GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:81
Tarih:14.04.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada sadece bir idari teamülü değil, devletle partilerin arasındaki çizginin silinmesini konuşuyoruz. Devletin memuru, Anayasa’nın, kanunun ve milletin memurudur; hiçbir siyasi partinin kadrosu, aparatı veya saha elemanı değildir ama bugün görüyoruz ki Bakan Yardımcıları, üst düzey bürokratlar hatta valiler, kaymakamlar, genel müdürler parti programlarına gidiyorlar, ilçe toplantılarına gidiyorlar, teşkilat ziyaretlerine gidiyorlar, orada boy gösteriyorlar. Bakın, bu tablo çok tehlikeli bir tablo çünkü devletin ciddiyeti tarafsızlığıyla ayakta durur. Bürokrasi eğer iktidarın gölgesine girerse liyakat ölüyor, şimdi öldüğü gibi; adalet zedeleniyor, şimdi olduğu gibi; vatandaşın devlete olan güveni sarsılıyor. Çıkın sokağa sorun, vatandaşın devlete güveni bundan yirmi iki sene evvel yani sizin iktidar olduğunuz tarihten bu yana en az yüzde 50 aşağıya düşmüştür, vatandaş devlete güvenmiyor, sebebi sizlersiniz. Devleti ile parti arasındaki bu sınır bulanıklaşırsa kazanan belki iktidar olur ama kaybeden biliniz ki devlet ve millet olur. O zaman milletin devleti değil, partinin devleti olur. Bazı zor zamanlarda, sıkıntılı süreçlerde, devletin akamete uğrama tehlikesi karşısında millet için bir birlik çağrısı yaptığınızda size ses veren sadece parti üyeleriniz olur çünkü devleti partinin devleti hâline getirmiş olursunuz. Aslında bu devlet milletin devletidir. (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Siz partinin devleti hâline getirdiğinizde devleti de akamete uğratıyorsunuz ve farkında değilsiniz. 5 bin yıllık Türk devlet geleneğinin son temsilcisidir bu Türkiye Cumhuriyeti, kadim Türk milletinin de devletidir, herhangi bir partinin devleti değildir. Aklınızda bulundurun 5 bin yıldır var olan Türkiye Cumhuriyeti devleti ilelebet payidar olacaktır. (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Siz fanisiniz, bir gün gideceksiniz, mutlaka ve mutlaka ama bu devlet kadim kalacaktır, payidar olacaktır. Biz burada devletin ciddiyetini savunuyoruz; bir makamı değil, hukuk devletini savunuyoruz. Devleti kapısı herkese eşit açılmalı. Kamu görevi siyasi sadakatin değil, liyakatin karşılığı olmalı. Biraz evvel Sayın Turhan Çömez açıkladı. Zarar eden kurumların hepsinde ya eski milletvekilleriniz var, aday olup seçilememiş belediye başkanları, milletvekilleri var. Devleti böyle yönetirseniz, o devletin kurmuş olduğu köylüye, çiftçiye hizmet etmesi gereken kurum da 4 milyar lira zarar eder. Bu millet adına eğer Meclis denetim yapacaksa önce devletin bağımsızlığını, tarafsızlığını korumak zorundadır. O yüzden İYİ Parti olarak, bu grup önerimiz bir siyasi polemik değil, cumhuriyetin temel direklerini ayakta tutma çağrısıdır.

Şimdi, bir şeyden daha bahsedeceğim: Şu anda hükûmette olan bakanların önemli bir kısmı bürokrat. Bu bize neyi hatırlatıyor, biliyor musunuz? İhtilal sonrasındaki ara seçim hükûmetlerini hatırlatıyor. 1960 ihtilalini hatırlayın. 1960 ihtilalinde Millî Birlik Komitesi vardı, askerler vardı, bürokratlar vardı ama hükûmetteki bakanların hiçbir etkisi yoktu, esas yetki Millî Birlik Komitesinde. Şimdi, Millî Birlik Komitesinin yerini kim aldı? Siz cevaplayın. Sene 1971, 12 Mart Muhtırası oldu, ara seçim hükûmeti getirildi, ara rejim hükûmeti. Başbakanı Naim Talu, 8 bakanı bürokrat, hiç siyasetle alakası olmayan. Ondan sonra Nihat Erim Hükûmetini getirdi, Allah rahmet eylesin, 12 bürokrat kökenli bakan vardı kabinede. Niye? Bir ihtilal sonrası hükûmetti. Geleceğiz, ondan sonraki Ferit Melen Hükûmetine. Orada da 5 bakan vardı, yine bürokrat, siyasetin hiç kulvarında bulunmamış; Ayhan Çilingiroğlu, Ali Mesut Erez, İhsan Topaloğlu, hepsi yok oldular.

12 Eylül 1980 darbesi, bu sefer Millî Güvenlik Kurulu var, bütün yetki onlarda. Bakanların içerisinde Bülent Ulusu var başbakan, asker, aralarında İlter Türkmen, Haluk Bayülken, Kaya Erdem, Turgut Özal, Vahit Halefoğlu gibi yine bürokratlardan oluşan bir hükûmet. Niye bürokratlardan? Orada da ihtilal var. Ya, arkadaşlar, geldik şimdi bugüne, 67'nci Hükûmete, 11 tane bürokrat var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - 67'nci Hükûmette 11 tane bürokratlar var. Ya, Türkiye'de ihtilal oldu da bizim mi haberimiz yok ya? Türkiye'de siyaset kurumu yok oldu da bürokratlara mı düştü bu iş? (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Bakın, bürokratlara düştüğü zaman ne oluyor biliyor musunuz? Bu çarpık düzen devam ediyor, siyasetten gelmeyen bakanların yaptıkları ortada. 11 tane bakandan bahsediyorum. Bakın, en önemli bakanlıklardan bahsediyorum hem de; İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı dâhil olmak üzere, Sağlık Bakanlığı.

Arkadaşlar, çok istiyorsanız bu arkadaşları milletvekili yapın, bakan olsunlar, bakan olmadığı zaman da siyasetin dilinden anlamıyor, muhalefeti sadece maraba olarak görüyor ama muhalefet de ilk seçimde bu bakanların, siyaset kurumunun ne olduğunu, muhalif partilerin, muhalefet partilerinin ne olduğunu sandıkta vatandaş sizlere gösterecek.

Hepinize saygılar sunuyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)