| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 82 |
| Tarih: | 15.04.2026 |
CHP GRUBU ADINA BİLAL BİLİCİ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu ve yüce milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Bu vesileyle dün Şanlıurfa Siverek'te ve bugün Kahramanmaraş'ta yaşanan üzücü olaylardan dolayı da milletimize başsağlığı diliyorum.
Vize meselesi hepimizin onuru ve ülkemiz için itibar konusu olan bir meseledir ve haysiyetimizdir. Vatandaşımız bırakın bugünlerde vize almayı vize randevusu bile alamamaktadır. 2025 yılında Türkiye'den 1 milyon 170 bin kişi Schengen vizesi için başvuruda bulunmuştur. Dünyada Çin'den sonra Türkiye'deki başvurular ikinci sırada, ardından da bizi Hindistan takip etmektedir. 2026 Henley Pasaport Endeksi'ne göre İspanya, Almanya ve İtalya pasaportuna sahip bir genç vizesiz olarak 185 ülkeye girebilmekte, biz ise Mikronezya ve Palau gibi ülkelerle aynı sıradayız; evet, yanlış duymadınız, bu da bize yakışmamaktadır. (CHP sıralarından alkışlar) Dominika, Honduras, Nikaragua, Tonga ve Seyşeller gibi adını pek çok duymadığımız ülkeler ise bizim önümüzde. Komşumuz Bulgaristan, Bulgar vatandaşı ise dünyanın 178 ülkesine gidebilirken ekonomik ölçeği bizim çeyreğimiz bile etmeyen Şili vatandaşlarını 174 ülkeye gönderebilmekte.
Diğer taraftan, Asya tarafına bakacak olursak, bir yanda 180 ülkeye elini kolunu sallaya sallaya giren, ziyaret edebilen Malezyalı genç, diğer tarafta vize reddi yiyen ve hayalleri yıkılan Türkiye Cumhuriyeti genci. (CHP sıralarından alkışlar) Vatandaşlarımız Avrupa'ya seyahate gidebilmek için aylarca ve haftalarca randevu beklemekte ve kovalamakta, dosya dolusu evrak vermekte, banka dökümlerini iletmekte, tapularını göstermekte ama vatandaşlarımız potansiyel mülteci muamelesiyle karşılaşmaktadırlar. Ne Türkiye ne de vatandaşlarımız bunu hak etmiyor diyorum ve şuna değineceğim: Kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi üyeliğimize rağmen 1980'den beri süren vize engeli, son on yıldaki hatalı politikalar ve Avrupa'daki sığınmacı krizi sebebiyle bu vize problemi daha da derinleşmiştir. Vatandaşlarımız turistik, eğitim, sağlık ve ticari seyahatler için bile vize randevusu alamaz hâle gelmiştir. Bu da Avrupa'nın çifte standardını göstermektedir.
Avrupa kapılarını kapatırken içerideki vize randevusu ve randevu fırsatçıları bu darboğazı ranta çevirmişlerdir. Vize şirketi adı altındaki bu yapılar bot yazılımlarla dijital bir barikat kurmuş durumda. Vatandaşın saniyelerle kovaladığı o randevular özel algoritmalar, bot hesaplar, yazılımlar, teknolojilerle otomatik olarak toplanmakta ve tekrar vatandaşımıza astronomik rakamlarla geri satılmaktadır. Bu randevu penceresi zaten üç beş dakika içerisinde kapanmakta ve bot hesaplar bu randevuları kendilerine çekmekte. Bu yapılar arka kapıdan iş yapan âdeta karaborsacı gibi hareket etmektedir. Bu randevu tekeline seyirci kalmak hiç de doğru değildir. Vatandaşlarımızın hakkı olan randevuyu aylarca bekleyen, eğitimine ve ticari görüşmesine yetişmeye çalışan vatandaşımız "Sistem dolu." uyarısıyla karşılaşırken bu şirketler sıraları yüzlerce euroya pazarlamaktadır ve vatandaşımızı soymaktadır. Randevu fırsatçılığı ve karaborsacılık buradan ortaya çıkmıştır. Vatandaşımızı bu organize dijital sömürüye karşı korumak devletin asli görevidir. Bazı yabancı misyon temsilcilerinin bu konuyu Dışişleri Bakanlığına yönelik uyarılarına ve üst düzey temaslarda konuyu iletmelerine karşın somut bir adım da atılmamıştır, atılmadığı da görülmektedir. Bu noktada, ilgili makamları sorumluluk almaya çağırıyorum çünkü bu mesele, ülkemiz için haysiyet meselesidir. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Buradan farklı bir meseleye daha değinmek istiyorum. 1963'ten beri vatandaşlarımıza İngiltere'de iş kurma ve oturum hakkı tanıyan Ankara Anlaşması İngiltere'de ciddi bir engelle karşı karşıyadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
BİLAL BİLİCİ (Devamla) - Bürokratik duvarlar örülmektedir İngiltere tarafından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına. İngiltere'de katma değer üreten ve vergisini ödeyen on binlerce eğitimli girişimcimiz, iş insanları aylardır hiçbir gerekçe sunulmadan bekletiliyorlar. Üçüncü dünya ülkeleri dâhil olmak üzere, birçok ülke vatandaşının işleri, başvuruları tıkır tıkır işlerken Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının dosyaları belirsiz bir sürece bekletilmektedir. Oradaki vatandaşlarımız en temel sağlık ve ailevi ihtiyaçları için dahi İngiltere'den çıkış yapamaz hâle gelmiştir. Bu durum yeni yasalar ve yeni uygulamalar bahanesiyle hakların askıya alınmasını göstermektedir. On binlerce vatandaşımız İngiliz makamlarından haber beklemektedir. Bu noktada hem devlet yetkililerimize hem de İngiliz makamlarına çağrıda bulunuyor, çözüm üretmeye çağırıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)