| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 81 |
| Tarih: | 14.04.2026 |
CEMALETTİN KANİ TORUN (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
İçinde bulunduğumuz bölge yüzyıllardır savaşların ve çatışmaların merkezinde yer almıştır. Bu bereketli coğrafya üzerinde emperyal güçlerin tahayyülleri hiçbir zaman son bulmayacaktır. Bunu artık hepimiz anlamış bulunuyoruz. Amerika'yla doğrudan savaşan İran kadar tüm bölge ülkeleri de bu savaştan nasibini aldılar. Tüm dünya da enerji arzında yaşanan sorunlar sebebiyle savaşın etkilerini hissediyor. Kırk gün süren ve belki de sürmeye devam edecek olan bu savaş bizlere iki şeyi net şekilde gösterdi; birincisi bölge ülkelerinin birbirleriyle olan kader bağı sebebiyle kurmak zorunda oldukları sıkı ilişkilerin önemi, ikincisi ise bölge ülkelerinin en büyük gücünün vatandaşlarıyla kurdukları güçlü bağlar olduğu.
Kıymetli milletvekilleri, iki dünya savaşından alınan dersler hem uluslararası anlamda hem de bölgesel ölçekte pek çok yeni birliktelikler neticesini vermiştir. Biz de bölgemizde son yıllarda yaşanan şiddetli çatışmalardan ciddi dersler çıkarmalıyız. Ülkemizi ve bölgemizi daha yaşanabilir, daha müreffeh kılmak için çalışmak zorundayız. Ben bu kürsüden daha önce çok defa ifade ettim, Türkiye, tüm bölge ülkelerinin birliğe ihtiyaç duyduğu bugünlerde ekonomi ve güvenlik temelli bir yapının bölgemizde kurulması için ciddi bir diplomatik atak başlatmalıdır. Bölgede artık sınırların değişmeden, anlamsız hâle geleceği ekonomik ve kültürel iş birlikleriyle "kazan-kazan" odaklı bir bölgesel ortaklığın ilk adımlarını atmak için gerekli şartlar bugün oluşmuştur. Son savaş gösterdi ki güvenliği de temel alacak bu birliktelik bölgedeki devletlerin dış müdahalelere karşı direncini artıracak, aynı zamanda ekonomi temeliyle bölgenin kendine yetmesinin önünü açacaktır. Böyle bir birlik için iktidarı çalışmaya, Meclisi de inisiyatif alarak bu konuda çalışmalar yapmaya davet ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; devletler arası ilişkiler farklı bir boyut kazanırken İran örneği bizlere devletlerin halklarıyla olan kuvvetli rabıtasının dış tehditlere karşı nasıl bir kalkan olduğunu göstermiştir. 15 Temmuz darbe girişimi vatandaşlarımızın cesareti ve gayretiyle önlenmişti. Türkiye, bu sayede bir elli yılını daha darbeye kurban vermemiş oldu. Biz bu dik duruşu halkımızın devleti sahiplenişine borçluyuz. Bugün de bu bağı kuvvetlendirmek için bir sürecin içindeyiz. Milliyetçi Hareket Partisi lideri Sayın Bahçeli'nin tarihî çağrısının üzerinden bir buçuk yıl geçti, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan süreci sahiplenen çok sayıda açıklama yaptı. İmralı adasına uzun aradan sonra gidildi, görüşmeler yapıldı, örgüt kendini feshederek Türkiye'den çekildi ve silahlarını yaktı. Meclis çatısı altında çok geniş temsiliyeti haiz bir komisyon kuruldu ve çalışmalarını tamamladı. Ciddi bir oy çokluğuyla komisyon raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Süreçte bazı aksamalar olduğunun farkındayız ancak ben bunun bir kriz veya çözümsüzlük alameti olduğunu düşünmüyorum.
Yalnızca bir hususu dikkatinize getirmek istiyorum. Bu aşamada sürecin iletişim kanadının biraz daha güçlendirilmesi gerekiyor. Vatandaşlarımızı tedirgin eden değil, onların sürece olan desteğini artıran açıklamalar yapılmasına ve adımlar atılmasına ihtiyacımız var. Bu noktada öncelikle siyasi aktörlerin yaralayıcı dilden uzak durarak yapıcı mesajlar veren açıklamalar yapmalarının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bizler milletin temsilcileri olarak bu dili muhafaza etmekle yükümlüyüz. Adım atmaktan kastım da hukuken bir zorunluluk olan, kamuoyu nezdinde çok büyük kıymet atfedilen sürece olan desteği ciddi anlamda artıracak uygulamalardır.
Beraat eden belediye başkanlarının görevine iade edilmesi, AYM ve AİHM kararlarıyla çoktan dışarıda olması gereken Sayın Selahattin Demirtaş başta olmak üzere siyasi mahkûmların özgürlüklerine kavuşmaları gibi hürriyet ve adalet duygularını pekiştirecek çok sayıda adım vardır.
Değerli arkadaşlar, barışırken küsmenin, yaparken yıkmanın bir anlamı yoktur. Tarihî bir eşikteyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
CEMALETTİN KANİ TORUN (Devamla) - Bölgemiz yangın yeriyken, devlet ile vatandaş arasında yıkılmaz köprüler kurmak için kolları sıvamış iken küçük hesaplar yapmanın bu sürecin ruhuna uygun bir tavır olmadığını düşünüyorum. İç tahkimatını sağlamış, müreffeh, adil ve güçlü bir Türkiye'nin inşası için biz hazırız diyor, bu duygularla heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)