| Konu: | Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 79 |
| Tarih: | 08.04.2026 |
ŞENOL SUNAT (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 2'nci maddesi üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz aldım. Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, bir ülkenin en büyük gücü ne tankıdır ne topudur, asıl gücü huzurla büyüyen çocuklar, evlatlarını güvenle yetiştiren annelerdir. Bu madde kadın memurlarımızın doğum sonrası analık iznini sekiz haftadan on altı haftaya çıkarmaktadır, toplam izin süresi yirmi dört haftaya yükseltilmektedir, koruyucu ailelere de on günlük izin hakkı tanınmaktadır.
Sayın milletvekilleri, düzenleme bu hâliyle anne, baba ve çocuklarımız için son derece kıymetli bir adımdır. Bu düzenlemeyi sadece izin artışı olarak görmüyoruz. Bu, anne ile çocuk arasındaki o eşsiz bağın sürdürülmesini sağlayacak insani bir adımdır. Ebeveynlerin çocuklarıyla geçireceği her fazla gün anne sütünü daha uzun süre tüketmesidir, daha güçlü bir aile bağı demektir. Bu teklif çalışan kadınlarımızın "Kariyer mi, çocuk mu?" ikilemini bir nebze olsun hafifletecektir. Sağlıklı büyüyen her çocuk güçlü bir Türkiye'nin temel taşıdır. O nedenle, bu teklifi doğru bir adım ve önemli bir uygulama olarak görüyoruz. İYİ Parti olarak bu konuda da desteklerimizi Komisyonda da arkadaşlarımız vermişti.
Sayın milletvekilleri, kâğıt üzerindeki haklar uygulamadaki adaletsizlikle birleşirse orada huzur bozulur, adaletsizlik artar bildiğiniz gibi. Doğru olan her düzenleme eksiksiz olduğu anlamına gelmez. Komisyon görüşmelerinde Komisyon Üyemiz Sayın Fakıbaba İYİ Parti olarak görüşlerimizi dile getirdi. Örneğin, aile sağlığı merkezlerimizde çalışan kadın hekimlerimiz, ebelerimiz ve hemşirelerimiz bu yasadan ne yazık ki fiilen faydalanamıyorlar. Neden mi? Çünkü bu personellerimiz doğum iznine ayrıldıklarında yerlerine vekil bir personel bulamadıkları takdirde maaşlarının yüzde 50'sini kaybetmek zorunda kalacaklar. Kadın çalışanlarımıza "Çocuğuna bak ama maaşının yarısını masada bırak." demek adaletli mi sizlere sormak istiyorum. Doğum yapan kadın sağlık çalışanlarımızı maddi olarak cezalandırmak hangi vicdana sığar sayın milletvekilleri? Siz anneyi değil, anneliği cezalandırıyorsunuz manasına gelebilir. Kanun metninde hak verip uygulamada bu hakkı kullandırmamak adalet değildir. Gelin, bu teknik eksikliği giderelim ve ASM çalışanlarını bu hak kaybından kurtaralım diyorum.
Sayın milletvekilleri, bu hafta aynı zamanda Türk Polis Teşkilatımızın 181'inci yaşını kutluyoruz. Ancak, kutlamalar yetmez. "Kahraman polisim." demekle karınlar da doymaz. Polisimiz sadece başınız dara düştüğünde mi aklınıza geliyor? Karda, kışta, yağmurda, sıcakta saatlerce nöbete koştuklarını biliyoruz. Neden polislerimiz için harekete geçmiyoruz? Niçin polislerimize hak ettiklerini vermiyoruz? Sayın milletvekilleri, polislerimize güvence sağlamazsanız, 12/24 vardiya sistemini sürdürürseniz, kronik yorgunluğa mahkûm ederseniz, özlük haklarını ve maaşlarını enflasyona ezdirirseniz her intihar vakasında herkesin bu konuda bu vebale ortak olduğu da ortaya çıkar. İktidar kendi polisine sağır kaldıkça, verdiğimiz araştırma önergeleri reddedildikçe bu sorun çözülmez sayın milletvekilleri. Susarak bu yük asla hafiflemez. Buradan açık çağrımdır: Gelin bu meseleyi görmezden gelmeyelim. Polisin yükünü hafifletelim, haklarını verelim, insani çalışma düzenini kuralım, özlük haklarını adil ve sürdürülebilir hâle getirelim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
Buyurun.
ŞENOL SUNAT (Devamla) - Bitiriyorum.
Evet, sayın milletvekilleri, güvenliği sağlayanları güvencesiz bırakmayalım. Güçlü aile istiyorsak anneye destek olacağız. Güçlü toplum istiyorsak adaleti sağlayacağız. Güvenli Türkiye istiyorsak polisimize de sahip çıkacağız diyorum.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)