| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 81 |
| Tarih: | 14.04.2026 |
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Muhterem milletvekilleri, evet, bugün Siverek'te -samimiyetle- canımız yandı. Bir okula yapılan saldırıda öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, vatandaşlarımız, sayıları 20'ye yakın, yaralandı. Buradan çakma profesör Bakan Yusuf Tekin'e sesleniyorum: Allah aşkına, yönettiğin Millî Eğitim Bakanlığında liyakatsizlik var, yandaş kayırma var, torpil var, başarısızlık var, eğitimde fırsat eşitliği kalmadı, öğrencilerimiz aç ve en son canlarını koruyamıyorlar. Bir gün de bütün Türkiye'yi şaşırt "Ben bu işi yapamadım, istifa ediyorum." de, biz de sana teşekkür edelim.
Muhterem milletvekilleri, efendim, bu görüşülmekte olan kanun teklifinin 7'nci maddesi gerçekten eksik ve yanlıştır. Bu teklifte "Başka bir kuruluşa nakli gerçekleştirilecek kişiler için en fazla altı aylık bir hizmet süresinin öngörülmesi" diyor; bu yanlıştır. Mesela huzurevinde kalan 85 yaşındaki demans hastası bir kişinin fiziksel bakımı, alıştığı ortam, tanıdığı personel hayati önemdedir. Böyle bir kişi için uygun bir kurumu altı ay içinde bulmak da gerçekten zordur. Ayrıca, ağır engelli, tam bağımlı, yoğun bakım gerektiren vatandaşlarımız için de uygun kurum sayısı zaten sınırlıdır. Bu gerçeği görmeden "Altı ay yeterlidir." demek "Sahadan haberimiz yok." demektir. Daha da önemlisi, altı ay dolduğunda ne olacağına dair kanun teklifinde de hiçbir açıklık yok. Bu insanlar ortada mı kalacak, hizmet mi kesilecek, idare keyfî uygulamalara mı yönelecek? Bu belirsizlik doğrudan doğruya insanın yaşam hakkını ilgilendiren bir sorundur. Azami süre kişinin ihtiyacına göre düzenlenmeli, süre aşımı hâlinde de uygulanacak usul ve esaslar açıkça tanımlanmalı, muallak bırakılmamalıdır. Dolayısıyla teklifin bu hâliyle eksik olduğunu ifade ediyoruz.
Muhterem milletvekilleri, şu kürsüde Bursa'yla ilgili anlatmaktan bizim dilimizde tüy bitti fakat hâlen Bursa'da bitmeyen bir katliam var. Bakınız, Bursa Kestel'de öyle bir suistimal olayı ve buna gösterilen akılalmaz bir müsamaha var ki gerçekten ibretlik. Tüm uyarılara rağmen ruhsatsız çalışmaya devam eden, şehrin göbeğindeki Bursa Çimento Fabrikası'nın yasalara meydan okuyuşunu devlet ricali de dâhil nedense herkes öylece izliyor.
Efendim, Bursalıları canından bezdiren bu fabrikada bir kanun tanımazlıktır almış başını gidiyor. Şimdi bu fabrikaya ait devasa arazinin 2020'den bugüne kadarki yukarıdan, uydudan çekilmiş fotoğraflarına bakın: 2020, 2022, 2023, 2024, 2025, 2026. Yakında Kestel'i bitireceksiniz. Saha incelemeleri gösteriyor ki bu alanda tam 250'ye yakın ruhsatsız yapı var; 1 değil, 2 değil, 10 değil 250. Kaçak yapıldığı resmen tescilli, defaten mühürlenmiş ancak yetinilmemiş, devam ediliyor, hatta devletin ormanının içine bir de tır parkı yapmışlar. Şimdi, devletin ormanına izinsiz çivi çakan vatandaşa anında müdahale edilirken burada nasıl oluyorsa koskoca tesisler kuruluyor. Bu nasıl bir ayrıcalıktır? Hukuk diyor ki: "Yapamazsın." Birileri çıkıyor ve "Ben yaparım." diyor. Daha vahimi, üretimin durdurulmasına yönelik mahkeme kararları var ama fabrika çalışıyor, Bursalıları, hususen Kestellileri zehirliyor ya! Allah aşkına, daha ne olması lazım? Buradan bu mahkeme kararları yok sayıldığı için Adalet Bakanına sesleniyorum: Uygulanmayan mahkeme kararlarıyla ilgili ne yapacaksınız?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Çevre, Şehircilik Bakanına buradan sesleniyorum: Bu kadar ruhsatsız bina yapmış olan, 3'üncü fırını açmış olan bu Kestel Çimento'nun ayrıcalığı nereden geliyor? Bursa'nın valisi yok mu, çevre il müdürlüğü yok mu? Yine, Kestel'e o kadar göz diktiniz ki bu Kestel Çimento ayrıcalığı yetmez, Kentsel Soğuksu'da sanayicilerin güya "ileri teknoloji" adını verdikleri, şimdi mahkeme kararıyla durdurulduğu hâlde inşaatı durdurmadığınız bir katliam da orada devam ediyor. Ben buradan bir kez daha Çevre, Şehircilik Bakanına, Adalet Bakanına, İçişleri Bakanına, Bursa Valisine ve Çevre İl Müdürlüğüne sesleniyorum: Kestel'i ve Kestellileri zehirleyen bu Kestel Çimento'ya ne zaman "Dur!" diyeceksiniz?
Teşekkür ederim. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)