| Konu: | İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 79 |
| Tarih: | 08.04.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA METİN ERGUN (Muğla) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; İYİ Parti Grubu adına heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Muhterem milletvekilleri, Milas'a bağlı İkizköy ile çevresindeki köyler, uzun yıllardır uygulanan rant ve talan odaklı politikaların yol açtığı ağır sonuçlarla karşı karşıyadır. Söz konusu politika, ormanların, doğal yaşamın ve bölge halkının mülkiyet ve yaşam haklarının belirli şirketlerin menfaatleri uğruna yok sayılmasına sebep olmuştur. Ne yazık ki bölgede ormanlar, zeytinlikler ve tarım arazileri termik santrallere kömür temin etmek amacıyla madencilik faaliyetlerine açılmıştır. Bu doğrultuda, geçtiğimiz yıl Maden Kanunu'nda yapılan değişiklikle, zeytinliklerin, tarım arazilerinin ve ormanların talanına hukuki zemin hazırlanmıştır. İlgili yasal düzenlemeden sonra 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı'yla Milas'a bağlı 7 köyde toplam 679 parsel için acele kamulaştırma kararı alınmıştır. Bu karar, bölge halkının geçim kaynakları olan tarım arazilerini ve zeytinlikleri tehdit etmektedir. Acele kamulaştırmaya karşı açılan davanın sonucu beklenmeden yürütülmek istenen bu süreç, belli bazı şirketlerin kısa vadeli çıkarları için millî varlıklarımızın ve doğal zenginliklerimizin telafisi imkânsız şekilde yok edilme riskini ortaya çıkarmıştır; İYİ Parti olarak itirazımız bu noktadadır. Bölgede maden sahalarının genişletilmesine yönelik bu çalışmalarla ormanlar ve zeytinlikler kesilmiş, zeytinlikler yok edilmiş, tahribat derinleştirilmiştir. Burada binlerce zeytin ağacıyla birlikte çeşitli endemik türler de yok edilmiştir, su kaynakları tehdit altına girmiştir. Köylüler ise atalarından miras kalan, üzerinde çiftçilik yaparak geçimlerini sağladıkları topraklarından koparılmak istenmektedir.
Muhterem milletvekilleri, ormanlarımızı, zeytinliklerimizi ve çevremizi korumak vatanseverliğin bizlere yüklediği temel bir sorumluluktur. Ne yazık ki AK PARTİ iktidarının yıllardır sürdürdüğü rant merkezli politikalar bir yandan belirli şirketlere kolaylık sağlarken diğer yandan köylünün emeğini, çevreyi ve millî kaynakları göz ardı etmektedir. Acele kamulaştırma işlemleri vatandaşlarımızın mülkiyet ve yaşam haklarını yok sayan bir anlayışla; mülk sahibi köylülere, muhtarlara haber dahi verilmeden yapılmaktadır. Nitekim, böyle bir ortamda, mesai saatleri dışında, yetkili olduklarına dair üzerlerinde hiçbir emare bulunmayan, sivil plakalı araçlarla gelen, mülk sahiplerine ve muhtara bilgilendirme yapılmadan arazilerine giren görevlilere itiraz ettiği için Esra Işık kızımız kendi evinde tutuklanmıştır. Esra Işık kızımız, gasp yaptığı için değil, hırsızlık yaptığı için değil, cinayet işlediği için değil, orman yaktığı için değil, terör eyleminden dolayı hiç değil, yaşam hakkını, zeytinliklerini ve doğayı koruduğu için tutuklanmıştır. Ne yazık ki bu olay kamuoyu vicdanını derin bir şekilde yaralamış durumdadır.
Değerli milletvekilleri, termik santrallerin belki on yıllık kömür ihtiyacı için, bin yaşında olan ve binlerce yıl daha meyve verebilecek zeytin ağaçları yok edilmiştir. Bu durum önlenmediği takdirde bölge kuraklaşacak, tarımsal üretim gerileyecek ve köylüler yerinden edilecektir. İYİ Parti olarak duruşumuz nettir, diyoruz ki: Biz, doğal varlıklarımızın talan edilmesine göz yumamayız, toprağımızı rant çevrelerine veya yabancı odaklara terk edemeyiz. İkizköy ve Akbelen meselesi, vatandaşlarımızın mülkiyet ve yaşam hakkını, Türkiye'nin ormanlarını, su kaynaklarını, tarımsal üretim gücünü ve ekolojik dengesini koruma meselesidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
METİN ERGUN (Devamla) - Ve bu topraklar, hepimizin korumakla yükümlü olduğumuz ortak mirasımızdır. İYİ Parti olarak sürecin tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması için Mecliste bir araştırma komisyonu kurulması gerektiği düşüncesindeyiz. Yurttaşın mülkiyet ve yaşam hakkını ortadan kaldırma anlamı taşıyan acele kamulaştırma kararlarının hukuki temelini, çevreyi ve halka verilen zararları şeffaf ve kapsamlı biçimde tartışmak ve çözüm bulmak zorundayız.
Çağrımız şudur: Gelin, bir araştırma komisyonu kuralım, alınması gereken tedbirleri belirleyelim ve yapılması gerekenleri yapalım. İkizköy'ü, Akbelen'i ve tüm Türkiye'nin doğal zenginliklerini koruyalım, gelecek nesillere yaşanabilir bir ülke bırakalım.
Konuşmama son verirken önergemize desteklerinizi bekliyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)