| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 81 |
| Tarih: | 14.04.2026 |
MEHMET MUSTAFA GÜRBAN (Gaziantep) - Sayın milletvekilleri, kürsüde bugün siyasetçi olarak değil Gaziantep'in bir evladı olarak konuşuyorum.
Lise yıllarımda Şehitkamil Belediyespor'da, ardından Gaskispor'da futbol oynadım; sahadan geliyorum, tribünlerin ne hissettiğini biliyorum ancak ne zaman ki futbola torpil, kayırmacılık ve siyasi hesaplar girmeye başladı işte o gün ben bu oyunun içinde olmamaya karar verdim. Bugün ise görüyorum ki Gaziantep'in en önemli değerlerinden biri olan Gaziantep FK halkın takımı olmaktan uzaklaşıyor.
Sayın milletvekilleri, bir gerçeği açıkça ifade ediyorum ki Gaziantep FK bugün siyasetin gölgesindedir; bu kulüp belli siyasi çevrelerin etkisi altına alınmış, halktan koparılmış bir yapıya sürüklenmektedir. Sporun birleştirici gücü yerine, ayrıştırıcı bir anlayış hâkim kılınmaktadır. Celal Doğan döneminden örnek vermek isterim. Bu arada, dipnot olarak hatırlatmakta fayda görüyorum: Celal Doğan'ın CHP sonrası siyasi tercihlerini asla tasvip etmiyorum, ben sadece futbol kulübü üzerinden değerlendirme yapıyorum. Sayın Celal Doğan dönemindeki Gaziantepspor partilerüstüydü, siyasetüstüydü; her görüşten vatandaş bu takımı sahiplenirdi çünkü bu takım halkındı. Bugün ise aynı birliktelikten söz edemiyoruz, bugün Gaziantep FK İçin aynı toplumsal sahiplenme yoktur. Neden yoktur? Çünkü insanlar kulübün yönetiminde toplum genelinde kabul görmemiş aktif siyaset yapan isimleri görmek istemiyor, çünkü insanlar futbolun siyasi kariyer basamağı hâline getirilmesine itiraz ediyor.
Buradan açık ve net çağrıda bulunuyorum: Gaziantep FK'da aktif siyasi hayatına devam eden herkes derhâl istifa etmelidir. Futbol kulüpleri siyasi vitrin değildir, kariyer planlama aracı değildir. Eğer kulübün finansmanı halkın cebinden ve kamu kaynaklarından çıkıyorsa o zaman kulüp halkındır, hiç kimse kendi siyasi "piar" çalışması için bu kaynağı kullanamaz.
Soruyorum: Halkın parasıyla yönetilen bir yapıda şeffaflık nerede, hesap verilebilirlik nerede? Soruların cevabını arıyorum. Muhataplarından istirham ediyorum, bu soruları yanıtlasınlar. Bu yüzden diyorum ki: Gaziantep FK siyasetten tamamen arındırılmalıdır, sade ve temiz bir yönetim anlayışıyla yoluna devam etmelidir.
Buradan muhalefete de bir çağrıda bulunuyorum: Bu meseleye sahip çıkın ve buradan Gaziantep halkına da sesleniyorum: Bu takım sizin; bu takım hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olamaz.
Ben de açıkça ifade ediyorum: Gaziantep FK Kulübüne çöreklenmiş bu siyasi yapılardan kurtulana kadar, bu düzen değişene kadar Gaziantep FK maçlarına gitmeyeceğim. Gaziantep Futbol Kulübü siyasetten büyüktür, partilerden üstündür ve en önemlisi, halkındır. Artık bu şehirde siyaset, ticaret, spor ve şehir yönetimi üç beş ailenin tekelinden çıkarılmalıdır, bu şehrin işçisinin, köylüsünün, esnafının, memurunun çocukları da söz sahibi olmalıdır; yeni isimlere, yeni fikirlere, genç ve donanımlı kadrolara alan açılmalıdır. Biz bu mücadeleyi bunun için veriyoruz.
Değerli milletvekilleri, futbol, hatalar oyunudur, hakemlerimiz de hatalar yapabilir ancak son dönemlerde görülüyor ki, bazı hatalar art niyetlidir. Teknik Direktörümüz Burak Yılmaz'ın açıklamaları da bu durumu destekler niteliktedir. Açıklamadan sonra hakem hatalarının sebebi de ortaya çıkmıştır. Federasyon yetkilisi bir zat Burak Yılmaz'ı arayarak "Acaba bahis mi oynadı?" imasında bulunmuş. O zaman ben de Türkiye Futbol Federasyonuna bazı sorular sormak istiyorum: Burak Yılmaz'ın atıldığı maçta "Kırmızı kart olur." bahsi oynandı mı? Oynadıkları iddialara göre hakemlere baskı yapılarak maçın skorlarına etki ediliyor mu? Yine, hocamızın ifadelerine göre, bahis oynayan kişinin Iğdır'da bir vatandaşımız olduğu anlaşılınca isim listeden çıkarılmış. Bu açıklamadan hareketle, başka hangi isimler listeden çıkarıldı? Listeden hangi gerekçelerle isimler çıkarılıyor? Bu sorularımın cevaplarının takipçisi olacağımı kamuoyuna beyan ediyorum.
Gaziantep halkını, aziz milletimizi ve Gazi Meclisimi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)