| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 81 |
| Tarih: | 14.04.2026 |
AYKUT KAYA (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifin 12'nci maddesi bazı hak kayıplarını sınırlandırmayı amaçlasa da iktidarın sosyal politika alanındaki yapısal zaafını açıkça göstermektedir. Koruyucu aileler, sosyal ve ekonomik destek alan haneler ile devlet korumasındaki gençler bürokratik belirsizliklerin değil, hak temelli bir devlet anlayışının muhatabı olmalıdır. İstihdam hakkı ise başvuru karmaşasına terk edilemez. Devlet hak sahibini tespit etmeli, bilgilendirmeli, yönlendirmeli ve süreci aktif biçimde işletmelidir. Biz sosyal devleti gerçekten güçlendiren, vatandaşı yormayan, bürokrasiyi azaltan, sahip olduğu hakları erişilebilir ve güvenli kılan düzenlemelerden yanayız. Geçici telafi değil, kalıcı çözüm istiyoruz.
Taksici esnafımız zor günler geçiriyor. Basit usulden gerçek usule geçilmesi taksici esnafımızı mağdur etmiştir. İstanbul'da 3 şoförün kullandığı bir taksi aylık 300 bin TL ciro yapıyor, bunun 70 bin TL'si yakıta, 55 bin TL'si araç bakımı ve sigortaya gidiyor, geriye yaklaşık 170 bin TL kalıyor. Vergi ve trafik cezası hariç, mali cihaz takacağınızı söylediniz. Bu mali cihazla birlikte 60-70 bin TL daha taksici esnafın cebinden çıkacak, geriye kalan 100 bin TL üç aileye bölünecek yani buradan soruyorum: Bu insanlar nasıl geçinsin, bu işe nasıl devam etsin? Taksici esnafımız yakıttan ÖTV ve KDV ödüyor, araç alırken bir araç parası kadar devlete vergi ödüyor, gece gündüz büyük bir stres altında can güvenliği riskiyle çalışıyor yani daha fazla yormaya gerek var mı taksici esnafımızı? Götürü usulle vergilendirme taksici esnafımız için en adil yöntemdir. İline, ilçesine göre bir bedel belirlenir esnafımız da bunu 2 taksitte öder, hem prosedürle uğraşmaz hem de daha adil bir vergi verir. Ayrıca, iktidarınızın taksici esnafımıza ÖTV istisnası sözü vardı. Sahi, bu sözünüze ne oldu? Bu sözünüzü tutmanızı ve en az altı yılda bir taksici esnafımıza ÖTV istisnası vermenizi bekliyoruz.
Bugün Antalya'dan yola çıktığınızda tabelalarda Aksu, Serik, Manavgat yazıyor yani gideceğiniz ilk 3 ilçenin ismi yazıyor. Serik'i geçince Manavgat, Alanya Gazipaşa yazması gerekiyor ama bakıyorsunuz Gazipaşa yok. Manavgat'a geliyorsunuz, Alanya, Mersin yazıyor, yine Gazipaşa yok. Gazipaşa'nın adını Alanya'dan Gazipaşa'ya 45 kilometre kala görüyorsunuz. Buradan iktidar temsilcilerine sormak istiyorum: Gazipaşa ilçemiz Antalya'nın bir ilçesi değil midir? Gazipaşa'yı Antalya'nın bir ilçesi olarak görmüyor musunuz? Görmediğinizi şuradan anlıyorum: Yirmi dört yıldır bitiremediğiniz Gazipaşa-Anamur yolundan anlıyorum. Gökçeler Barajı'nı yaptınız, çiftçimize doğru düzgün bir su veremediniz. 15 bin nüfuslu Pazarcı Mahallesini bir ilköğretim okuluna mahkûm ettiniz. Uluslararası Gazipaşa Havalimanımızın ismini de Alanya'dan önce bir tabelada göremiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Daha tabelalara Gazipaşa'nın adını yazamayan bir anlayış Gazipaşa'yı nasıl kalkındıracak? Gazipaşa'mızın isminin Serik'ten sonraki tabelalarda yer alması hususunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını göreve davet ediyorum. Gazipaşa'mız hak ettiği değeri görene kadar Gazipaşa'mızın sesi olmaya devam edeceğiz. Merak etmeyin, siz bunları yapmazsanız bizim iktidarımızda Gazipaşa'mız hak ettiği değeri görecektir.
Kaş ilçemizin Sarılar, Çerler ve Ahatlı Mahallelerinin kesiştiği noktada bir mermer ocağı açılmak isteniyor. Kaş merkeze sadece 16 kilometre mesafede, tarihî kalıntıların bulunduğu, birinci derece arkeolojik sit alanı olan ve köy yerleşim alanına yalnızca 300 metre mesafede bir yerden bahsediyoruz. Yani böyle eşsiz bir alana mermer ocağı izni nasıl veriliyor, anlayabilmiş değiliz, akıl alacak gibi değil. Burası sadece doğal güzelliklere sahip tarihî bir alan değil, aynı zamanda tarımın, hayvancılığın yapıldığı, son yıllarda turizmin geliştiği çok değerli bir bölge. Siz burada mermer ocağı açarsanız, bu mermer ocağı Kaş'ın doğasına, tarihine, insan sağlığına ve çevresine zarar verecektir. Bu proje derhâl durdurulmalıdır. Biz, dünyaca ünlü Kaş ilçemizin taş ocaklarıyla tahrip edilmesine asla izin vermeyeceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
AYKUT KAYA (Devamla) - Mehmet Şimşek yurt dışında kaynak arıyor ama diğer yandan milyarlarca dolarlık faizsiz döviz kaynağını kendi ellerimizle kaçırıyoruz. Alanya ilçemiz başta olmak üzere inşaat sektörüne, yerel esnafa ve şehir ekonomisine ciddi döviz geliri sağlayan konut yatırımcısı yabancılar, ikamet kısıtlaması gibi hatalı ve vizyonsuz göç politikalarıyla başka ülkelere âdeta hediye edilmiştir. Peki, bunun bedelini kim ödüyor? Sahadaki esnaf ödüyor, iflaslar artıyor, insanlar çaresizliğe ve intihara sürükleniyor. Bu konuyu defalarca dile getirdim ama bugüne kadar tek bir somut adım atılmadı. Buradan bir şeyi merak ediyorum: Madem bu sorunu çözmeyecektiniz, aylar önce sivil toplum kuruluşlarını neden Ankara'ya çağırıp umut verdiniz? İktidar temsilcilerini sahadaki vatandaşların gerçek sıkıntılarını görmeye ve çözüm üretmeye davet ediyorum. Çok geç kalıyoruz, yazık oluyor.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)