| Konu: | İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 79 |
| Tarih: | 08.04.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA İBRAHİM AKIN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve ekranları başında da bizleri izleyen, vekilinden ve milletten yardım isteyen halkımızı selamlıyorum.
Öncelikle şunu söyleyeyim: Akbelenliler dün Anayasa Mahkemesinin önünde akşama kadar beklediler ve bu Meclise gelmediler, "Biz o Meclise küstük." dediler. Gerekçeleri de 7554 sayılı Yasa çıkarken bir hafta beklediler, burada adalet nöbeti tuttular, her vekille irtibat kurdular, bütün grupları ziyaret ettiler AKP ve MHP dâhil olmak üzere; maalesef, kulaklar sağır oldu, gözler görmez oldu ve bu yasa geçmiş oldu ve 7554 sayılı Yasa sonrası Akbelen pilot bölge hâline getirildi, "Zeytin ağacı taşınabilir." denildi ve Komisyon Başkanı Mustafa Varank gitti, orada bir hafta önce yağmur yağarken bir teşhis yaptı kendisine göre; zeytin ağacının yaşadığını gösteren bir belgeyi kamuoyuyla paylaştı, arkasından mahkemeye baskı yapıldı ve mahkeme heyeti de 679 tane parseli bir hafta içerisinde hemen değer tespiti yapmak üzere girdi. Sonuç olarak yaşadığımız bugünkü pratik gelişiyor. Orada Esra Işık arkadaşımız gözaltına alındı; alındıktan sonra, gözaltı sırasında gittiler, evinde hiç kimse olmadığı hâlde, avukat veya gözlemci olmadığı hâlde rapor tutuldu ve oranın değer tespiti yapıldı ve güya ona göre de bu iş değer tespiti içerisinde, on beş gün içerisinde mallarına, mülklerine, zeytinlerine el koyulacak. Böyle bir hukuk yok arkadaşlar; dün de konuştuk bunu. Bu, gerçekten hukuk dışı, düşmanca davranılan bir politikanın kendisi.
Burası sadece Akbelen değil, bu yapılan iş sadece Akbelen'e ilişkin değil; Türkiye'nin dört bir tarafında maalesef bir ekolojik kırımla karşı karşıyayız. Bakın, Varto direniyor; şu anda özellikle Giresun'da beş gündür direnen köylüler var. Bir gün önce buradan Giresun Vekilimiz dile getirdi, beş gün önce bu mesele başladı ve Giresun'da evvelsi gece saat 01.00'e kadar görüşme yapılıyor. Vali ve komutanlık bu konuda söz veriyor. Saat 01.00'de insanlar dağılıyor ve şirket saat 05.00'te gidiyor, orayı işgal ediyor. Ya, şu anda insanlar diyor ki: "Biz vekile mi güveneceğiz, valiye mi güveneceğiz, komutana mı güveneceğiz; kimin sözü geçerli bu ülkede?" Dolayısıyla fiilen bu ülkede aslında hukuk dışı, yasa dışı her türlü şeyin yapılabildiği, gücü olanın güçsüz olan herkesi ezdiği, malına, mülküne el koyduğu bir süreç yaşanıyor arkadaşlar. Bu, gerçekten şu anda bu ülkedeki en temel konulardan bir tanesi.
Bakın, vicdanınız sızlamıyorsa biraz dinleyin; eğer sizin evinize, malınıza, mülkünüze, zeytinliğinize el koyuluyor ve sonra da "Terk edin, gidin." deniyorsa bunun karşılığı olarak siz ne yapmak isterseniz? Doğal olarak orada tarihiniz var; 80 yaşında Zehra teyze ölmüş orada ağaçlara sarılarak. Şimdi, bunu siz normalleştirmeye çalışıyorsunuz. Biraz önce vekilim söyledi, gerçekten günahınız çok büyük ve bu günahınızın hesaplanmasının hiçbir kriteri yok; ne TÜİK hesap edebilir ne başkası hesap edebilir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
İBRAHİM AKIN (Devamla) - Dolayısıyla, gelin, bu meseleyi daha doğru dürüst değerlendirin ve bu ülkedeki insanların barış içerisinde, demokratik bir ortam içerisinde yaşamasını sağlayalım. Bu mesele sadece bir zeytin ağacı meselesi değil. Eğer burası devam ederse Türkiye'nin bütün alanlarını "taşınabilir" gerekçesiyle... Bakın, bu, tırnak içerisinde, bir suistimal konusu hâline gelmiştir. "Taşınabilir" gerekçesiyle bütün zeytin alanlarını engel olmaktan çıkaracaksınız ve her tarafa el koymaya çalışacaksınız. O nedenle, bunun bir an önce durdurulması lazım. Anayasa Mahkemesinin bir an önce 260 milletvekilinin sözünü dinlemesi, gerekçesini dinlemesi, acilen toplanması ve yürütmeyi durdurması lazım; aksi takdirde, bu hukuksuzluğa -daha önceki Anayasa Mahkemesinin söylediği gibi, Haşim Kılıç'ın söylediği gibi- göz yummak, sessiz kalmak mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi de bir an önce görevini yerine getirmeli, bu hukuk dışı yasayı bir an önce durdurmalı ve Akbelen başta olmak üzere bütün hayatımızı, yaşamı savunmalı. Yaşamı savunmaktan mı yanasınız yoksa ranttan mı yanasınız; kararınızı verin. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)