GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:82
Tarih:15.04.2026

MEHMET KAMAÇ (Diyarbakır) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri izleyen değerli halklarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Diyarbakır'dan bahsederken bir özel selam da Diyarbakır'ın tutuklu Belediye Eş Başkanı Sayın Selçuk Mızraklı'yı da burada saygıyla, hürmetle selamlıyorum çünkü Diyarbakır'dan bahsederken aslında ilk akla gelen kişi Sayın Mızraklı.

Evet, Diyarbakır sadece bir sorun, iki sorun, beş sorun yaşamıyor; sorunlar yumağı içerisinde bir kentten bahsediyoruz. Ben sadece üç başlık altında açacağım: Birincisi ulaşım, ikincisi tarım, üçüncüsü de güvenlik. Yani bu üç başlık aslında Diyarbakır'ın sorunlarının ne kadar büyük olduğunun bir göstergesi olacak. Diyarbakır'daki ulaşım sorunu merkezî idarenin uzun süredir hayata geçirmediği büyük ölçekli yatırımlar nedeniyle yapısal bir sorun hâline gelmiş. Kentin yıllardır talep ettiği otoban ve hızlı tren projeleri gündeme alınmamakta ve bu durum Diyarbakır'ın ekonomik ve lojistik gelişimini sınırlandırmaktadır. Bölge merkezî olmasına rağmen ulaşım altyapısının bu düzeyde kalması kamu yatırımlarının dağılımındaki eşitsizliği de göstermektedir. Şimdi tabii, biz ulaşımdan bahsederken Elâzığ üzerinden Diyarbakır'a girdiğinizde, yola girdiğinizde bakıyorsunuz Diyarbakır'a girmeden önce sanki bir köy yolunda yürüyorsunuz, hakeza Silvan üzerinden geldiğinizde yine öyle, Mardin bölgesinden geldiğinizde yine öyle. Diyarbakırlı vatandaşlar çok zekidirler, çok da üretkendirler bu boyutuyla. Eskiden evlenen gençler arabanın önüne "Evleniyoruz." arkasına "Mutluyuz." diye yazıyorlardı. Şimdi diyorlar ki "Umarım aşkımız Bismil-Diyarbakır yolu kadar uzun sürer." Yani yapım süresi kadar uzun sürer diye artık üretken bir şey de ortaya koydular. Ya, son dönemlerde Diyarbakır Havalimanına inemeyen uçak sayısını... Sayın Cevdet Yılmaz, geçen gün Diyarbakır'daydı, işte ticarette, lojistikte hava yolu ve hızlı trenden, raylı sistemden bahsetmişti. Sanırım Sayın Cevdet Yılmaz'ın bundan haberi yok. Son dönemlerde Diyarbakır Havalimanına inemeyen uçak sayısını Sayın Yılmaz'ın takdirlerine sunuyorum, bence bir araştırması lazım.

Sağlık hizmetlerinden bahsedelim. Ben, dün de burada gündeme getirdim, bir ailemizin feryadını dile getirdim. Sonuçta, Diyarbakır'da sağlık hizmetleri gerçekten de çok büyük bir sorun hâline geldi. İnsanlar sıra alamamakta, randevu alamamakta, yeteri kadar sağlık hizmeti alamamakta, dolayısıyla dışarıya çıkmak durumunda kalmakta; Ankara'ya, İstanbul'a gittiğinde mağdur duruma düşmekte ve bu da doğrusu Diyarbakır'ın en büyük problemlerinden bir tanesi.

Bir başka problem, çeteleşme. Bakın, bu çok önemli bir problem. Diyarbakır'da son dönemlerde, son bir ay içerisinde 30 iş yeri silahlı saldırıya uğradı. Bu saldırıların büyük bir kısmı 18 yaşının altındaki çocuklar tarafından gerçekleştirildi ve bu saldırılar gerçekleşirken aslında gençlik artık suç örgütü bağlantılı yapılarla ilişki kuruyor, aslında bunu artık bir ekonomik gelir yolu olarak da görüyor çünkü işsizlik çok büyük bir problem. Bu durum esnafta ciddi bir güvensizlik sorunu meydana getiriyor. Gençler artık suç ekonomisini alternatif bir çözüm yolu olarak görüyor. Dolayısıyla Diyarbakır'daki çeteleşme... İnsanlar artık şunu söylüyor: Diyarbakır'da devlet yok. Artık Diyarbakır'da esnaf her gün saldırıya uğruyor. Diyarbakır'daki insanlar can güvenliğini hissetmiyor ve bu, artık, burada devletin olmadığı algısını da yaratıyor.

Bir başka durum, tarım meselesi. Değerli arkadaşlar, Sayın Yılmaz oradayken, Diyarbakır'dayken bir konuşma yaptı sanki Diyarbakır'da gerçekten hiçbir problem yokmuş gibi. Bakın, Diyarbakır'ın iki tane temel problemi var: Sulu tarla diye ÇKS'sini yapan vatandaşlar ilk önce DEDAŞ'a yakalanıyor, sonra da sulama birliğine yakalanıyor. Diyelim ki sizin 200 dönüm araziniz var. DEDAŞ sizin sulu tarım başvurunuz ya da ÇKS kaydınız varsa önce 200 dönüm tarlaya göre sizden peşinen elektrik faturasını çıkarıyor. Sonra siz ödemediğinizde ne oluyor? Hacizli duruma düşüyorsunuz. Ya, geçen sene biz bir afet yaşadık yani oradaki çiftçilerimizin bütün ürünleri dondu ama bu, DEDAŞ'ı hiç ilgilendirmiyor çünkü DEDAŞ, vatandaş kendi traktörüyle dereden su taşısa bile -yeter ki ÇKS'de 200 dönüm kayıtlı arazisi olsun- o 200 dönüme göre faturalandırma yapıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

MEHMET KAMAÇ (Devamla) - İkincisi, sulama birliği de aynı şekilde; vatandaş kanaldan kendi imkânlarıyla sulamasını yaptığı hâlde bu iki kurum çiftçilerin üstüne karabasan gibi çökmüş. Bir Silvan Barajı var, o da on beş yıldır bir türlü bitirilemedi. İnsanlar zaten artık şunu söyler duruma geldi, diyorlar ki "Ya, biz göremesek de sanırım, torunlarımız artık bu Silvan Barajı'nın bittiğini görecek." Kralkızı Barajı elli yıllık bir barajdır; kanalları, her şeyi deforme olmuş sayın vekilim, artık su akmaz oldu bu kanallardan ama DSİ ya da sulama birliğini bu ilgilendirmiyor, onu ilgilendiren tek şey çiftçinin üzerine yüklediği yüktür.

Dolayısıyla Diyarbakır'ın sorunlarını burada konuşarak bitiremeyiz. Sanırım, Sayın Başkan, bir saat de süre verseniz Diyarbakır'ın sorunları burada bitmez ama ana meselelerle ilgili birkaç şeyi gündeme getirdik. Bunları söyleyerek Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)