| Konu: | Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 81 |
| Tarih: | 14.04.2026 |
CEVDET AKAY (Karabük) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
263 sıra sayılı söz konusu Kanun Teklifi 14 kanunda ve bir nizamnamede değişiklik yapan 28 madde ve 1 geçici maddeden oluşan bir mini torba, yine bir torba yasa. Tali komisyonlarda görüşülmeden karşımıza geldi yine maalesef; Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmedi, Dijital Mecralar Komisyonunda görüşülmedi, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunda görüşülmedi yani İç Tüzük'e aykırı hareket edildi.
Yine, Anayasa'ya uygunluk denetimi yapılmadı, görüşmeleri yapılmadı. Bazı maddeleri Anayasa'ya aykırı; mesela 6, 9, 10, 22 ve 23'üncü maddeleri Anayasa’nın 2, 7, 20, 22, 25, 26, 36, 104 ve 161'inci maddelerine aykırı. Yani bu kanun teklifinin neredeyse üçte 1'i Anayasa'ya aykırı.
Yine, buradan 10'uncu maddeyle ilgili konuşmak istersek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına özel ve kamu kuruluşlarından her türlü bilgi ve veriyi alma hakkı veriyor yani kişisel verileri alma hakkı veriyor. Menkul-gayrimenkul durumu, sağlık bilgileri, nüfus bilgileri, gelir-gider durumu, aklınıza ne gelirse her türlü bilgiyi alacak. Peki, geçmişte ülkemizde neler yaşandı? 108 milyon kişinin kişisel verileri sızıntı yoluyla belli blokların eline geçti ve bunlar para karşılığı satıldı. Bunların içerisinde MİT Başkanlığından tutun da Jandarma Genel Komutanlığı, İçişleri, Emniyet Genel Müdürlüğü, Türk Silahlı Kuvvetleri gibi lojmanlarda oturan kişilerin bilgileri bile sızdırıldı. Şimdi, bu yetkiyle de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına çok geniş yetkiler veriliyor.
Bakın, TÜİK'te geçmiş dönemde Başkan Yardımcılığı yapmış kişi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında Bilgi Sistemleri Genel Müdürü yani bu verilerin toplandığı yerde Genel Müdür olarak çalışıyor. TÜİK'te veri sızdırmasıyla ilgili 2 kere soruşturma geçirmiş bu kişi, bu Genel Müdür; Serdar Öz. Şimdi, 2 soruşturma geçirip bu soruşturma kapatılmış, aynı kişi, şimdi bu bilgilerin toplandığı yerin Genel Müdürü ve bu verileri, bu bilgileri burada toplayacaksınız. Bu ne kadar doğru sayın milletvekilleri? Bu konuyu ben Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanına ve siz değerli vekillerin değerlendirmesine sunuyorum çünkü 2025 yılında 4,5-5 milyon haneye yardım yapan söz konusu Bakanlık 20 milyon kişiye yardım yapmış ve zaten aşağı yukarı 40-50 milyon civarında bir veri burada var ve bu veriler burada ve şimdi 86 milyon kişinin verisi toplanabilecek vaziyete geliyor. Yardım yaptığınız kişilerin verilerini alabilirsiniz ama yardım yapmadığınız kişilerin verilerini burada toplamak çok çok yanlış. Zaten bu, İçişleri Bakanlığında var, Hazine ve Maliye Bakanlığında var, Adalet Bakanlığında var, bir de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında olacak ve bunların denetimi de söz konusu değil. Bunları kim denetleyecek, nasıl denetlenecek? Zaten denetim sıkıntısı var. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'nun yüzde 5 geliri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına aktarılıyor engelli ve yaşlılarla ilgili kullanılmak üzere. Dört yılda 644 milyon toplanmış, 258 milyon ilgili Genel Müdürlüğe aktarılmış, 385 milyonu kullanılmamış. Bu da denetlenmiyor.
Bakın, bir örnek daha vereceğim trafik cezalarıyla ilgili. Biliyorsunuz, kesilen trafik cezalarının yüzde 50'si Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'na aktarılıyor. 2026 hedefi 93 milyar. Bakın, bunun kat kat üstünde çünkü cezalar çok artırıldı, bir tahakkuk olacak, tahsilata göre de çok ciddi bir para birikecek, bunun yüzde 50'si de bu Fon'da yardım yapılmak üzere kullanılacak. Kimlere nasıl yapıldığı konusuyla ilgili denetleme konusunda maalesef şeffaf bir durum söz konusu değil.
Meclisin bir görevi de denetleme yapmak. Şimdi, biz denetleme görevimizi bence hiç yapmıyoruz. Meclisin çalışma günlerinin bir gününde ilgili denetlemelerin burada yapılması gerekiyor bence ve bu denetlemeler yapılırken de ilgili bakanlar buraya gelip milletvekillerinin sorularını cevaplamalı aynı gün içerisinde; o zaman Meclis belki denetleme görevini yerine getirir.
Yine, sanırım 3'üncü madde 65 yaş üstü yaşlılara verilen aylıklarla alakalı. Burada "Evraklarda bir hata söz konusu olursa bu hatayla ilgili ödenen maaşlar, ücretler geri istenecek." diyor. Burada da kanuni faiz uygulanmasıyla ilgili bir düzenleme yapılıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
CEVDET AKAY (Devamla) - Şimdi, kanuni faiz yüzde 24, Sayın Cumhurbaşkanımızın yetkisiyle 2 katı olarak uygulanıyor, yüzde 48; enflasyon oranı 30-31. Şimdi, siz 65 yaş üstü yaşlılardan -sehven bir işlem yapmış olabilir- o parayı yüzde 48 faizle geri mi alacaksınız? Burada bir hata var, buradaki düşük oranın uygulanması lazım. Burada buna göre bir düzenleme yapılması gerekiyor.
Bir de Bakanlık verileri istedi, vermedi ilgili kurumlar, ne ceza yaptırımı var? Burada bir şey yok, ben göremedim. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na atıfta bulunulması lazım, orada bu konuyla ilgili idari para cezası var, 90 bin ile 1 milyon 800 bin arasında değişiyor. Bu düzenlemelerin bu kanun buradan çıkmadan mutlaka yapılması gerekiyor.
Bu şekliyle bu kanun teklifine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak "hayır" oyu vereceğimizi ifade ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)