| Konu: | Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 79 |
| Tarih: | 08.04.2026 |
METİN ERGUN (Muğla) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; görüşülmekte olan teklifin 5'inci maddesi üzerinde İYİ Parti adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Muhterem milletvekilleri, teklifin bu maddesi devlet koruması altındaki yetim ve öksüz yavrularımızın geleceğiyle ilgilidir, bu sebeple de çok önemli olduğunu düşünüyor ve teklifi destekliyoruz.
Malumunuz olduğu üzere koruyucu aile uygulaması, ülkemizde korunmaya muhtaç çocukların sıcak bir yuvada büyümesini sağlayan önemli bir sosyal hizmet modeli olmuştur. Bu uygulama çocuklarımızın aile ortamında sevgiyle yetişmesini temin etmektedir. Millî ve manevi değerlerimize de uygunluk arz etmektedir. Medeniyetimizde yetimlere sahip çıkmak, himaye etmek kadim bir gelenektir. Peygamber Efendimiz'in "Yetimlerle ilgilenen kimseyle biz cennette birlikte olacağız." müjdesi bu hassasiyetin en güzel ifadesidir. Yine aynı şekilde, Peygamber Efendimiz "Allah katında amellerinin en sevimlisi bir yetimi sevindirmek ve ihtiyacını gidermektir." buyurmuştur. Bu hasletlerimiz koruyucu aile modelini sadece modern bir politika değil, aynı zamanda tarihî ve kültürel mirasımızın bir yansıması yapmaktadır.
Muhterem milletvekilleri, koruyucu aile uygulaması toplumumuzda hiç kimsenin maddi ve manevi yoksunluk ve kimsesizlik çekmemesi açısından büyük bir sorumluluktur. Çocuklar kurum duvarları arasında değil, anne-baba şefkatiyle büyümelidir. Bu, onların psikolojik gelişimlerinin ve toplumsal aidiyet duygularının güçlenmesi açısından çok önemlidir. Bakanlığın verilerine göre, 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 10.841 çocuğumuzun koruyucu aile yanında olduğu ifade edilmektedir. Her ne kadar bu rakamlar yıldan yıla giderek artsa da hâlâ binlerce çocuğumuz koruyucu aile uygulaması kapsamı dışında ve kurum bakımındadır. Ne yazık ki iktidar bugüne kadar bu tarz uygulamaları yeterince desteklememiştir. Bu rakamlar dahi iktidarın sosyal politikalarının ne kadar yetersiz olduğunu göstermektedir. Koruyucu aile sisteminin yaygınlaştırılması için gerekli teşvikler ve kaynaklar sınırlı kalmıştır. Bu ihmal çocukların en temel hakkı olan aile sıcaklığını geciktirmiştir, geciktirmektedir. Bu durum manevi değerlerimize ve sosyal devlet anlayışımıza yakışmayan bir durumdur. Bundan sonraki aşamada koruyucu aile uygulaması çok daha güçlü teşviklerle desteklenmelidir. Aylık bakım ödemeleri makul seviyeye yükseltilmelidir. Ailelere vergi indirimleri ve emeklilikte ek prim avantajları sağlanmalıdır. Koruyucu ailelere konut kredisi kolaylığı ve eğitim bursları sunulmalıdır. Kamu spotları ve bilinçlendirme kampanyalarıyla toplumsal bilinç artırılmalıdır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği artırılmalıdır. Bu adımlar çocuklarımızın daha mutlu büyümesine ve toplumumuzun dayanışma ruhunun güçlenmesine vesile olacaktır.
Muhterem milletvekilleri, koruyucu aile uygulaması millî hasletlerimize, manevi değerlerimize ve insanlık onuruna en uygun sosyal politikalardan biridir. Bu uygulamayı geliştirmek ve yaygınlaştırmak geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza borcumuzdur. Hiçbir yetimin sevgisiz ve yalnız kalmasına izin vermemeliyiz. Meclis olarak bu konuda ortak bir irade ortaya koymalıyız. Daha fazla teşvik, daha güçlü mevzuat ve kararlı uygulamayla koruyucu aile sistemini yaygınlaştırmalıyız. Bunu yaparken de koruyucu ailelerin refakatine verilen yavrularımızın durumunu iyi takip etmek, koruyucu aileleri iyi denetleyerek yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçecek tedbirleri de almamız gerekmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken hepinize saygılarımı sunuyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)