| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 78 |
| Tarih: | 07.04.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA İBRAHİM AKIN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İzmir konusuyla ilgili İzmir Vekilimizin gerekçesini uzunca anlattığı konu üzerine konuşuyoruz. Evet, Meslek Fabrikası aslında -arkadaşlarımızın da bahsettiği gibi- İzmir'in çok önemli, değerli bir tarihsel varlığı. Mesele sadece çok değerli bir varlık olmasıyla ilgili değil, dünden bu yana yaşadığımız, aslına bakarsanız normal hukuk sistemimizin allak bullak olduğu, bir düşman hukukunun yaşadığı bir zeminde yaşıyoruz. Dün bu olay gerçekleştiğinde, yani 05.00'te polisin işgaliyle bir el koyma işi gerçekleştiğinde ben de 10.00 gibi oradaydım. Gördüğümüz tablo şuydu: Polisin orada hem vekilleri hem de bizzat yetkilileri almayarak, kendisini sanki her şeyin belirleyicisi gibi görerek, vekilleri tanımayarak yaptığı her şey aslında hukuk dışı bir faaliyetti. Buradan İçişleri Bakanına sesleniyorum: Bu polislerin, emniyet müdürlerinin ve yetkililerin yaptığı iş hukuka aykırıdır, yaptıkları suçtur ve acilen soruşturma gerektiğini düşünüyorum ve orada açıkçası bir darp yapılmıştır, işkence yapılmıştır insanlara ve şu anda hâlâ da hukuksuzluk devam etmektedir. Ben şuradan Adalet Bakanına sesleniyorum: Diyarbakır'da kurduğu cümleler var, Diyarbakır'da Adalet Bakanı diyor ki: "Biz uluslararası güçlerin hukuksuz bir şekilde güçlünün güçsüzü ezdiği bir yönetimi kabul etmiyoruz, buna rıza göstermiyoruz." ve bunun karşısında diyor ki: "Biz bu konuda adaletin, hukukun olması konusunda her türlü gayreti sarf edeceğiz." Ben Adalet Bakanına sesleniyorum: Sizin adaletiniz İzmir'deki yerel yönetimlerin malını gasbetmek midir? Böyle bir hukuk nerede vardır? Bir de hukuki olarak yerel yönetimlerin malını resmî olarak mevcut bir merkezî Hükûmet nasıl gasbedebilir? Böyle bir hukuk nerede vardır? İlk kez uygulandığını söylüyorlar avukatlar böyle bir şeyin ve gördüğümüz tablo şudur: Hem İstanbul'da hem de İzmir'de bu konuyla ilgili yapılan uygulamalar açıkça siyasi bir gasbetme işidir. Örneğin, aynı uygulamaları Konya'da, Kayseri'de araştırın göreceksiniz ki Konya'da tam tersine işlemektedir. Orada var olan varlıklar belediyeye verilmektedir, belediyeye kiralanmaktadır ama İstanbul Belediyesi, İzmir Belediyesi bu konuda ayrıcalıklı bir uygulamayla karşı karşıyadır. Ben buradan çeşitli eleştiriler yapmama rağmen İzmir Belediyesinin yürüttüğü politikalara, şu andaki Başkanın gösterdiği onurlu duruşunun desteklenmesi gerektiğini, İzmir halkının şu andaki Belediye Başkanlarıyla güç birliği içerisinde bu gasbetme işinin önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer bu yapılamazsa inanın bu hukuksuzluk, bu adaletsizlik, bu gasp etme politikası devam edecek, engel olabilirsek kamunun ortak malına, İzmir'in yerel iradesine sahip çıkacağız. Aksi takdirde bu sürecin önünün açılabileceğini düşünüyorum. O nedenle, İzmir halkını bir yurttaş olarak kendi varlıklarına, kendi emeklerine, kendi bütçelerine ve kendi iradelerine sahip çıkmaya çağırıyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
Buyurun.
İBRAHİM AKIN (Devamla) - Aksi takdirde bunun sonunun olmadığını bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Öte yandan, İzmir'deki yaşanan bu durum karşısında gerçekten bütün emek ve demokrasi güçleri sahip çıktılar, orada oldular. Dün olduğu gibi bugün de orada olacaklar, muhtemelen yarın da olacaklar. Bu onurlu mücadelenin emek olarak da demokrasi olarak da eşitlik olarak da birlikte yaşama olarak da umarım geleceğimize bir örnek teşkil edeceğini düşünüyorum. O nedenle, İzmir'deki bu gasbetme politikasının başka yerlerde olmaması için bu konuda daha etkin bir mücadele yürütülmesi gerekir. Bu mesele CHP'li Belediye Başkanının işi değil, yurttaşların temel siyasal görevleridir. Haklarını ve meşru mücadelelerini yürütmek gibi bir görevi vardır. Anayasa, bu konuda bize hâlâ meşru olarak bu hakkı vermektedir. Dolayısıyla yürütülen mücadele meşru bir mücadeledir, demokratik bir mücadeledir. Biz, bunun yanında olmaya ve bu mücadeleyi birlikte sürdürmeye devam edeceğiz. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)