ben iktidar milletvekillerine açık bir çağrı yapıyorum: Lütfen, bu yanlıştan geri dönün. Deprem bölgesine uygulanan kredi kısıtlamalarını derhâl gözden geçirin. Hatay'da, Kahramanmaraş'ta, Adıyaman'da insanlar toparlanana kadar, ekonomik hayat ayağa kalkana kadar deprem bölgesinde finansa erişim kolaylaştırılmalıdır çünkü bu sadece ekonomik bir mesele değildir, bu aynı zamanda vicdan meselesidir, bu aynı zamanda sosyal adalet meselesidir. Devletin görevi zor günde vatandaşın yanında olmaktır; yükünü arttırmak değil, yükünü hafifletmektir. Bugün yapılması gereken çok açık: Deprem bölgesine ayrı bir politika uygulayın ve bu politikanızı uygulattırın.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)