GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:81
Tarih:14.04.2026

ŞERAFETTİN KILIÇ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 11'inci maddesi üzerine grubumuz adına söz aldım, Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun teklifi ilk bakışta sosyal hizmetler alanında bazı olumlu düzenlemeler içeriyor gibi görünse de bütüncül ve insan onurunu esas alan bir sosyal politika yaklaşımından uzaktır. Bu durum, özellikle 11'inci maddede yani kadın konukevlerinde kalan kadınlar ve çocuklara yönelik harçlık desteği düzenlemesinde açıkça ortaya çıkmaktadır. Şunu açıkça ifade etmek gerekir: Şiddet mağduru bir kadına verilen sınırlı bir harçlık, sosyal devletin sorumluluğunu yerine getirdiği anlamına gelmez. Bu yaklaşım, derin bir sosyal sorunu geçici araçlarla yönetmeye çalışan dar bir bakış açısının ürünüdür. Kadın konukevlerinde kalan kadınlar, çoğu zaman can güvenliği tehlikede olan, ekonomik olarak kırılgan hâle gelmiş, sosyal çevresinden kopmuş ve çocuklarıyla birlikte hayata yeniden tutunmaya çalışan bireylerdir. Bu insanların karşı karşıya olduğu tablo yalnızca maddi değil, aynı zamanda psikolojik, sosyal ve yapısal bir sorundur. Dolayısıyla çözüm de bu çok boyutlu yapıya uygun olmak zorundadır ancak teklif bu çok boyutlu sorunu, tek boyutlu bir araçla ele almaktadır. Harçlık desteği öngörülmekte fakat bu desteğin kadınların hayatında nasıl bir dönüşüm sağlayacağına dair hiçbir perspektif sunulmamaktadır. Kadın konukevlerinden ayrılan bir bireyin nasıl bir yaşam kuracağı, hangi imkânlarla ayakta duracağı, çocuklarının geleceğinin nasıl güvence altına alınacağı bu düzenlemede karşılık bulmamaktadır.

Sosyal politika, yalnızca ihtiyaç anında verilen desteklerden ibaret değildir. Asıl mesele, insanı o ihtiyaca mahkûm eden şartları ortadan kaldırmaktır. Eğer siz yoksulluğu doğuran sebepleri ortadan kaldırmazsanız, verdiğiniz her destek geçici olmaya mahkûmdur. Bugün burada karşımızda duran düzenleme, yoksulluğu ortadan kaldırmaya değil, yönetmeye odaklanmaktadır. Oysa adalet merkezli bir yaklaşım, insanı yardıma bağımlı kılan değil onu kendi ayakları üzerinde durabilir hâle getiren politikalar üretmeyi gerektirir.

Değerli milletvekilleri, burada gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir husus daha vardır: Bugün toplumda aile yapısını zedeleyen, gençlerin değer dünyasını aşındıran ciddi bir kültürel erozyon yaşanmaktadır. Özellikle bazı televizyon programları ve gündüz kuşağı yayınları aile mahremiyetini hiçe sayan, şiddeti normalleştiren, ilişkileri yozlaştıran içerikleriyle toplumsal yapıya zarar vermektedir. Aile içi sorunların ifşa edildiği, insanların özel hayatlarının reyting uğruna teşhir edildiği bu programlar gençler için yanlış rol modeller üretmekte, sorun çözme yerine çatışmayı ve ifşayı teşvik etmektedir. Şiddetin, aldatmanın, aile içi çatışmaların âdeta sıradanlaştırıldığı bir medya dili toplumun en temel yapı taşı olan aileyi zayıflatmaktadır.

Şimdi sormak gerekir: Bir yandan kadınları şiddetten korumaya çalıştığımızı söylüyoruz, diğer yandan şiddeti ve aile içi çöküşü normalleştiren içeriklere göz mü yumuyoruz? Eğer bu çelişkiyi görmezden gelirsek sosyal politikalarımız eksik kalmaya mahkûmdur. Kadın konukevlerinde kalan birçok kadının hikâyesinin arka planında sadece ekonomik sorunlar değil aynı zamanda kültürel yozlaşma, değer erozyonu ve sağlıksız ilişki modelleri de yer almaktadır. Bu nedenle sosyal politika yalnızca ekonomik destekten ibaret olamaz, aynı zamanda toplumu koruyan, aileyi güçlendiren, gençleri doğru yönlendiren bir anlayışı da içermelidir.

Değerli milletvekilleri, sonuç olarak bu düzenlemeyle verilecek harçlığın kapsamı, miktarı ve uygulanma esasları büyük ölçüde idari takdire bırakılmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ŞERAFETTİN KILIÇ (Devamla) - Bu durum hem hukuki belirlilik ilkesini zedelemekte hem de uygulamada eşitsizliklere zemin hazırlamaktadır. 11'inci madde iyi niyetli bir düzenleme olarak sunulsa da mevcut hâliyle sosyal devlet anlayışının gerektirdiği derinliği ve kapsayıcılığı taşımamaktadır. Şiddet mağduru kadınların yaşadığı sorunlara kalıcı çözümler üretmekten uzak, sınırlı ve yüzeysel bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Bizim ihtiyacımız olan şey geçici çözümler değil, kalıcı adalet mekanizmalarıdır. İhtiyacımız, insanı merkeze alan, onu güçlendiren ve onurlu bir yaşamı güvence altına alan bir sosyal politika anlayışıdır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)