GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:82
Tarih:15.04.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA İBRAHİM YURDUNUSEVEN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; DEM PARTİ'nin verdiği grup önerisi üzerine partim adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Gazi Meclisimizi ve ekranları başında bizleri seyretmekte olan aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, dün Siverek'te, bugün Kahramanmaraş'ta meydana gelen menfur saldırıları şiddetle kınıyorum. Acımız büyük, yüreğimiz yanıyor ve Siverek'e geçmiş olsun, Kahramanmaraş'ımıza da başımız sağ olsun diyorum; hayatını kaybeden canlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum.

Değerli milletvekilleri, öncelikle şunu belirtmek isterim ki hiç kimse ama hiç kimse ülkemizde ne ırkından dolayı ne de milliyetinden dolayı cezaevine girmiyor. İster Türk olsun ister Kürt olsun ister Arap ister Roman olsun, suç işleyen herkes bağımsız mahkemelerimizde yargılanıp verilen karar neticesinde aldığı cezasını infaz etmek üzere cezaevlerine girmekte. Türkiye Büyük Millet Meclisinde yedi yıla yakın Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu Başkanlığı yaptım, bu süre içerisinde onlarca cezaevi ve yurt dışındaki cezaevi ziyaretlerimiz de oldu. Burada grubu bulunan tüm partilerimizin değerli milletvekili arkadaşlarımızla birlikte ziyaretlerde bulunduk. DEM PARTİ önergesini veren milletvekilimizin belirttiğinin aksine, Komisyonumuza gelen hiçbir mektubu tozlu raflara atmadık Sayın Vekilim -bunu söyleyelim- hepsini tek tek kayıt altına aldık, ziyaret ettiğimiz cezaevlerinde hangi şikâyet varsa bizzat gittik o mektupla; değerli arkadaşlarımıza ve grubunuzdaki arkadaşlarınıza bu durumu sorabilirsiniz. Hatta, gittiğimiz yurt dışı ziyaretlerimizde farklı uygulamaları da gördük. Mesela, burada, özellikle çok şikâyet edilen ayrıntılı arama gibi, ağız ve diş araması gibi bazı hususların bazı ülkelerde rutin olduğunu gördük; bunları da özellikle belirtmek istiyorum.

5275 sayılı Kanun'un 2'nci ve 3'üncü maddelerinde yer alan amir hükümler gereğince ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele veya keyfî uygulama yapılması söz konusu değildir. Bu konuda Adalet Bakanlığımız, kötü muameleye sıfır toleransla çalışmaktadır.

2002 yılından bu yana Avrupa Birliği standartlarında 275'e yakın cezaevini hizmete açtık. Bunun yanında da infaz rejimine uygun olmayan, çok eski yapıda olan, taş bina olan 400'e yakın cezaevimizi de kapattık. Özellikle her konuşmamda üstüne basarak söylüyorum: Eğer geçmişle ilgili, geçmişteki cezaevleriyle ilgili bilgi almak ve izlenim edinmek istiyorsanız Ulucanlar Cezaevi Müzesini ziyaret etmenizi özellikle tavsiye ediyorum.

Ceza infaz kurumlarında sağlık hizmetleri, hükümlü veya tutuklunun kuruma kabulünden sonra, aile hekiminin kendisi hakkında açtığı dosyayla başlamakta. İlk kabul muayenesinde kronik ve bulaşıcı hastalıklar yönünden bir değerlendirme yapılarak kişinin ceza infaz kurumuna girmesinden önceki sağlık durumuyla ilgili bir soruşturma yapılmakta ve dosya oluşturulmakta.

İNAN AKGÜN ALP (Kars) - Esasa gel Başkan, esasa gel, önergenin konusuna gel ya!

İBRAHİM YURDUNUSEVEN (Devamla) - Burada Sağlık Bakanlığından hizmet alıyoruz; her türlü ilaç, muayene, tetkik, tahlil ve tıbbi malzeme Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmakta.

Özellikle, İdare ve Gözlem Kurulunda iyi hâlden dolayı infaz yakmayla ilgili bir iddia söz konusu. Bakın, ben rakamları sizlerle paylaşayım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

İBRAHİM YURDUNUSEVEN (Devamla) - Özellikle terör suçlarını belirtiyorum: Kapalıdan açığa geçişte olumsuzluk oranı yüzde 10, olumlu yüzde 90...

MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - El insaf ya! İnsan elini vicdanına koyar.

YILMAZ HUN (Iğdır) - Gözlem heyeti bir mahkeme midir?

MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - İnsan elini vicdanına koyar, ona göre konuşur; el insaf!

BAŞKAN - Dinleyelim, lütfen.

İBRAHİM YURDUNUSEVEN (Devamla) - Bunlar istatistik rakamları, "el insaf"lık bir şey yok.

Denetimli serbestliğe ayrılmada oran yüzde 7 olumsuz, yüzde 93 olumlu. Koşullu salıverilmede oran yüzde 24 olumsuz yani yüzde 76 olumlu. Burada şunu size özellikle söylemek istiyorum değerli milletvekilleri: Terör biterken istismar da bitiyor. Milletimizin bu sahte kahramanları da görmesi lazım artık. Evet, kimsenin zihninde bir soru işareti kalmasın, AK PARTİ kadro olarak son yirmi dört yılda mücadelemiz, içerideki ve dışarıdaki baskılarımız, gayretlerimiz artık bir yola girildi ve Türkiye kazandı, millet kazandı; Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla 86 milyon vatandaşımız kazandı. Artık biz Türkiye Cumhuriyeti olarak, herkesin ortak yuvası olarak, 86 milyon olarak bir ve beraberiz, derdimiz siyasi bir gelecek değildir, hiç de olmamıştır. Bu sebeple de derdimiz, telaşımız da milletimizin geleceğiyle ilgilidir. Bu nedenle, verilen önergeye olumsuz oy vereceğimizi belirterek Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)