| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 81 |
| Tarih: | 14.04.2026 |
CHP GRUBU ADINA HASAN ÖZTÜRK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
31 Mart yerel seçimlerinde partimizin Türkiye'nin 1'inci partisi olmasıyla başlayan süreçte iktidar partisi artık ilk genel seçimde kaybedeceğini anlamış, yıllardır her seçim sonucunda "millî iradeye saygı" diyenler, seçilmiş belediye başkanlarımıza bir gün bile bu saygıyı gösterememişlerdir. Artık sandıktan çıkamayacağını anlayan iktidar, algı gücünün yanına yargı sopasını da eklemiştir. Partili Cumhurbaşkanının "Belediyeleri silkeleyin." talimatıyla başlayan sürecin son halkası Bursa Büyükşehir Belediyemiz ve Başkanımız Mustafa Bozbey oldu. Son halka ancak sonuncu halka olmayacağını da hepimiz biliyoruz; sadece yarın hangi belediyemize, uydurulmuş hangi nedenlerle operasyon yapılacağını bilmiyoruz çünkü minareyi çalan kılıfını hazırlıyor. Neden yaratmakta, neden uydurmakta, algı oluşturmakta maşallah, ustalaştınız. Geçmişi karanlık, ne olduğu belli olmayan gizli tanıkları dosyalara sokuyorsunuz, seçilmiş belediye başkanlarımıza birkaç tane müptezelin iftiralarıyla, yalan iddialarıyla operasyon üzerine operasyon başlatıyorsunuz. Vatandaşın hayatını kolaylaştırmak yerine iftiracı yaratmada, rakibi karalamada parmakla gösterilir oldunuz. Belediyeleri yönetilecek kurumlar olarak değil, iktidarınız için kontrol altına alınması gereken alanlar olarak görüyorsunuz.
Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin çalışmasını engellemek için önce bütçelerini eski dönemlerin vergi ve SGK borçlarıyla kestiniz; sonra elindeki sosyal tesisleri, kreşleri, yurtları almaya, kapatmaya kalktınız; Bakanlık ve vakıflarla yaptığı ortaklık ve iş birliklerini iptal ettiniz yani Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri aslında düşman ilan ettiniz. Amaç ne? Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının başarısını küçültmek ancak küçültemediniz, küçültemezsiniz de. Memnuniyet anketleri 31 Mart sonuçlarının çok çok üzerinde, siz de biliyorsunuz. Geriye ne kalıyor? Sandıkta alamadığınız tüm belediyelerimizi yargı yoluyla almak, yenemediğiniz tüm belediye başkanlarımızı tutsak ederek yenmeye çalışmak. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, Bursa'nın helal oylarıyla seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey kaçma şüphesi yokken, geçmiş delilleri karartma ihtimali de yokken sekiz yıl öncesine dayandırılan iddialarla tutuklanmıştır. O zaman sormak gerekiyor: O iddialar neden bugün gündeme getiriliyor, o dosyalar neden indiriliyor; neden tutuklu yargılanıyor ve görevden alınıyor? Çünkü tam da Bursa için güzel şeyler yapma zamanı gelmişti ve Mustafa Bozbey rakibi Alinur Aktaş'a attığı 167.459 oy farkla Bursa'yı kazandı. AK PARTİ'nin en son kalesini, Bursa'yı Mustafa Bozbey kazandı ve AK PARTİ son kalesini kaybetti. Diyeceksiniz ki "İl genel meclisinde çoğunluk bizdeydi." Hayır, il genel meclisinde de bakın, 697.730 oy Cumhuriyet Halk Partisi aldı. Bursalılar aslında Bursa'yı Cumhuriyet Halk Partisinin yönetmesini istediğini sandıkta il genel meclisinde de gösterdiler. İl genel meclisleri eşit temsiliyetle seçilmiyor. Bursa'da Büyükorhan, 8.805 seçmeni var; başkan dâhil 3 büyükşehir meclis üyesi var. Osmangazi, 664.571 seçmeni var; başkan dâhil 10 büyükşehir belediye meclis üyesiyle temsil ediliyor büyükşehirde yani 1 meclis üyesi 66 bin oy. Büyükorhan'da 1 meclis üyesi 3 bin Bursalıyı temsil ediyor. Sonra bu meclis üyeleri Mustafa Bozbey'in yerine başkan vekili seçiyor ve başkan vekili olarak AK PARTİ'den Şahin Biba isminde Nilüfer meclis üyesi bir kişi seçiliyor. Sonra da "Millî irade tecelli etti." diye bunu anlatıyorsunuz. Eğer millî iradeye saygınız olsa bu milletin iradesinin dağılımının ve milletin verdiği yetkinin Cumhuriyet Halk Partisinden AK PARTİ'ye geçmesine izin vermezsiniz. Şimdi size partinizin başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söylediği bir sözü de hatırlatmak istiyorum: "En büyük hırsızlık millî irade hırsızlığıdır." (CHP sıralarından alkışlar) Dolayısıyla bugün Bursa'da yaşanan, milletin Cumhuriyet Halk Partisine ve Mustafa Bozbey'e verdiği iradenin gasbedilmesidir. Buradaki kanun, buradaki düzenlemeler incelenmelidir. Meclise yansıyan irade, il genel meclisinde verilen oyun doğru yansıması da değildir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
HASAN ÖZTÜRK (Devamla) - Arkadaşlar, belediye başkanlığı seçiminin yapıldığı gün de milletvekillerini, belediye meclis üyelerini, halkın temsilcilerini, iradesi Cumhuriyet Halk Partisinde temsil edilmiş arkadaşlarımızı her zaman girdikleri meclis kapısından almadınız. Orada kolluk kuvvetlerine "İçeriye alınmayacak." talimatını verenler kolluk kuvvetlerini üzerimize sürdü. Milletvekillerimize kimyasal gaz sıkıldı, şiddet uygulandı. Milletin polisi ile milletin temsilcileri karşı karşıya getirildi ve bunu da asla kabul etmiyoruz. Orada, o gün, o kolluk kuvvetlerine bu talimatı verenler zahmet edip aşağıya bile inmediler ve sadece kendi meclis üyelerinizle kendiniz çalıp kendiniz oynadınız. Dolayısıyla bunu da millete "demokrasi" olarak anlatamazsınız diyorum ve şunu bir kez daha hatırlatıyorum unutanlara: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve millet mutlaka ilk sandıkta kazanacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bir sefer uzattım, lütfen bu yolu açmayalım.
HASAN ÖZTÜRK (Devamla) - Peki, teşekkür ederim. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)