| Konu: | İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 81 |
| Tarih: | 14.04.2026 |
CHP GRUBU ADINA UMUT AKDOĞAN (Ankara) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bu kürsüye her çıktığımda, şuradan yürürken içimden şu sözler geçiyor: Sussam gönlüm razı değil, söylesem kâr eylemez çünkü gerçekten olan bitene gönlümüz razı olmadığı gibi söylediklerimiz de size kâr eylemiyor. Değişmez, düzelmez, tamamlanamaz bir iktidar düzeniniz olduğunu düşünüyorum çünkü iktidarın sarhoşluğunun zirvesini yaşadığınız günlerden geçtiğinizi çok net görüyorum. Onun için, sözle değişmeyecek şeyler var, değişmesi gereken iktidarınızdır. Bilesiniz ki bürokrasiniz de sizden yılmış durumda.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Belediyeleri almadan sarhoş... 3 tane belediye aldık diye sarhoş...
UMUT AKDOĞAN (Devamla) - Zorla mitinglere götürülen memurlardan parti toplantılarına katılmak zorunda bırakılan valilerinize kadar, hatta Adalet ve Kalkınma Partisinin kontenjanından işe giren memurlarınıza kadar size karşı olan yılgınlığı bir bilebilseniz. Sizin yüzünüze söyleyemedikleri ancak bizimle paylaştıkları, iktidarınızın nobranlığına karşı usanmışlıklarını duyabilseniz siz de gerçekten hâlinize şaşarsınız.
Bakın, çok eleştirdiğiniz, söylediğiniz, konuştuğunuz bir dönem var. İşte, 1946 seçimleri, sonra 50, sonra çok partili döneme geçiş. O dönemle ilgili İsmet Paşa diyor ki: "Biz mutlakiyetten demokrasiye geçtik, siz demokrasiden mutlakiyete geçmek istiyorsunuz." Gerçekten de öyle. Şimdiye uyarlıyorum: Memleketi mutlakiyetten demokrasiye geçirmiş olan bizler sizden sürekli ve sürekli o geçişin sancılarındaki zaman zaman yanlış olduğu kabul edilen şeyleri dinliyoruz ama sizler demokrasiden o mutlakiyete geçmek için çaba sarf ediyorsunuz. "Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten." diyor. Uygulamalarınız sizin izzeti ikbal ile bab-ı hükûmetten çekilemeyeceğinizin bir göstergesi ve devam ediyor Ziya Paşa o Terkib-i Bend'inde diyor ki: "Ne zir-i bar-ı minnet, ne esiri zillet olduk." yani ne kimseye minnet ettik ne zillete boyun eğdik. İktidarda biraz daha kalabilmek için birilerine minnet etmenin, zillete boyun eğmenin ve rakiplerinize eziyet etmenin size bir faydası olmadığı gibi mutlaka zararı olacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
UMUT AKDOĞAN (Devamla) - Hemen tamamlıyorum.
Aynı zamanda, şimdi koalisyon ortaklarınızın, Türkiye'de milliyetçi cenahın çok söylediği bir sözü de değiştirdiğinizi görüyoruz. Sizler "devlet ebed müddet"ten "parti ebed müddet"e geçmek için çabalıyorsunuz; kadılara, müftülere ferman yazdırıyorsunuz, hâkimlere, savcılara ferman yazdırıyorsunuz, talimatlardan geri kalmıyorsunuz ama bununla ilgili de çok güzel söylenmiş bir söz var, o da bizim durumumuzu anlatıyor, diyor ki Banazlı Koca Haydar Pir Sultan:
"Kadılar, müftüler fetva yazarsa
İşte kement işte boynum asarsa
İşte hançer işte kellem keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan." (CHP sıralarından alkışlar)
Kadılara, müftülere fetva da yazdırsanız, boynumuzu da assanız, hançerle de vursanız biz dönmeyiz bu yoldan.
Hepinize çok teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)